11. Ceza Dairesi 2024/5410 E. , 2025/4723 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/626 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme SUÇ TARİHLERİ : 2022 takvim yılı, 28.02.2023 İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İs…
**11. Ceza Dairesi 2024/5410 E. , 2025/4723 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/626 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme SUÇ TARİHLERİ : 2022 takvim yılı, 28.02.2023 İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 05.02.2024 tarihli ve 2023/186066 Soruşturma, 2024/9563 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2024 tarihli ve 2024/93 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2024 tarihli ve 2024/626 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.03.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.09.2024 tarihli ve 2024/18185 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98292 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98292 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Adı geçen şüpheli hakkında tanzim edilen iddianemenin, İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2024 tarihli kararında yer alan; "...faturaların kendisini tarafından düzenlenmediğini, ... isimli işi tarafından suçların işlendiğini, hiçbir faturaya imza atmadığını savunan şüpheli ifadesi karşısında; 1- Türkiye Noterler Birliği kanalı ile şüpheli şahsın vekalet verdiği kişilerin tespit edilmesi gerektiği, Şirket idaresi noktasında vekalet verdiği kişinin tespit edilerek dinlenmesi ve yazı imza örneklerinin alınarak dosyada bulunmayan faturalar ve tarh dosyası üzerinde inceleme yapılması gerektiği, 2- Sahteliği iddia olunan faturaların dosyada bulunmadığı, 3- Yazı ve imza örnekleri celp edilen şüphelinin yazı ve imza örneklerinin alınma amacının neticeye ulaştırılarak tarh dosyası ve celp edilecek olan faturalar üzerinde aidiyet incelemesi yapılması gerektiği, 4- Fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmesi gerekip, iddiaya konu mükellef firmada kiminle muhatap oldukları noktasında beyanlarının alınmadığı, 5- şirket muhasebecisinin dinlenerek mükellef firmada kiminle muhatap olduğunun sorulmadığı, 6- SGK kayıtlarından çalışanların tespit edilerek şirketi fiilen kimin idaresinde olduğu hususunun tespit edilmediği, 7- Tarh dosyasından temin edilecek kira sözleşmesine göre işyeri malikinin dinlenerek kiracısının tespit edilmediği, Bu eksikliklerden sonra faillik probleminin yenilmesine göre; 8-Ticari defterler üzerinde karşıt inceleme yapılmadığı, 9- 7394 sayılı kanun'un 4. Maddesinde belirtilen "tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının" tespit edilmediği, Bu tutarların usulünce belirtilerek şüpheliye ihtar edilmediği, (yapılan ihtarda tutar belli değil) Hal böyle olunca etkin pişmanlık kurumunda arana ödeme miktarı ve yeri şüpheliye usulünce bildirilmeyerek etkin pişmanlık düzenlemesine aykırı hareket edildiği gibi bir çok araştırma yapılmamış olup suçun sübutuna etki edecek bir çok delil toplanmadan..." şeklinde gerekçe ile iadesine karar verildiği anlaşılmış ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan , "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Şüpheli hakkında sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasına ilişkin soruşturma dosyasında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 04/07/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun bulunduğu, olaya ilişkin yeterli anlatımın yapıldığı, eksik olduğu düşünülen hususların yargılamanın her aşamasında mahkemesince giderilebileceği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2024 tarihli ve 2024/93 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...1- Türkiye Noterler Birliği kanalı ile şüpheli şahsın vekalet verdiği kişilerin tespit edilmesi gerektiği, şirket idaresi noktasında vekalet verdiği kişinin tespit edilerek dinlenmesi ve yazı imza örneklerinin alınarak dosyada bulunmayan faturalar ve tarh dosyası üzerinde inceleme yapılması gerektiği, 2- Sahteliği iddia olunan faturaların dosyada bulunmadığı, 3- Yazı ve imza örnekleri celp edilen şüphelinin yazı ve imza örneklerinin alınma amacının neticeye ulaştırılarak tarh dosyası ve celp edilecek olan faturalar üzerinde aidiyet incelemesi yapılması gerektiği, 4- Fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmesi gerekip, iddiaya konu mükellef firmada kiminle muhatap oldukları noktasında beyanlarının alınmadığı, 5- şirket muhasebecisinin dinlenerek mükellef firmada kiminle muhatap olduğunun sorulmadığı, 6- SGK kayıtlarından çalışanların tespit edilerek şirketi fiilen kimin idaresinde olduğu hususunun tespit edilmediği, 7- Tarh dosyasından temin edilecek kira sözleşmesine göre işyeri malikinin dinlenerek kiracısının tespit edilmediği, 8-Ticari defterler üzerinde karşıt inceleme yapılmadığı, 9- 7394 sayılı kanun'un 4. Maddesinde belirtilen "tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının" tespit edilmediği, bu tutarların usulünce belirtilerek şüpheliye ihtar edilmediğinden..." bahisle, suçun sübutuna etki edecek birçok delil toplanmadan düzenlediği belirtilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2024 tarihli ve 2023/186066 Soruşturma, 2024/9563 Esas sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı Kanun'un 174/1-b. maddesi gereğince iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 04.07.2023 tarihli ve 2023-2005-3-2/39 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğünün 464 187 9650 vergi kimlik numaralı mükellefi ... Madencilik Gıda İnşaat Otomotiv Elektronik Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüphelinin, 2022 takvim yılında sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de; şüphelinin 12.10.2023 tarihinde ... Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde, ... isimli kişi aracılığıyla gerçek bir ticari faaliyette bulunmak üzere adı geçen şirketi kurduklarını, daha sonra şirketin hayali bir işletme olup adına sahte fatura düzenlendiğini öğrendiğini, şirketin kuruluş aşamasında bu kişiden herhangi bir maddi menfaat elde etmediğini savunması karşısında; adil yargılanma ilkesinin bir gereği olan kişilerin lekelenmeme hakkı da dikkate alınarak, özellikle şüphelinin mükellef şirket ile bağlantısını ortaya koyacak şekilde gerekli araştırmalar yapılarak, iddianamenin iadesi nedeni olarak belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.