Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/3060 E. , 2024/2301 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3060 Karar No : 2024/2301 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü emrin…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/3060 E. , 2024/2301 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3060 Karar No : 2024/2301 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü emrinde ... olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyetine son verilmesi teklifinin Bakanlık Makamının ... tarih ve ... sayılı onayı ile uygun bulunarak memuriyetle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dosyadaki tüm bilgi ve belgelerle yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, davacının mevzuatta öngörülen antrenör olarak memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması nedeni ile tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; olayda,1995 yılında ... Dünya Şampiyonu olan, ...tarih ve ... sayılı Milli Sporcu Belgesine sahip bulunan davacının, 20/07/2004 tarihinde davalı idarede sözleşmeli antrenör olarak istihdam edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Sözleşmeli Spor Uzmanı ve Antrenör Çalıştırılması Hakkında Yönetmeliğin 7/B-b maddesinde yer alan "4)Olimpiyat, Dünya veya Avrupa şampiyonalarında sporcu olarak ilk üç dereceye girenlerden fiilen beş yıllık antrenörlük yapanlarda tahsil şartı aranmayacağı'' yolundaki koşulu, dünya şampiyonu olmasına rağmen 2000 yılında yardımcı antrenör olması nedeniyle fiilen beş yıllık antrenörlük yapma yönünden sağlamadığı, "2) En az lise veya dengi okul mezunu olup, üç yıl fiilen antrenörlük yaptığını kulübü ile il müdürlüğünden veya ilgili federasyondan alacağı belge ile belgelemek." şartını ise lise diplomasının sahte olması nedeniyle sağlamadığı açık olmakla birlikte, davacının atanmasına dayanak alınan ilgili Yönetmelik hükmünün 7/B-b-2 maddesinde 2015 yılında yapılan değişiklik ile sözleşmeli antrenör olarak çalıştırılacaklarda en az ikinci kademe antrenörlük belgesine sahip olmak kaydıyla, "Olimpiyat Oyunları ile Dünya Şampiyonalarında sporcu olarak ilk üçe girmenin' yeterli görüldüğü, bu haliyle davacının, her ne kadar sözleşmeli antrenör olarak istihdam edildiği tarihteki ilgili mevzuat koşullarının tamamını sağlamadığı açık ise de, ilerleyen süreçte mevzuat hükmünde, Olimpiyat Oyunları ile Dünya Ve Avrupa Şampiyonalarında sporcu olarak ilk üçe girenler yönünden tahsil şartının antrenörlük yapılan süreye bağlı kılınmaksızın kaldırıldığı, bu suretle söz konusu sporcuların istihdamının kolaylaştırılarak Türk sporuna katkı sağlanmasının amaçlandığı sonucuna ulaşıldığından, Taekwando Dünya Şampiyonu olan, milli sporcu belgesine sahip bulunan ve antrenörlük belgesi olan davacının, 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca memuriyetinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hakkaniyete uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hakettiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerekirken, "yoksun kalınan parasal hakların hakettiği tarihden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "yoksun kalınan parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hakettiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi özlük haklarının iadesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 09/05/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.