Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1483 E. , 2024/4315 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/1483 Karar No : 2024/4315 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... 2- ... Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİLLER (DAVALILAR YANINDA) : ... Derneği adına 1-... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : 01/03/2011 tarih ve 27861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1483 E. , 2024/4315 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/1483 Karar No : 2024/4315 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... 2- ... Başkanlığı / ... VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİLLER (DAVALILAR YANINDA) : ... Derneği adına 1-... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : 01/03/2011 tarih ve 27861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 38. maddesinin ve bu madde ile SUT eki “Sistemik Antimikrobik ve Diğer İlaçların Reçeteleme Kuralları” Listesinin (EK/2A) yeniden düzenlenmesine ilişkin Tebliğ eki Liste-1'de yer alan Piperasilin-Tazobaktam, Tikarsilin Klavulanat, Sefoperazon-Sulbaktam, Sefepim, İmipenem, Meropenem, Ertapenem, Doripenem, Tigecycline, İsepamisin, Vankomisin, Teikoplanin ve Sodyum fucidat enjektabl formu'nun, enfeksiyon hastalıkları uzmanı dışındaki 3. basamakta hematoloji, onkoloji veya göğüs hastalıkları uzman hekimi tarafından da reçete edilebilmesine ilişkin kuralın iptali istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı Dernek tarafından, ülkemizde tehlikeli boyutlara ulaşan antibiyotik kullanımının kısıtlanması gerekmekte iken uzmanlık alanları farklı olan hekimler tarafından da reçete edilebilmesi suretiyle yaygınlaştırılmasına neden olan dava konusu düzenlemenin toplum sağlığının korunması hususuna aykırı olduğu, dava konusu düzenlemenin yayımlanması öncesinde Sağlık Bakanlığının görüşünün alınmadığı, düzenlemenin bilimsel bir dayanağının bulunmadığı, enfeksiyon hastalıkları uzmanı dışındaki hekimlerce antibiyotik reçete edilebilmesinin antibiyotik kullanımını yaygınlaştırmakla birlikte gereksiz ilaç kullanımına neden olacağı ileri sürülmektedir. DAVALILARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, antibiyotiklerin akılcı kullanımının her zaman kontrolünün mümkün olduğu, söz konusu üç grup hekimin (hematoloji, onkoloji ve göğüs hastalıkları) alanındaki hastalıkların tedaviye erken başlanmasında gecikme olmasının telafisi imkansız durumlara yol açabileceği, enfeksiyon hastalıkları uzmanlarına ek olarak tedaviyi yürüten branşlardan olan hematoloji, onkoloji ve göğüs hastalıkları uzmanlarınca da antibiyotik yazılmasına imkan tanıyan düzenlemede hukuka aykırı bir yön bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Dairelerinin bozma kararına uyularak davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : 01/03/2011 tarih ve 27861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 38. maddesinin ve bu madde ile SUT eki “Sistemik Antimikrobik ve Diğer İlaçların Reçeteleme Kuralları” Listesinin (EK/2A) yeniden düzenlenmesine ilişkin Tebliğ eki Liste-1'de yer alan Piperasilin-Tazobaktam, Tikarsilin Klavulanat, Sefoperazon-Sulbaktam, Sefepim, İmipenem, Meropenem, Ertapenem, Doripenem, Tigecycline, İsepamisin, Vankomisin, Teikoplanin ve Sodyum fucidat enjektabl formu'nun, enfeksiyon hastalıkları uzmanı dışındaki 3. basamakta hematoloji, onkoloji veya göğüs hastalıkları uzman hekimi tarafından da reçete edilebilmesine ilişkin kuralın iptali istenilmektedir. Sağlık hakkı günümüzde sosyal devlet ilkesinin bir unsuru olarak kabul edilmektedir. Sosyal devlet bütün vatandaşlarını hastalıklar dahil çeşitli risklere karşı korumak bu amaç için gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür. Sağlık hizmetinin yerine getirilmesinde bu hizmetin özelliği ve insan yaşamının önemi nedeniyle, hizmetin kalitesi ön planda yer alır. Bu nedenle salt sağlık harcamalarında tasarruf ve antibiyotik kullanımın sınırlandırılmasını sağlamak amacıyla yapılan düzenlemelerin, sağlık hizmetinin tıp biliminin öngördüğü biçimde yerine getirilmesini engelleyecek nitelikte olmaması gerekir. Diğer yandan hastalıkların geçmişte olduğu gibi günümüzde de bireyleri ve toplumları tehdit eden risklerin en önemlilerinden biri olduğu dikkate alındığında sağlık hakkının kullanılmasına engel teşkil edecek düzenlemelerin hukuka uygun olduğundan söz etmek mümkün değildir. Bu kapsamda, dava konusu değişiklik ile Onkoloji Hematoloji ve Göğüs Hastalıkları Uzmanları tarafından takip edilmekte olan hayati önemi haiz ağır hastalara ayrıca Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı onayı alınmadan ve herhangi bir gecikmeye sebebiyet verilmeden tedaviye başlanılmasının amaçlandığı anlaşıldığından davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 02/10/2015 tarih ve E:2013/6564, K:2015/5650 sayılı dava konusu düzenlemenin iptaline dair kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/12/2018 tarih ve E:2016/998, K:2018/5358 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı Dernek tarafından, 01/03/2011 tarih ve 27861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 38. maddesinin ve bu madde ile SUT eki “Sistemik Antimikrobik ve Diğer İlaçların Reçeteleme Kuralları” Listesinin (EK/2A) yeniden düzenlenmesine ilişkin Tebliğ eki Liste-1'de yer alan Piperasilin-Tazobaktam, Tikarsilin Klavulanat, Sefoperazon-Sulbaktam, Sefepim, İmipenem, Meropenem, Ertapenem, Doripenem, Tigecycline, İsepamisin, Vankomisin, Teikoplanin ve Sodyum fucidat enjektabl formu'nun, enfeksiyon hastalıkları uzmanı dışındaki 3. basamakta hematoloji, onkoloji veya göğüs hastalıkları uzman hekimi tarafından da reçete edilebilmesine ilişkin kuralın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 02/10/2015 tarih ve E:2013/6564, K:2015/5650 sayılı kararıyla, dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmiştir. Anılan kararın davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 03/12/2018 tarih ve E:2016/998, K:2018/5358 sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine ise, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 24/12/2020 tarih ve E:2019/1731, K:2020/3476 sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulu'nca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır. Buna göre, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak dava hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ''Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi'' başlıklı 63. maddesinde; Kurumun, finansmanını sağladığı sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemi ile ödeme usul ve esaslarını Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu kurala bağlanmıştır. Bu kurala göre, bir geri ödeme kurumu olan Sosyal Güvenlik Kurumunun finansmanını sağladığı sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemi ile ödeme usul ve esaslarını sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığının görüşünü almak suretiyle belirlemesi gerekmektedir. Ancak, maddede Bakanlığın uygun görüşünün alınması yönünde bir sınırlama bulunmadığından Kurumun, Bakanlık görüşünün tıbbi ve bilimsel verilere aykırı olduğunu ortaya koymak suretiyle aksine bir düzenleme yapabilmesi de mümkündür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Tebliğ ile yapılan değişiklikten önce 25/03/2010 tarih ve 27532 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği eki "Sistemik Antimikrobik ve Diğer İlaçların Reçeteleme Kuralları" Listesinde (EK-2/A) tedavi için gerekli görülen antibiyotiklerin reçete edilme esasları belirlenmiş; sözü edilen listeye göre, Piperasilin-Tazobaktam, Tikarsilin Klavulanat, Sefoperazon-Sulbaktam, Sefepim, İmipenem, Meropenem, Ertapenem, Doripenem, Tigecycline, İsepamisin, Vankomisin, Teikoplanin ve Sodyum fucidat enjektabl formunun, enfeksiyon hastalıkları uzmanı (EHU) hekimlerce reçete edilebileceği kuralı yer almış; 01/03/2011 tarih ve 27861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin dava konusu 38. maddesi ile SUT eki "Sistemik Antimikrobik ve Diğer İlaçların Reçeteleme Kuralları" Listesi (EK-2/A) yeniden düzenlenmiş, dava konusu bu düzenleme ile Piperasilin-Tazobaktam, Tikarsilin Klavulanat, Sefoperazon-Sulbaktam, Sefepim, İmipenem, Meropenem, Ertapenem, Doripenem, Tigecycline, İsepamisin, Vankomisin, Teikoplanin ve Sodyum fucidat enjektabl formunun, enfeksiyon hastalıkları uzmanı (EHU) ile birlikte 3. basamakta hematoloji, onkoloji veya göğüs hastalıkları uzman hekimleri tarafından da reçete edilebilmesine olanak tanınmıştır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ''Finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ve süresi'' başlıklı 63. maddesinde, Kurumun, finansmanını sağladığı sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemini, Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu kurala bağlanmıştır. Konuya ilişkin olarak Sağlık Bakanlığınca, antibiyotik kullanımı ilkeleri doğrultusunda febril nötropenik hastalarda antibiyotik kullanım ilkelerini gözden geçirmek üzere Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünde 15/02/2011 tarihinde toplanan bilimsel komisyonda, EHU uygulamasında bir branş alanında yapılacak değişikliğin emsal oluşturarak başka branşlar tarafından da talep edileceği, bu durumun akılcı antibiyotik kullanımı uygulamasını ortadan kaldıracağı yönünde görüş bildirilmişse de; davalı Kurumca Onkoloji, Hematoloji ve Göğüs Hastalıkları Uzmanları tarafından takip edilmekte olan hayati öneme sahip ağır durumdaki hastalara ayrıca enfeksiyon hastalıkları uzmanı onayı alınmadan, herhangi bir gecikmeye sebebiyet verilmeden tedaviye başlanılmasının amaçlandığı; Enfeksiyon Hastalıkları, Onkoloji, Hematoloji ve Göğüs Hastalıkları Uzmanlarının katıldığı toplantılarda da bu yönde istekte bulunulduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu Tebliğ ile yapılan düzenlemede; anılan antibiyotikleri reçeteleme konusunda enfeksiyon hastalıkları uzmanı yanında eklenen uzmanlık branşlarına ait hastalıklarda enfeksiyon gelişme olasılığının oldukça yüksek olduğu; bu durumda hastalar için vakit geçirilmeksizin tedaviye başlanılmasının hayati önem arz ettiği; hastalıklara tanı koyma hakkına sahip olan hekimin, bunun için gerekli yolları kullanacağı, tedavi edilen bir hastanın iyileşmesini sağlayacak ilaçların reçetelenmesinin, hastaya uygulanan tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğu, hekimin o hastalığı tedavi için gerekli ilaçları reçete etme yetkisinin de bulunduğu dikkate alındığında, anılan antibiyotiklerin enfeksiyon hastalıkları uzmanı ile birlikte 3. basamakta hematoloji, onkoloji veya göğüs hastalıkları uzman hekimleri tarafından da reçete edilebilmesine olanak sağlayan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin ve davalılar yanında müdahil tarafından ödenen ... TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna ve müdahile verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde aidiyetlerine göre taraflara ve müdahile iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.