11. Ceza Dairesi 2019/4915 E. , 2019/6636 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Asıl karar; mahkumiyet Ek karar; temyiz talebinin reddi Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2014 tarih ve 2014/7394 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 2010 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından da dava açıldığı, ancak bu suçlar yönünden hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, Mahkeme tarafından ayrıca hüküm kurulması mümkün gö…
**11. Ceza Dairesi 2019/4915 E. , 2019/6636 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Asıl karar; mahkumiyet Ek karar; temyiz talebinin reddi Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2014 tarih ve 2014/7394 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 2010 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından da dava açıldığı, ancak bu suçlar yönünden hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, Mahkeme tarafından ayrıca hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Yoklukta verilen hükmün, aynı zamanda MERNİS adresi olup dosya kapsamına göre sanığın bilinen en son adresi olan adresine öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince yapılan 16.06.2015 tarihli tebliğ işleminin usulsüz, sanık müdafiinin öğrenme üzerine 29.06.2015 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu; temyiz talebinin reddine ilişkin kararın ise sanık müdafii tarafından süresinde temyiz edildiği anlaşıldığından, Mahkemenin temyiz talebinin reddine dair 08.07.2015 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede: Aynı takvim yılına ait birden fazla fatura düzenlenmesi hâlinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükümde TCK’nin 43. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140- 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, kurulan hükümde eleştiri dışında bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA, 24.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.