11. Hukuk Dairesi 2011/3880 E. , 2012/9739 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2010/1279-2010/2822 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve …
**11. Hukuk Dairesi 2011/3880 E. , 2012/9739 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2010/1279-2010/2822 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından konut sigorta poliçesi ile sigortalanan konutta, davalıya ait ana şebeke borusundan sızan su nedeniyle hasar meydana geldiğini, hasar bedelinin müvekkilince sigorta edene ödendiğini, zarardan bakım ve onarım görevini yerine getirmeyen davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 2.951 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın ticaret mahkemesinde görülmesinin gerektiğini, hasarın meydana geldiği bölgeden müvekkiline herhangi bir ihbar ve şikayetin yapılmadığını, öncelikle hasardan kimin hangi oranda sorumlu olduğunun ispatlanmasının zorunlu olduğunu, dava konusu konutun iskan izninin varlığının ve mimari projesine uygun kullanılıp kullanılmadığının tespitinin de önem arz ettiğini, istenen tazminatın fahiş bulunduğunu, ancak temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu hasarın meydana gelmesinde davalının %90 oranında kusurlu olduğu, kusur oranına isabet eden zarardan davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1.692,50 TL'nin 22.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.