11. Ceza Dairesi 2011/8478 E. , 2013/11090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 1- 213 sayılı VUK'nun 359/a-1. maddesince beraat, 2- 213 sayılı VUK'nun 359/b-1 maddesi gereğince 30 ay hapis cezası ile ayrı ayrı iki defa cezalandırma, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına 1- 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, Cumhuriyet Başsavcılığının
**11. Ceza Dairesi 2011/8478 E. , 2013/11090 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 1- 213 sayılı VUK'nun 359/a-1. maddesince beraat, 2- 213 sayılı VUK'nun 359/b-1 maddesi gereğince 30 ay hapis cezası ile ayrı ayrı iki defa cezalandırma, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına 1- 5271 sayılı CMK'nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2007 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında “2006 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan kamu davası açıldığı gözetilmeden, dava konusu yapılmayan "2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçunda da mahkumiyet kararı verilmesi, 2- Aynı takvim yılı için düzenlenen sahte faturaların müteselsil tek suç olacağı cihetle, Karadeniz Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/446 Esas sayılı dosyası dava dosyası getirtilip incelenerek, 2006 takvim yılında düzenlendiği iddia olunan faturalar için mükerrer dava olup olmadığının saptanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Defter ve kayıtlarda kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesaplar açma suçu yönünden; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” Buna paralel hüküm içeren 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nun 34. maddesinde de “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil gerekçeli yazılır.” hükümleri yer almaktadır. Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve maddi olaya uygun açıklamasıdır. Gerekçenin dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde; geçerli, yasal ve yeterli olması gerekir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi yasa koyucunun amacına uygun düşmez ve uygulamada keyfiliğe yol açar. Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nun 34, 230, 232 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanığın eylemlerinin ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması, sanık hakkında açılan kamu davası ile ilgili kurulan beraat hükmünün dayanaklarının gerekçeleriyle kararda açıklanıp gösterilmesi gerekirken, somut olayda gerekçeli kararda defter ve kayıtlarda kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesaplar açma suçundan açılan davaya hiç değinilmeden sanığın beraatine hükmedilmesi, 4- Kabule göre de; 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin defter ve kayıtlarda kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesaplar açma, sanığın ise sahte fatura düzenleme suçları yönünden temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.