11. Ceza Dairesi 2024/2834 E. , 2024/12569 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 23.08.2023 tarihli ve 2023/3694 Soruşturma, 2023/3516 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Akhisar Sulh Ceza Hakimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/3847 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olma
**11. Ceza Dairesi 2024/2834 E. , 2024/12569 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 23.08.2023 tarihli ve 2023/3694 Soruşturma, 2023/3516 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Akhisar Sulh Ceza Hakimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/3847 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.09.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 2023/28344 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22439 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22439 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müşteki Ali Ünveren'in 05/05/2023 tarihli şikâyetinde, Ünveren Market isimli işletmesinin olduğunu, iş yerinde Tuborg marka ürünlerinin satışını yaptığını, Tuborg markaya ait buzdolabının arızalanması neticesinde firma tarafından yeni buzdolabının verilmesi esnasında kendisinden teminat olarak boş senedin alındığını, 31/12/2021 tarihinde işletmesini kapattığında buzdolabını firmaya teslim ettiğini ancak söz konusu senedin Akhisar İcra Müdürlüğünde takibe konu edildiğini, senet fotokopisini aldığında imzasında tahrifat yapıldığını iddia ederek suç duyurusunda bulunması üzerine Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan 2023/3694 sayılı soruşturma sonucunda suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Müştekinin şikayeti ile ilgili olarak yazı ve imza örnekleri aldırılarak sahteliği iddia olunan senette bulunan yazı ve imzalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, şüpheli hakkındaki benzer soruşturma veya kovuşturma dosyalarının araştırılarak incelenmek üzere celp edilmesini takiben toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Ünveren Market isimli iş yerini işleten şikâyetçinin, Tuborg bayiliği yapan şüpheliden almış olduğu buzdolabı karşılığında teminat senedi verdiğinin, marketin kapatılmasını müteakip, şüphelinin de bayiliğinin sona ermesi nedeniyle buzdolabının yeni bayiye teslim edildiğinin, buna karşın şüphelinin almış olduğu teminat senedini doldurduğunun ve senedi takibe koyabilmek amacıyla silik olan imzanın üzerine sahte imza atıp vade tarihini de değiştirdiğinin iddia olunması, şüphelinin alınan ifadesinde; buzdolabının mülkiyetinin kendisine ait olduğunu, şikayetçi tarafından teslim edilmediği için senedi icra takibine koyduğunu, herhangi bir sahtecilik yapmadığını savunması ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz dilekçesinin ekinde, buzdolabının bölge bayisi olan Dönertaş Ltd.Şti.ne teslim edildiğine ilişkin tutanak sunulduğunun anlaşılması karşısında; senet aslının temini ile üzerinde yer alan imza ve yazıların kime ait olduğu ve vade tarihinde herhangi bir tahrifat yapılıp yapılmadığı hususunda Adli Tıp ya da uzman kurumlardan bilirkişi raporu alınması, buzdolabının mülkiyetinin kime ait olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde tespit edilmesi, gerekirse buna ilişkin evrakın getirtilmesi, Akhisar İcra Dairesinin 2023/1648 Esas sayılı dosyası ve Akhisar İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/111 Esas sayılı dava dosyanın celbi ile incelenmesi, onaylı bir suretlerinin dosya arasına alınması, sonucuna göre somut olayda TCK'nın 204 ya da 209. maddelerinde düzenlenen suçların unsurlarının oluşup oluşmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; "...dosya kapsamında tarafların ifadeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede söz konusu olayın taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinden kaynaklı hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, müştekinin ifadesinde belirttiği dolabın alınması sırasında düzenlenen boş senede imza attığı şeklindeki beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun değerlendirildiği, ayrıca dolabın müşteki tarafından şüpheliye iade edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge, evrak, vs. delilin bugün itibariyle de bulunmadığı, bu suretle senette tahrifat yapıldığına dair şüpheli savunmasının aksine delil elde edilemediği, müştekinin konu ile ilgili olarak hak arama hürriyeti kapsamında Akhisar İcra Hukuk Dairesinden talepte bulunabileceği ve söz konusu olayda atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Akhisar Sulh Ceza Hakimliğinin 25.09.2023 tarihli ve 2023/3847 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.