T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/272 - 2026/532 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/272 KARAR NO : 2026/532 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/10/2023 NUMARASI : 2022/433 E. - 2023/455 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/272 - 2026/532 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/272 KARAR NO : 2026/532 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/10/2023 NUMARASI : 2022/433 E. - 2023/455 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/10/2023 tarih ve 2022/433 E. - 2023/455 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin başta “...” markası ile üretmiş olduğu hammaddeleri piyasaya sürdüğünü, aynı zamanda kendi markası olan “...”, “...”, “...”, “...” ve “...” markaları ile üretim yaptığını, başta Biyosidal Ürünler Yönetmeliği olmak üzere sair yasal mevzuat sebebiyle işbu ürünlerin üzerinde üreticinin markasının ve unvanının büyük harflerle yazılmasının gerektiğini, müvekkilinin aynı zamanda üretmiş olduğu ürünlerin unvanı olan “... ve Temizlik Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.” ile perakende satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin 2002/31095, 2012/34261 ve 2021/053423 sayılı “...” ve "...” markaların sahibi bulunduğunu, davalı yanın 2020/160718 sayılı “... ...” marka tescil başvurusunun ise 03 / 05 / 08 / 10 / 11 / 21 / 24 / 35 / 36 / 37. sınıf mal ve hizmetleri kapsadığını, başvuruya yönelik itirazlarının Kurum tarafından reddolunduğunu, ret kararının gerekçesinin müvekkilinin markasını ciddi şekilde kullandığını ispatlayamadığı hususu olduğunu, sadece fatura sayısının bahsi geçen mesnet markanın ciddi anlamda kullanılıp kullanılmadığını göstermeyebileceğini, sadece 13 faturanın ibraz edildiği yönündeki değerlendirmenin hiçbir hukuki mesnedinin olmadığını, işlem dosyasına müvekkilinin markalarının ciddi bir şekilde kullanıldığına dair afiş, broşür ve fatura ibraz edildiğini, müvekkilinin üretmiş olduğu ürünlerin pek çoğunun üzerinde “...” markasının yer aldığını, müvekkilinin “...” ve “...” markası ile 3, 5 ve 35. sınıflarda sair temizlik kimyasalı, deterjan ve dezenfektan ürettiğini, dava konusu markanın müvekkilinin markası ile açıkça iltibasa neden olacağını, markadaki “...” ibaresinin bile “...” ile ilişkilendirileceğini, kaldı ki başvurunun SMK m. 6/6 uyarınca da reddinin gerektiğini ileri sürerek, 2022-M-11933 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu 2020/160718 sayılı başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, itiraz gerekçesi 2012/34261 sayılı markanın 22/05/2014 tarihinde, 2002/31095 sayılı markanın ise 10/07/2004 tarihinde tescil edilmiş olduğunu ve itiraza konu başvurunun yapıldığı 18/12/2020 tarihi itibariyle SMK m. 19(2) kapsamında kullanım ispatına tabi bulunduğunu, itiraz sahibi tarafından sunulan delillerden 13 adet faturanın markanın ciddi şekilde kullanıldığı yönünde yeterli kanaat oluşturmaya elverişli bulunmadığını, diğer yandan marka işlem dosyasına yayıma itiraz aşamasında yapılmayan itirazların daha sonra YİDK aşamasında yapılamayacağını, davacının YİDK aşamasında 6769 sayılı SMK'nın 6/6. maddesi uyarınca yaptığı itirazın bu nedenle değerlendirilmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı gerçek kişi vekili, davacı yanın SMK m. 19/2 uyarınca markasının ciddi ve yoğun bir biçimde Türkiye’de kullandığını gösterir delillerini dosyaya sunamadığını, davacının sunduğu delillerin zaten yalnızca 03. sınıftaki “temizlik ürünleri”ne yönelik olduğunu, müvekkili başvurusundaki 05 / 08 / 10 / 11 / 21 / 24 / 35 / 36 / 37. sınıflar bakımından zaten kullanımın hiçbir şekilde kanıtlanamadığını, davacı yanın müvekkilinin marka başvuru tarihi olan 17.12.2020 tarihinden sonra gerçekleştirdiği satışların dikkate alınamayacağını, somut olayda SMK m.6/1 ve m.6/6 koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin “...” ibaresi üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmektedir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet 2012/34261 sayılı markanın 22/05/2014 tarihinde, 2002/31095 sayılı markanın 10/07/2014 tarihinde tescil edildiği, söz konusu tescil tarihleri ile dava konusu marka tescil başvuru tarihi ve dava tarihi arasında 5 yılı aşkın süre bulunduğundan, davacının söz konusu markalarını tescilli olduğu emtialarda ciddi surette kullandığı hususunda ispat külfeti altında bulunduğu, davacının dava dosyasına sunduğu somut ürün örneklerinin kullanımın ciddiliğini ve yoğunluğunu ispata elverişli deliller olmadığı, hal böyleyken sunulan delillerin ve özellikle yukarıda belirtilen fatura içeriklerinde yer alan satışa konu emtiaların kilogram cinsinden ağırlığı ve yıllara sari satış miktarı dikkate alındığında, bir bütün olarak, davacı yanın “...” esas unsurunu taşıyan 2002/31095 sayılı markasını yalnızca “temizlik/kozmetik malzemelerinin üretiminde kullanılan maddeler” ürünleri üzerinde ciddi surette kullandığını ispatladığı, davacı yanca sunulan delillerin davacı yanın nihai temizlik/kozmetik mamulü satışı gerçekleştirdiği konusunda bir kanaate varılması açısından yeterli olmadığı, davacının 2012/34261 sayılı markası bakımından ileri sürülen kullanmama def'inin yerinde olduğu, davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet olup bir kısım emtialar bakımından ciddi surette kullanımı ispatlanan 2002/31095 sayılı marka kapsamında yer alan emtialar ile dava konusu marka kapsamında yer alan 03 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin aynı, aynı tür veya benzer olduğu, davaya konu sair mal ve hizmetler bakımından ise benzerlik ilişkisinin bulunmadığı, ilgili tüketiciler nezdinde, taraf markalarının birbirlerinin serisi, aynı iktisadi kaynağın yarattıkları markalar gibi algılanma ihtimallerinin yüksek olacağı, tüketicinin bu markaların kaynakları yönünden aralarında iktisadi ya da idari bir bağ bulunduğu zannına kapılabileceği, bu nedenle 03 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetleri bakımından, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; "3.sınıf: Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler. 35.sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından 2022-M-11933 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2020/160718 sayılı markanın "3.sınıf: Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler. 35.sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı markasının, müvekkili şirket markalarının yoğun olarak kullanıldığını ispatladığı ... ürününün kapsadığı deterjan, şampuan, duş jeli ve sabun gibi mal ve hizmetlerde ve bu hizmetlere ilişkin 03, 05 ve 35. sınıftaki bütün mal ve hizmet sınıflarından terkininin gerektiğini, bu emtialar bakımından müvekkili şirket markalarının ciddi bir biçimde kullanıldığının ispat edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; “...” maddesinin satışına ilişkin bilgi/belgeler incelendiğinde, 2002/31095 sayılı marka tescil belgesi kapsamında yer alan "Kozmetik ve parfümeri ürünleri ile sabunların üretiminde ürünler kullanılan doğal ürünler." emtialarının ciddi kullanımını ispatlamadığının görüleceğini, taraf markaları arasında iptal edilen mal/hizmetlerde 6769 sayılı Kanunun 6/1 maddesi anlamında da benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı gerçek kişi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin "..." markasını başta kozmetik ve temizlik ürünlerinde olmak üzere uzun yıllardır kullandığını ve marka üzerinde kazanılmış haklarının bulunduğunu, müvekkilinin kullanımlarının kozmetik ürünleri ile sınırlı olmadığını, müvekkilinin temizlik ürünleri bakımından da markasal kullanımının bulunduğunu, davacının temizlik ürünleri ve/veya benzer ürünler bakımından markasal kullanımının bulunmadığını, ... ürünleri ile beyazlatma ve temizlik amaçlı maddelerin farklı emtialar olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, hükümüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin esas unsurlarının “...” ibaresinden oluştuğu, ancak davacının itiraza mesnet 2012/34261 sayılı markanın 22/05/2014 tarihinde, 2002/31095 sayılı markanın 10/07/2014 tarihinde tescil edildiği, söz konusu tescil tarihleri ile dava konusu markanın başvuru tarihi arasında 5 yılı aşkın süre bulunduğundan, davacının söz konusu markalarını tescilli olduğu emtialarda ciddi surette kullandığı hususunda ispat külfeti altında bulunduğu, mahkemece aralarında kimya mühendisinin ve sektör uzmanının bulunduğu bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılan inceleme sonucunda, davacı yanın 2002/31095 sayılı markasını yalnızca “temizlik/kozmetik malzemelerinin üretiminde kullanılan maddeler” ürünleri üzerinde ciddi surette kullandığının tespit edildiği, davacı yanca sunulan delillerin davacı yanın nihai temizlik/kozmetik mamulü satışı gerçekleştirdiği konusunda bir kanaate varılması açısından yeterli olmadığı, davacının 2012/34261 sayılı markası bakımından ileri sürülen kullanmama def'inin ise yerinde olduğu, davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet olup bir kısım emtialar bakımından ciddi surette kullanımı ispatlanan 2002/31095 sayılı marka kapsamında yer alan emtialar ile dava konusu marka kapsamında yer alan 03 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin aynı, aynı tür veya benzer olduğu, davaya konu sair mal ve hizmetler bakımından ise benzerlik ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.