TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR İBRAHİM HALİL BARAN BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/27013) Karar Tarihi: 19/11/2020 Başvuru Numarası : 2017/27013 Karar Tarihi : 19/11/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM M. Emin KUZRıdvan GÜLEÇYıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Mustafa EKİM Başvurucu : İbrahim Halil BARAN Vekili : Av. Fırat AYÇİÇEK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, gözaltı sırasında polis tarafından darp edilme iddia sıyla yapılan şikâyetle
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR İBRAHİM HALİL BARAN BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/27013) Karar Tarihi: 19/11/2020 Başvuru Numarası : 2017/27013 Karar Tarihi : 19/11/2020 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM M. Emin KUZRıdvan GÜLEÇYıldız SEFERİNOĞLU Raportör : Mustafa EKİM Başvurucu : İbrahim Halil BARAN Vekili : Av. Fırat AYÇİÇEK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, gözaltı sırasında polis tarafından darp edilme iddia sıyla yapılan şikâyetle ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 1/6/2017 tarihinde yapılmıştır.3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden erişilen, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavc ılığının (Savcılık) soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numarası : 2017/27013 Karar Tarihi : 19/11/2020 3A. Soruşturmanın Başlaması 8. 1981 doğumlu başvurucu %40 ortopedik özürlüdür. 9. Başvurucu Cumhurbaşkanı'na hakaret ve terör örgütü propaganda sı yapma suçlarından Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütü len bir soruşturma kapsamında 11/1/2017 tarihinde gözaltına alınmıştır. 10. Nezarethaneye alınmadan önce ve nezarethane çıkışında başvur ucu hakkında düzenlenen sağlık raporlarında darp bulgusu belirtilmemiştir. 11. Başvurucu 12 gün gözaltında tutulduktan sonra 23/1/2017 tari hinde sevk edildiği Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklanmıştır. 12. Başvurucu, Sulh Ceza Hâkimliği tarafından yapılan sorgusu sı rasında gözaltında kötü muamele gördüğünü ileri sürmüştür. 23/1/2017 tarihli sorgu tutanağının ilgili kısmı şöyledir: "... Ben 11 Ocakta göz alt ına al ındım, ayn ı gün işkence gördüm, kendim yapm ış olduğum kontrolde 4 kaburgam k ırıktır. Beni doktora götürmediler. Hayalar ım burkuldu, bağırsaklar ım ezildi, iki ki şi üzerime ç ıkarak göğüs kafesimi ve kaburgalar ımı kırdılar. Bana bir polis kanuni olarak bir şey yapamad ıklar ını ama illegal olarak hesa p ödettirdiklerini söyledi. ..." 13. Başvurucu vekilinin aynı gün Savcılığa verdiği dilekçeyle ba şvurucunun gözaltında ağır işkence gördüğünü ve kendisinin ivedilikle Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesini talep etmesi üzerine Savcılık soruşturma başlatmıştı r. B. Soruşturma İşlemleri 14. Savcılık UYAP kayıtlarına göre 7/2/2017 tarihinde hazırlandı ğı anlaşılan bir müzekkereyle Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğünden (kolluk) başvur ucu vekilinin iddialarının araştırılarak konuyla ilgi bilgi ve belgelerin temin edilmesini istemiştir. 15. Kolluk 25/2/2017 tarihli yazısıyla başvurucu hakkında düzenl enen sağlık raporlarını Savcılığa bildirmiştir. Yazı ekinde gönderilen, Bal ıklıgöl Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 11/1/2017, 16/1/2017, 21/1/2017 ve 23/1/2 017 tarihli raporlarda darp ve cebir izi bulunmadığı kayıtlıdır. C. Soruşturma Neticesinde Verilen Karar16. Savcılık 28/2/2017 tarihli kararıyla kimliği belirsiz şüphel iler hakkında işkence suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Kara r gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: "... Başvuru Numarası : 2017/27013 Karar Tarihi : 19/11/2020 4Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde gözalt ında bulunan müvekkiline gözalt ında kald ığı sürede işkence ve kötü muamelede bulunuldu ğunu ifade ederek şikayette bulunmu ştur. Şikayetçiye ait adli rapor vs. belgeler kolluktan istenilmi ş usulünce dosyaya tak ılmış ve şikayetçinin i şkence ve kötü muameleye u ğrad ığına dair somut bir bulgunun bulunmad ığı görülmekle Atılı suçlar ın işlendiğini gösterir yasal geçerli delil mevcut olmad ığından kamu ad ına kovuşturmaya yer olmad ığına, ..." 17. Bu karara yapılan itiraz, Şanlıurfa 2. Sulh Ceza Hâkimliğin ce 24/4/2017 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. 18. Başvurucu 4/5/2017 tarihinde tebliğ edilen karara karşı 1/6/ 2017 tarihinde süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. IV. İLGİLİ HUKUKA. Ulusal Hukuk 19. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun " İşkence " kenar başlıklı 94. maddesi şöyledir: "(1) Bir ki şiye karşı insan onuruyla ba ğdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden ac ı çekmesine, alg ılama veya irade yetene ğinin etkilenmesine, a şağılanmas ına yol açaca k davran ışlar ı gerçekle ştiren kamu görevlisi hakk ında üç y ıldan oniki y ıla kadar hapis cezas ına hükmolunur. (2) Suçun; a) Çocuğa, beden veya ruh bak ımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kad ına karşı, b) Avukata veya di ğer kamu görevlisine kar şı görevi dolay ısıyla, İşlenmesi halinde, sekiz y ıldan onbe ş yıla kadar hapis cezas ına hükmolunur. (3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekle şmesi halinde, on y ıldan onbe ş yıla kadar hapis cezas ına hükmolunur. (4) Bu suçun i şlenişine iştirak eden di ğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezaland ırılır. (5) Bu suçun ihmali davran ışla işlenmesi halinde, verilecek cezada bu nedenle indirim yap ılmaz. (6) (Ek: 11/4/2013-6459/9 md.) Bu suçtan dolay ı zamanaşımı işlemez." 20. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu nun "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savc ısının görevi " kenar başlıklı 160. maddesi şöyledir: Başvuru Numarası : 2017/27013 Karar Tarihi : 19/11/2020 5"(1) Cumhuriyet savc ısı, ihbar veya ba şka bir suretle bir suçun i şlendiği izlenimini veren bir hâli ö ğrenir öğrenmez kamu davas ını açmaya yer olup olmad ığına karar verme k üzere hemen i şin gerçeğini araştırmaya ba şlar. (2) Cumhuriyet savc ısı, maddî gerçe ğin araştırılmas ı ve adil bir yarg ılaman ın yap ılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza alt ına almakla ve şüphelinin haklar ını korumakla yükümlüdür. " B. Uluslararası Hukuk 1. Uluslararası Mevzuat 21. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 3. maddesi şö yledir: İşkence yasa ğı Madde 3- (1) Hiç kimse i şkenceye, insanl ık d ışı ya da aşağılay ıcı muamele veya cezay a tabi tutulamaz. 22. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, İşkenc e ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı, Aşağılayıcı Muamele veya Cezaların Etk ili Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmesi İçin El Kılavuzu nun (İstanbul Protokolü) birinci ekinin 2. maddesi şöyledir: Devletler, i şkence ve kötü muamele şikayetleri ve bildirimlerinin, an ında ve etkili bir biçimde soru şturulmas ını sağlamakla yükümlüdürler. Aç ık bir şikayetin olmad ığı durumlarda bile i şkence ve kötü muamele yap ıldığına ilişkin belirtiler varsa, soru şturma yap ılmal ıdır. Soruşturmay ı yürütenler, bu tür olaylar ın faili oldu ğundan şüphelenilen ki şiler ve onlar ın hizmet etti ği kurum ve kurulu şlardan ba ğıms ız, soruşturma yürütebilecek vas ıfta, tarafs ız kişiler olmal ıdır. Bu kişilerin tarafs ız t ıp uzmanlar ına veya konuyla ilgili di ğer uzmanlara eri şim veya bu tür uzmanlar ı çağırma yetkileri olmal ıdır. Soruşturmalar yürütülürken, en yüksek profesyonel standartlara uygun yöntemler kullan ılmal ı ve soruşturma sonuçlar ı kamuya aç ıklanmal ıdır. 23. İstanbul Protokolü nün birinci ekinin 6. maddesi şöyledir: 6a) İşkence ve kötü muamele soru şturmalar ında çal ışan t ıp uzmanlar ı her zaman e n yüksek etik standartlara uygun biçimde davranmal ı ve t ıbbi araştırma ve muayeneden önce kişinin bilgilendirilmi ş onam ını almal ıdır. Muayene, t ıp biliminin kabul edilmi ş standartlar ına uygun biçimde yürütülmelidir. Muayene, t ıp uzman ın denetimi alt ında, devlet görevlileri ve güvenlik güçleri mensuplar ının mevcut olmad ığı bir ortamda, ki şinin mahremiyetine sayg ı göstererek yap ılmal ıdır. 6b) T ıp uzman ı muayenenin hemen sonras ında doğru bir yaz ılı rapor haz ırlamal ıdır Bu raporda en az ından aşağıdaki bilgiler yer almal ıdır: (i) Görüşme Koşullar ı: Görüşme yap ılan kişinin ad ı, muayene s ıras ında mevcut olanlar ın adlar ı, bu kişilerin muayene yap ılan kişiyle olan ili şkileri, görü şmenin kesin tarihi, saati, görü şme yap ılan yerin adresi (uygun oldu ğu durumlarda görü şme yap ılan odan ın yeri), görü şme yap ılan yerin tan ımı (örneğin klinik, cezaevi, ev vb.); görü şme yap ıldığı sıradaki ko şullar (muayene için geldi ğinde veya muayene s ıras ında kişinin tabii oldu ğu kısıtlamalar, görü şme s ıras ında odada güvenlik güçlerinin mevcut olup olmad ığı, tutukluy a eşlik edenlerin hal ve tavr ı, muayeneyi yapan ki şiye yönelik tehditkar ifadeler vs.) ve di ğer geçerli unsurlar; Başvuru Numarası : 2017/27013 Karar Tarihi : 19/11/2020 6(ii) Öykü: Gerçekle ştiği iddia edilen i şkence ve kötü muamele yöntemleri, i şkence ve kötü muamelenin ne zaman gerçekle ştiği, bütün fiziksel ve psikolojik semptomlar ve şikayetler de dahil olmak üzere ki şinin görü şme s ıras ında anlatt ığı öykünün detayl ı bir raporu; (iii) Fiziksel ve Psikolojik Muayene: Uygun tan ı koyucu testler ve mümkün oldu ğu durumlarda bütün yaralanmalar ın renkli foto ğraflar ı da dahil olmak üzere klinik muayene sonucunda elde edilen bütün fiziksel ve psikolojik bulgular ın kayd ı. (iv) Değerlendirme: Fiziksel ve psikolojik bulgular ile i şkence ve kötü muamele aras ındaki muhtemel ili şkinin değerlendirilmesi. Gerekli t ıbbi ve psikolojik tedavi ve/vey a yap ılmas ı gereken ba şka t ıbbi testler ve muayeneler için görü ş ve tavsiyeler; (v) Yazar: Raporda muayeneyi yapan ki şilerin adlar ı aç ıkça belirtilmeli ve rapor haz ırlayanlar taraf ından imzalanmal ı; 6c) Haz ırlanan rapor gizli tutulmal ı ve rapor muayene edilen ki şiye veya ki şinin yasal temsilcisi olarak atad ığı kimseye teslim edilmelidir. Muayene edilen ki şi veya temsilcisinin muayene süreci hakk ındaki görü şleri de sorulmal ı ve raporda bu ki şilerin görü şlerine de yer verilmelidir. Uygun oldu ğu durumlarda, i şkence veya kötü muamele iddialar ını soruşturmakla yetkili olanlara da yaz ılı rapor verilmelidir. Bu raporun yetkili ki şilere güvenli bir biçimde ula ştırılmas ını güvenceye almak, Devlet'in sorumlulu ğudur. Muayene edilen kişinin r ızas ı veya bu tür bir talepte bulunma yetkisi bulunan mahkemenin yetki vermesi istisna olmak üzere, rapor ba şka kimseye verilmemelidir. 2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihadı 24. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) gözaltındaki kişilerin tıbbi muayenelerinin, müdafi yardımından yararlanma hakkı ve gözaltın ın üçüncü kişilere bildirilmesi hakkıyla beraber kötü muameleye karşı en önemli te dbirlerden birini teşkil ettiğini ifade etmektedir. Buna göre adli muayene sırasında eld e edilen delil, tutuklularla ilgili soruşturmalar esnasında ve tutukluların kötü muamele iddiasında bulunmaları hâlinde önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle AİHM e göre gözaltındaki kimseleri n tıbbi muayene sistemi yargı sisteminin tamamlayıcı parçasıdır. Bu bilgiler ışığında A İHM in ilk görevi, mevcut davanın koşullarında, ulusal makamların gözaltındaki kimselerin tıbbi muayene sisteminin etkili biçimde işlemesini sağlayıp sağlamadıklarını belirlemekt ir ( Salmanoğlu ve Polattaş/Türkiye , B. No: 15828/03, 17/3/2009, 79) 25. İşkence ve kötü muamele iddialarının araştırılmasındaki en ö nemli delillerden olan sağlık raporlarının, Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT ) tarafından tavsiye edilen standartlara ve İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya A şağılayıcı Muamele veya Cezaların Etkili Bir Biçimde Soruşturulması ve Belgelendirilmes ine İlişkin Kılavuz'd a (İstanbul Protokolü) yer alan ilkelere uygun olması gerekmekted ir. Gerekli standartların altında kalan sağlık raporları tek başlarına kötü muamele iddia larının kanıtlanması ya da aksinin ispatlanmasında yeterli görülmemektedir ( Ball ıktaş/Türkiye, B. No: 7070/03, 20/10/2009, 28). V. İNCELEME VE GEREKÇE26. Mahkemenin 19/11/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda baş vuru incelenip gereği düşünüldü: Başvuru Numarası : 2017/27013 Karar Tarihi : 19/11/2020 7A. Başvurucunun İddiaları 27. Başvurucu; i. Emniyet Müdürlüğünün bodrum katına götürülerek gözlerinin bağ landığını, kendisine kelepçe takıldığını, kafasına tokmakla vurulduğunu, h ayalarının bayılıncaya kadar defalarca sıkıldığını, işkence ile kaburgalar ının kırıldığını, ailesine küfredildiğini, engelli ve Kürt kökenli olmasından dolayı ayrım cı sözlere maruz kaldığını, ii. Gözaltına alındığı tarih hariç doktora çıkarılmadığı hâlde h akkında gözaltı sırasında sahte sağlık raporları düzenlendiğini, düzenlenen rap orların İstanbu l Protokolü'ne aykırı olduğunu, iii. Adli Tıp Kurumuna sevk talebi hakkında bir işlem yapılmadı ğını, iv. Gözaltında altı gün boyunca avukatıyla görüştürülmediğini be lirterek kötü muamele yasağının, adil yargılanma hakkının ve etkili başvuru h akkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme 28. İşkence ve kötü muamele yasağına ilişkin şikâyetlerin devlet in negatif ve poziti f yükümlülükleri dikkate alınarak maddi ve usul boyutları bakımın dan ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir. Devletin negatif yükümlülüğü bireyleri işkence, insanlık dışı veya aşağılayıcı muameleye ya da cezaya tabi tutmama sorumluluğunu içerirken dev letin pozitif yükümlülüğü hem bireyleri bu tür muamelelerden korumayı (önleyici yükümlülü k) hem de etkili bir soruşturma yoluyla sorumluların tespitini ve cezalandırılmasını (soruşturma yükümlülüğü) içermektedir. İşkence ve kötü muamele yasağının maddi boyutu, n egatif yükümlülük ile önleyici yükümlülüğü kapsamakta; pozitif yükümlülüğün alanında kalan soruşturma yükümlülüğü ise usul boyutunu oluşturmaktadır (benzer yöndeki i nceleme usulünü içeren kararlar için bkz. Cezmi Demir ve di ğerleri , B. No: 2013/293, 17/7/2014, 75; Mehmet Şah Araş ve diğerleri , B. No: 2014/798, 28/9/2016, 64; Mustafa Rollas , B. No: 2014/7703, 2/2/2017, 49). 29. Somut olayda başvurucu; polis tarafından işkence ve kötü mua meleye maruz kaldığını ifade ederek kötü muamele yasağının, adil yargılanma hakkının ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi, o layların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvuru formu ve ekleri il e soruşturmadaki deliller kötü muamele yasağının maddi boyutu bak ımından incelemeye imkân vermemektedir. Başvurucunun adil yargılanma ve etkili başvuru h akları kapsamında kalan iddiaları, kötü muamele yasağının usul boyutu yönünden yapılaca k inceleme ile ilişkili olduğundan anılan haklar kapsamında ayrı bir inceleme yapılması na gerek görülmemiştir. Somut olaya ilişkin değerlendirme; Anayasa nın 17. maddesinin ü çüncü fıkrası kapsamında, sadece devletin pozitif yükümlülüğüne bağlı olarak ve etkili so ruşturma yükümlülüğü yönünden yapılmıştır. Başvuru Numarası : 2017/27013 Karar Tarihi : 19/11/2020 81. Kabul Edilebilirlik Yönünden 30. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan kötü muam ele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar ver ilmesi gerekir. 2. Esas Yönündena. Genel İlkeler 31. Anayasa Mahkemesinin kötü muamele yasağı kapsamında devletin sahip olduğu pozitif yükümlülükler açısından benimsediği temel yaklaş ıma göre devletin sorumluluğunu gerektirebilecek şartlar altında gerçekleşen olay larda Anayasa'nın 17. maddesi devlete, bu konuda ihdas edilmiş bulunan yasal ve idari çerçevenin elindeki tüm imkânları kullanarak maddi ve manevi varlığı tehlikede olan kiş ileri korumak için gereği gibi uygulanmasını, buna ilave olarak işkence ve kötü muamele yasağı na ilişkin ihlallerin durdurulup cezalandırılmasını sağlayacak etkili idari ve yargıs al tedbirleri alma görevi yüklemektedir ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , B. No: 2012/752, 17/9/2013, 52; G.G.K ., B. No: 2014/19797 9/1/2018, 45; E.A. [GK], B. No: 2014/19112 , 17/5/2018 , 49). 32. Anayasa nın 17. maddesi ayrıca devlete, kişilerin işkence ve eziyete ya da insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir ceza veya muameleye -bu muameleler üçüncü kişiler tarafından yapılmış olsa bile- maruz bırakılmalarını engelleyec ek tedbirler alma ödevini yüklemektedir ( Cezmi Demir ve di ğerleri , 82; G.G.K ., 46; E.A., 50). 33. Devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı kaps amında sahip olduğu bu pozitif yükümlülüğün usule ilişkin bir boyutu da bulu nmaktadır. Anayasa nın 17. maddesi Devletin temel amaç ve görevleri kenar başlıklı 5. maddesindeki genel yükümlülükle birlikte yorumlandığında usul yükümlülüğü çerçeves inde devlet, her türlü fiziksel ve ruhsal saldırı olayının sorumlularının belirlenmesi ni, gerekiyorsa cezalandırılmasını sağlayabilecek etkili resmî bir soruşturma y ürütmek durumundadır ( Cezmi Demir ve diğerleri, 110). 34. Kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerle desteklen melidir. İddi a edilen olayların gerçekliğini tespit etmek için her türlü şüphe den uzak, makul kanıtların varlığı gerekir. Bu kapsamdaki bir kanıt yeterince ciddi, açık ve tutarlı emarelerden ya da aksi ispat edilmemiş birtakım karinelerden oluşabilir. Bu bağla mda kanıtla r değerlendirilirken ilgililerin süreçteki tutumları da dikkate a lınmalıdır ( Cezmi Demir ve diğerleri , 95; G.G.K., 49). 35. Yürütülen ceza soruşturmalarının amacı, kişinin maddi ve man evi varlığını koruyan mevzuat hükümlerinin etkili bir şekilde uygulanmasını v e sorumluların ölüm ya da yaralama olayına ilişkin hesap vermelerini sağlamaktır. Bu, bir sonuç yükümlülüğü değil uygun araçların kullanılması yükümlülüğüdür. Diğer taraftan bur ada yer verilen değerlendirmeler hiçbir şekilde Anayasa nın 17. maddesinin başv uruculara üçüncü tarafları adli bir suç nedeniyle yargılatma ya da cezalandırma hakkı ya d a tüm yargılamaları mahkûmiyetle ya da belirli bir ceza kararıyla sonuçlandırma öde vi yüklediği anlamına gelmemektedir ( Cezmi Demir ve di ğerleri, 113). Başvuru Numarası : 2017/27013 Karar Tarihi : 19/11/2020 936. Etkili soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmiş olduğunun kabulü için; - Yetkili makamların olaydan haberdar olur olmaz resen harekete geçerek olayı aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek bütün delilleri tespit etmeleri ( Cezmi Demir ve di ğerleri, 114), - Soruşturmanın kamu denetimine açık olması ve mağdurların meşr u menfaatlerini korumak için soruşturmaya gerekli olduğu ölçüde e tkili katılımlarının sağlanması ( Cezmi Demir ve di ğerleri, 115), - Soruşturmadan sorumlu olan ve incelemeleri yapan kişilerin olay lara karışan kişilerden bağımsız olması ( Cezmi Demir ve di ğerleri , 117), - Soruşturmaların makul bir özenle ve süratle yürütülmesi ( Deniz Yaz ıcı, B. No: 2013/6359, 10/12/2014, 96) gerekmektedir. b. İlkelerin Olaya Uygulanması 37. Yukarıda belirtilen ilke kararlarında da vurgulandığı üzere Anayasa'nın 17. maddesinin gerektirdiği soruşturma, kural olarak olayın gerçekl eştiği koşulların belirlenmesini sağlayacak nitelikte olmalı; ayrıca soruşturmada olay ve olgular ciddiyetle öğrenilmeye çalışılmalı ve soruşturmayı sonlandırmak için acele ci bir tavırla temelden yoksun sonuçlara dayanılmamalıdır. 38. Soruşturmanın etkililiğini sağlayan en alt seviyedeki incele me, her soruşturmanın kendine özgü koşullarına göre değişir. Bu koşulla r, ilgili bütün olay ve olgular temelinde ve soruşturmanın pratik gerçekleri dikkate alınarak d eğerlendirilir. Bu nedenle soruşturmanın etkililiği bakımından her olayda geçerli olmak üz ere bir asgari soruşturma işlemler listesi veya benzeri bir asgari ölçüt belirlemek mümkü n değildir ( Fahriye Erkek ve diğerleri , B. No: 2013/4668, 16/9/2015, 68). 39. Somut olayda başvurucu gözaltında çıkarıldığı ilk anda kötü muameleye maruz kaldığını sorgusu sırasında dile getirmiştir. Bununla birlikte aynı ifadesinde, kendisinin hiçbir şekilde doktora çıkarılmadığını belirterek bir anlamda hakkında düzenlenen doktor raporlarının sahte olduğunu ileri sürmüştür (bkz. 12, 15). B u iddianın dile getirildiği 23/1/2017 tarihli Sorgu Tutanağı'nın soruşturma dosyasına dâhil edilmediği görülmektedir. Esasen soruşturma, başvurucu vekilinin aynı tarihli dilekçesiyl e başvurucunun Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi talebi üzerine başlatılmıştır. 40. Soruşturma sırasında Savcılık sadece başvurucunun gözaltında kaldığı süre içinde alınan doktor raporlarını kolluktan istemekle yetinmişti r. Bununla birlikte başvurucunun ifadesini alarak şikâyeti hakkında detaylı bilgi s ahibi olma yolunu tercih etmediği, böylelikle on iki gün gözaltında tutulan başvurucunun işkence iddialarının hangi tarihe ait olduğunu öğrenme yolunu seçmediği anlaşılmaktadır. B aşvurucu soruşturma sırasında kendisini ifade edebilme imkânını sadece takipsizlik kararı verildikten sonra bu karara itiraz ettiği dilekçe ile bulabilmiştir. 41. Savcılık tarafından verilen takipsizlik kararının tek dayana ğı başvurucu hakkında düzenlenen sağlık raporlarında darp ve cebir izi olmad ığının kayıtlı olmasıdır. Hâlbuki başvurucu ilk anda bu raporlara itiraz etmiş ve sahteli ğini yargı mercii önünde ileri Başvuru Numarası : 2017/27013 Karar Tarihi : 19/11/2020 10sürmüştür. Gözaltında tutulan başvurucu hakkındaki raporların u sulüne uygun düzenlenmesi sorumluluğu kamu makamlarına aittir. İstanbul Protokolü'nde bel irtilen standartların altında kalan sağlık raporları tek başına kötü muamele iddialarının kan ıtlanması ya da aksinin ispatlanmasında yeterli görülmemelidir (bkz. 15). Kaldı ki so mut olayda başvurucu, doktor raporlarının gıyabında düzenlendiği iddia etmektedir. O hâlde s oruşturma kapsamında sıhhati tartışmalı ve başvurucunun ilk andan beri itiraz ettiği doktor raporlarına dayanılarak takipsizlik kararı verilmesinin isabetli olduğu söylenemeyecekt ir. 42. Öte yandan soruşturmanın başlamasını sağlayan dilekçedeki te k talebin başvurucunun Adli Tıp Kurumuna sevkinin sağlanarak hakkında rap or düzenlenmesinden ibaret olduğu görülmüştür. Savcılık gözaltı sırasında alınan ra porların dosyaya dâhil edilmesiyle yetinmiş ve yeniden rapor aldırma yolunu seçmemişti r. Soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda neden yeniden rapor alma ihtiyacı duyulmadığına yönelik herhangi bir açıklamanın mevcut olmadığı görülmektedir. 43. Yukarıdaki değerlendirmeler bir bütün olarak ele alındığınd a somut olay kapsamında Savcılık tarafından soruşturmada gerekli delillerin toplanarak bunun sonucunda bir değerlendirme yapılması hususunda gerekli özenin gösterildi ği söylenemez. Bununl a birlikte yürütülen soruşturmadaki eksiklikler ve başvurucunun i ddialarını açıklığa kavuşturabilecek birtakım deliller olmasına rağmen bu deliller toplanmaksızın olaydan sorumlu olduğu iddia edilen şüpheliler hakkında kovuşturmaya ye r olmadığına dair karar verildiği için soruşturmanın etkili olmadığı değerlendirilmişti r. 44. Açıklanan gerekçelerle Anayasa nın 17. maddesinin üçüncü fık rasında güvence altına alınan kötü muamele yasağının usul yükümlülüğü yönünden ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. 3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 45. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir : (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 46. Başvurucu 1.300.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuşt ur. 47. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler bel irlenmiştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle b irlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). Başvuru Numarası : 2017/27013 Karar Tarihi : 19/11/2020 1148. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiği ne karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 49. İncelenen başvuruda Anayasa'nın 17. maddesinde düzenlenen k ötü muamele yasağının usul boyutu itibarıyla ihlal edildiği sonucuna ulaşıl mıştır. Dolayısıyla ihlalin Savcılıkça verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan ka ynaklandığı anlaşılmaktadır. 50. Bu durumda kötü muamele yasağı ihlalinin sonuçlarının orta dan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasın a yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal k ararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararı n bir örneğinin yeniden soruşturma yapmak üzere Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına (So ruşturma No: 2017/3327) gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 51. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin başvuruc unun uğradığı zararın giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı açıktır. Dolay ısıyla eski hâle getirme kuralı çerçevesinde ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmes i için kötü muamele yasağının ihlali nedeniyle yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığınd a başvurucuya net 20.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar veri lmesi gerekir. 52. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.257,50 TL yargılama giderinin başvur ucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABU L EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına a lınan kötü muamele yasağının usul boyutu itibarıyla İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin kötü muamele yasağı ihlalinin sonuçları nın ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere Şanlıurfa C umhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, Başvuru Numarası : 2017/27013 Karar Tarihi : 19/11/2020 12D. Başvurucuya net 20.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazmina ta ilişkin diğer taleplerin REDDİNE, E. 257,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3 .257,50 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE, F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 19/11 /2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIRIM M. Emin KUZ Üye Üye Rıdvan GÜLEÇ Yıldız SEFERİNOĞLU