5. Ceza Dairesi 2006/12033 E. , 2010/4115 K. Reşit olmayan mağdureyi zorla alıkoyma ve ırzına geçme suçlarından sanık ...'ün yapılan yargılanması sonunda; reşit olmayan mağdureyi rızası ile alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarından mahkümiyetine dair, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.11.2005 gün ve 2001/358 Esas, 2004/31 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evr…
**5. Ceza Dairesi 2006/12033 E. , 2010/4115 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan mağdureyi zorla alıkoyma ve ırzına geçme suçlarından sanık ...'ün yapılan yargılanması sonunda; reşit olmayan mağdureyi rızası ile alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarından mahkümiyetine dair, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.11.2005 gün ve 2001/358 Esas, 2004/31 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Olayın oluşumu ve mahkemenin kabulüne göre sanığın reşit olmayan mağdure ile cinsi münasebette bulunma ve rızaen alıkoyma suçlarını işlediği sabit ise de; sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 26/2. maddesinin “kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez” hükmü karşısında, mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan sanığın, aynı Yasanın 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve 7/1. madde dikkate alınarak sanığın kaçırıp alıkoyma suçundan beraetine karar verilmesi gerektiği, ancak reşit olmayan mağdureyi rızası ile alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarının yasa maddelerinde öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 08.07.2001’den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...