T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1245 - 2025/1513 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1245 KARAR NO : 2025/1513 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/09/2024 NUMARASI : 2023/421 Esas 2024/472 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04/12/2025 Mahalli mahkemesince verile…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1245 - 2025/1513 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1245 KARAR NO : 2025/1513 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/09/2024 NUMARASI : 2023/421 Esas 2024/472 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 25/06/2022 tarihinde ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak malul-sakat kaldığını, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, olayın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun lehe artış hallerine ilişkin her türlü haklarının saklı olduğunu, kazaya ilişkin ceza yargılamasının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/199521 soruşturma numaralı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı ... A.Ş. tarafından yapıldığını, kaza neticesi davacının ağır yaralandığını, tedavilere rağmen organ ve hareket kaybına uğradığını, eski sağlığına kavuşamadığını, malul-sakat kaldığını, hesaplamaya esas özür oranının tespiti amacıyla ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan 18/01/2023 tarihli maluliyet raporu alındığını, maluliyet tazminatının alınması amacıyla davalı ... A.Ş.'ye başvurulduğunu fakat davalı tarafından yasal süresi içinde çözüm bulunamadığını, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu gereği Arabulucuya başvurulduğunu ve müzakerelerden de olumlu bir sonuç alınamadığını, 01/03/2023 tarihli anlaşamama tutanağının tanzim edildiğini belirterek, 25/06/2022 tarihli trafik kazası neticesinde sakat kalan-malul olan davacı için, fazlaya dair dava ve talep hakları ile HMK 107/1-2 maddeleri uyarınca ilerde dava harcını artırarak dava değerini yükseltme hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200,00 TL bakıcı gideri, 300,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 29.500,00 TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 30.000,00-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiştir. Davacı vekili 14/06/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile, 29.500,00 TL olan daimi iş göremezlik tazminatı talebini 152.618,25 TL artırarak 182.118,25 TL'ye, 300,00 TL olan geçici iş göremezlik tazminatı talebini 3.300,86 TL artırarak 3.600,86 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafça dava öncesi davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, dava şartı yerine getirilmeden açılan huzurdaki davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın davalı şirkete, 21/06/2022-2023 tarihleri arasında ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı davalı sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde kişi başına azami 500.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmenin bu miktarın mutlak surette ödeneceği ve davayı kabul anlamına gelmediğini, davalı şirkete sigortalı araca atfedilen kusur oranının kabul edilemez olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne yüklenebilecek bir kusur olmadığını, dava konusu kazada davalı şirkete sigortalı aracın kusur oranının tespiti için dosyanın savcılık/ceza dosyası evraklarının da temini ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur raporu alınması gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kabul edilemez nitelikte olduğunu ve belirlenen maluliyet oranının ise fahiş olduğunu, huzurdaki davada 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve eki olan “TRH 2010 tablosu” ve 1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kaza esnasında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunun araştırılması gerektiğini, davayı ve zararı kabul anlamına gelmeksizin davacı için hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sürücü beraberindeki yolcu bakımından hatır taşıması nedeniyle belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminattan makul bir oranın indirilmesini talep ettiklerini, davaya konu hadisenin haksız fiil teşkil ettiğini, haksız fiillerde yasal faizin uygulanabileceğini ve borçlunun temerrüde düştüğü tarihten işletilebileceğini, kaza meydana geldikten sonra şirkete usule uygun başvuru yapılmadığı için davalı şirketin temerrüde düşmediğini, davacının avans faizi işletilmesi talebinin haksız olduğunu, şirket nezdinde sigortalı davaya konu aracın otomobil olup, ticari nitelikte kullanılmadığını davacı yanın avans faiz talebinin de kabul edilemeyeceğini belirterek, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 18/01/2023 tarihinde ...Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda, davacının uğradığı kazanın tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresine göre 21 gün geçici iş göremezliğe neden olduğu, trafik kazası geçirdiği tarihten itibaren tedavi süresince geçici iş göremezlik süresi içerisinde başka birinin sürekli bakımına ihtiyacı olmadığı, trafik kazasına bağlı yaralanmasının ağırlık ölçüsü dikkate alındığında SGK kapsamı dışında fatura edilemeyen tedavi giderlerinin (özel diyet, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı, v.b.) hesaplandığında 1.500,00 TL kabul edilmesinin uygun olduğu, tüm vücut sürekli engel oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri ve eklerine göre %5(yüzdebeş) olduğu, özür oranı Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri ve eklerine göre %5 (yüzdebeş) olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca %5,1 (yüzdebeşvirgülbir) olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, 07/03/2024 tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunda, 25/06/2022 tarihli kazaya bağlı kişinin tüm vücut engel oranının %2 (yüzdeiki) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacının olmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği kanaatine varıldığının bildirildiği, 31/05/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davacının üç (3) haftaya kadar geçici iş göremezlik durumu tespiti ile 3.600,86 TL geçici iş göremezlik gerçek net zararı hesaplandığı, olay tarihinde yürürlükte olan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre kişinin özür oranının %2 (yüzde iki) olduğu tespiti ve dava konusu sigortalı aracın %100 oranında kusur tespiti ve kabulü halinde ve sınırlı yönde 182.118,25 TL daimi iş göremezlik gerçek net zararı hesaplandığı, olay tarihinde yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçeleri 500.000,00 TL tutarlı “sakatlık teminat limiti tutarı”nın aşılmadığı, davacının kaza tarihinden itibaren bakıma ihtiyaç durumunun olmadığı tespitine itibarla bakıcı gideri zararı yönünde hesaplamaya yer verilmesinin olanaklı olmadığı, kaza tarihini kapsayacak yönde yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Poliçeleri (ZMMS) bakımından şahıs başına ölüm/sakatlık 500.000,00 TL ve tedavi şahıs başına 500.000,00 TL sigorta teminat bedelinin tespit edildiği, davacıya davalılar tarafından ifa amacını taşıyan herhangi bir ödeme yapıldığına dosyada tesadüf edilmediği, 25/06/2022 tarihinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca, davalı sigorta şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucunda, mahkemece dosya kapsamına ve olaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 07/03/2024 tarihli .... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporuna göre, davacının tüm vücut engel oranı %2 olacak, sekel halini alacak ve süreklilik arz edecek, kaza nedeniyle tıbbi iyileşme süresi 3 (üç) haftaya kadar uzayacak, tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacı olmayacak derecede yaralandığı, sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nın, aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda önce yolun solunda bulunan bariyerlere ve savrularak aynı istikamette seyir halinde bulunan ... yönetimindeki ... plakalı araca çarptığı, kazanın oluşumunda ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-B maddesi uyarınca aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara ayarlamamak kuralını ihlal etmesi, bu nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeni ile kazada %100 oranında tam kusurlu olduğu, aynı istikamette normal hızda seyreden ...'ın ise herhangi bir kusurunun olmadığı, kazanın oluş şekli açık olup, kusur oranı konusunda ayrıca bilirkişi incelemesine gerek bulunmadığı, 31/05/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre, davacının üç (3) haftaya kadar geçici iş göremezlik durumu tespit edildiğinden 3.600,86 TL geçici iş göremezlik gerçek net zararının bulunduğu, davacının %2 özür oranına göre 182.118,25 TL daimi iş göremezlik gerçek net zararının olduğu, davacının kaza nedeni ile bakıma ihtiyacı olmadığı görülmekle bakıcı gideri zararının olmadığı gerekçesiyle; "1-Davanın kısmen kabulü ile 182.118,25 TL daimi iş görmezlik tazminatı ve 3.600,86 TL geçici iş görmezlik tazminatının 22/02/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 200,00 TL bakıcı gideri tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacının %2 oranında sürekli iş göremez kaldığı yönündeki değerlendirmenin kabul edilemez nitelikte olduğunu, bu oran esas alınarak yapılan hesaplamanın da kabul edilemeyeceğini, maluliyet raporunun davacının iyileşme ihtimali değerlendirilmeden hazırlandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur raporu alınmaksızın hesap yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, kazada müvekkil şirkete sigortalı aracın kusur oranının tespiti için dosyanın savcılık/ceza dosyası evraklarının da temini ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur raporu alınması gerektiğini, hükme esas alınan raporda progresif rant sistemi ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, TRH 2010 tablosu + %1,65 teknik faiz yöntemi ile yeni bir rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporunda pasif dönemde gelir vergisi ve damga vergisi istisnası düşülmeden hesap yapıldığını ve hesapta hataya düşüldüğünü, “fiili çalışmanın karşılığı” olarak hesaplanan sigorta kesintileri ve vergi kesintileri brüt asgari ücret miktarından tenzil edilerek, 2023 yılı Temmuz ayından itibaren pasif dönem tazminat hesabından uygulanacak (AGİ hariç) asgari ücret miktarı 9.590,16 TL olması gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kaza meydana geldikten sonra şirkete usule uygun başvuru yapılmadığı için müvekkil şirket temerrüde düşmemiş olup, davacı yanın faize ilişkin bu talebinin reddini talep ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir. 25.12.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan; “7349 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde istisna” başlıklı 23. maddesine 18. bent eklenmek suretiyle, hizmet erbabının, ödemenin yapıldığı ayda geçerli olan asgari ücretin aylık brüt tutarından işçi sosyal güvenlik kurumu primi ve işsizlik sigorta primi düşüldükten sonra kalan tutarına isabet eden ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Aynı Kanun'la tüm ücret ve maaşların asgari ücret tutarı kısmından gelir ve damga vergisi de istisna edilmiştir. Söz konusu düzenleme, 01/01/2022 tarihinden itibaren yapılan ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde, yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla artık ücretlilere asgari ücret miktarından gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapılmadan ödeme yapılması gerekmekte olup, asgari ücret idare tarafından açıklanan bu miktar kadardır. Dolayısı ile açıklanan miktardan gelir vergisi ve damga vergisinin alınıp alınmayacağı idari bir tasarruf olduğundan varsayımsal olarak açıklanan asgari ücretten gelir vergisi ve damga vergisi düşülemez. Buna göre 01/01/2022 tarihinden itibaren artık asgari ücretten herhangi bir indirim yapılmadan işgöremezlik tazminatı hesaplanması gerekmekte olup, bu yöne ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. Müterafik kusur konusunda ise, Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582). Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418). Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olması aranmaktadır. Somut olayda, davacının yaralanmasının niteliği ve emniyet kemeri takılı olup olmadığı yönünde bir belirleme bulunmadığı anlaşılmakla, müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Hatır taşımasına ilişkin somut delil sunulmadığı anlaşılmakla bu yöndeki Mahkeme kabulü de yerinde bulunmuştur. Geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak, 2918 sayılı Yasa'nın 92. maddesinde, geçici iş göremezlik tazminatından kaynaklanan zararlarının sigorta teminatı dışında tutulmamış olmasına, 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde SGK'nın tedavi giderlerinden sorumluluğunun, Kanun ile belirlenen tedavi giderleri ile sınırlı olmasına, geçici iş göremezlik talebinin bu kapsamda olmamasına, Kanun ile sınırları belirlenen SGK'nın sorumluluğunun Genel Şartlar ile genişletilebilmesinin veya daraltılabilmesinin yasal olarak mümkün olmamasına göre davalı sigorta vekilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına yönelik istinaf sebepleri de yerinde değildir. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında davalı ... A.Ş. vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... A.Ş. vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebi reddedilen davalıdan alınması gereken 12.686,47 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.172,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.514,47 TL harcın davalı ... A.Ş.den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... AŞ. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 04/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.