5. Hukuk Dairesi 2024/3988 E. , 2024/9500 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/912 Esas, 2024/697 Karar DAVA TARİHİ : 20.03.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/117 Esas, 2022/256 Karar Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmi
**5. Hukuk Dairesi 2024/3988 E. , 2024/9500 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/912 Esas, 2024/697 Karar DAVA TARİHİ : 20.03.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/117 Esas, 2022/256 Karar Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Muğla ili, Marmaris ilçesi, Hisarönü Köyü Hisarönü mevkiindeki 45 cilt, 17 sayfa ve 1 sıra numaralı taşınmazda hisse sahibi olduğunu, taşınmazın kadastro tespitinde uygulanmayan tapu kayıtları listesine alınması ve mahkeme kararıyla da kıyı kenar çizgisi içine alınması sebebi ile tapu kayıtlarına güvenerek alınan taşınmazının kaydının tutulmasından da Devletin sorumlu olduğunu, mevcut durumda davacının taşınmazının Hisarönü Çubucuk mevkii 179 ada 9 parselde kaldığını belirterek uğramış olduğu maddi ve manevi zararın faizi ile birlikte 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsilini, ayrıca 6292 sayılı Kanun'dan doğan iade talep hakları saklı tutulmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin üçüncü bendi gereğince davanın zamanaşımı, hak düşürücü süre nedeni ile usulden reddi gerektiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince devletin tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan sorumlu tutulamayacağını, tapuda tesis edilen işlemlerin usulüne uygun olarak yapıldığını, davacının manevi tazminat talebinin yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının talep ettiği miktarın fahiş olduğunu, Yargıtay kararlarında bu tür davaların zenginleşme vasıtası olmaması gerektiğinin vurguladığını, dava konusu taşınmazın değerinin kısmi gösterildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30 uncu maddesine göre eksik alınan harcın mahallinde yapılacak keşifte tespit edilecek gerçek değer üzerinden tamamlattırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve Kanuna aykırı olduğunu, dava konusu kıyı vasfındaki yerin özel mülkiyete konu olamayacağını, tüm deliller toplanmadan karar verildiğini, itirazlarının nazara alınmadığını objektif değer artışı oranının yüksek belirlendiğini, m² birim fiyatının fahiş olarak hesaplandığını, ıslahın süresi içerisinde yapılmadığını, davacının dayanağı tapunun geçersiz olduğunu, davacının taşınmaza zilyet olmadığını, taşınmazın tarla vasfını kaybettiğini belirterek mahkemenin davanın kabulüne dair kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu Hisarönü köyü 179 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 2/160 oranındaki hissesini satış yoluyla 12.12.1995 tarihinde devraldığı, taşınmaz hissesini davacıya devreden Mehmet oğlu Kemal Eloğlunu'nun, ilk kayıt maliki Habibe Hanım isimli şahsın mirasçısı olduğunun Marmaris Kadastro Mahkemesinin 2009/857 Esas, 2011/311 Karar sayılı dosyası içeriğinden anlaşıldığı, bu kapsamda tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle davacının zarara uğradığın kabulü ile istinafa gelen tarafın sıfatına göre yapılan değerlendirmede; sulu tarla kabulüyle bedele tespitinde usul ve Kanuna bir aykırılık görülmediği belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, geçersiz tapu kaydına dayalı tazminat talep edilemeyeceğini, usulüne uygun rapor düzenlenmediğini ve fahiş bedel belirlendiğini, sular altında kalan, maddi getirisi olmayan taşınmazın bu durumunun değer biçilirken gözetilmediğini, değrelendirme tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4721 sayılı Kanun’nun “Sorumluluk” karar başlıklı 1007 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur.” 3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4 - 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı ilâmında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir. 4. 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan ... duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.'' 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davacının Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, 45 cilt, sayfa 17, sıra 1'de kayıtlı taşınmazdan Ankara 1.Neterliğinin 08.01.1990 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 2/160 payını satın aldığı, Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/9 Esas, 1995/629 Karar sayılı ilamıyla satış vaadi sözleşmesi nedenine dayalı belirtilen taşınmazın davacı adına tesciline karar verildiği, kadastro çalışmaları kapsamında bu kaydın revizyon görmediği, davacının iddiasına göre dayandığı kaydın kapsamında olan alanın 179 ada 9 parsel olarak Hazine adına tespit görmesi üzerine, davacı tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasında Marmaris Kadastro Mahkemesinin 2009/857 Esas, 2011/315 Karar sayılı dosyasında davacının itirazının reddine, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince "kadastro tespit tutanağının iptaliyle kıyı olarak taşınmazın kadastro dışı bırakılmasına" karar verilerek Mahkeme kararının düzeltilerek onandığı, kararın 08.10.2012 tarihinde kesinleştiği ve eldeki davanın 20.03.2020 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. 3. Marmaris Kadastro Mahkemesinin 2009/857 Esas, 2011/315 Karar sayılı Yargıtay denetiminden geçen kararının gerekçesi ve dosyadaki belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının mülkiyet hakkına dayanak yaptığı tapu kaydının değişebilir nitelikte sınırlar içerdiği, çekişmeli parseli kapsadığının söylenemeyeceği, tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği, çekişmeli parselin zilyetlikle edinilecek yerlerden olmadığı, davacının dayandığı kaydın uygulanamayan kayıtlar listesine alındığı, taşınmazında kıyı kenar çizgisinin kıyı tarafında kaldığı ve bu doğrultuda tescil harici bırakıldığı ve davacının kadastro tespitine itirazının bu gerekçelerle reddedildiği gözetildiğinde davacının dava konusu taşınmazda ileri sürebileceği mülkiyet hakkından söz edilemeyeceğinden 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Hazine vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.