Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5273 E. , 2024/7178 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5273 Karar No : 2024/7178 TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- (DAVACI) ... Sanayi, Ticaret Limited Şirketi 2- (DAVALI) ... Valiliği ... İl Müdürlüğü ... Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRE…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5273 E. , 2024/7178 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5273 Karar No : 2024/7178 TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- (DAVACI) ... Sanayi, Ticaret Limited Şirketi 2- (DAVALI) ... Valiliği ... İl Müdürlüğü ... Başkanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada önünde bulunan deniz yüzeyinin 350,00 m²'sinin tekne bağlama yeri, kafeterya yapmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle, 23/01/2014-20/06/2017 tarihleri arasındaki dönem için davacıdan 305.770,39-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ... tarihli, ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından ecrimisil miktarı fahiş bulunup itiraz edildiğinde Mahkemece 16/02/2018 günlü ara kararıyla uyuşmazlığın çözümü için yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişi tarafından hazırlanan ve ayrıntılı gerekçesi içeriğinde yer alan bilirkişi raporunda özet ve sonuç olarak; uyuşmazlık konusu taşınmazın ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 350,00 m² alanlı davacıya ait teknenin bulunduğu alanın kimsenin mülkiyetinde olmayan ve özel mülke konu olmayan bir alan olarak Devletin hüküm ve tasarrufunda olan bir alan olduğu, üzerinde Hanedan-1 adlı geminin bulunduğu, gemide ... Cafe & Nargile adı altında kafe işletmeciliğinin yapıldığı, davalı idare elemanlarınca 20/06/2017 tarihinde mahallinde düzenlenmiş olan tespit raporunda; ... İlçesi, ... Mahallesinde bulunan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanın kafeterya yapılmak suretiyle 01/01/2010 tarihinden itibaren ... Kuyumculuk Turizm İnşaat ve Denizcilik San. Tic. Ltd. Şti. tarafından işgal edildiğinin idare tarafından tespit edildiği, 23/01/2014-20/06/2017 tarihleri arasındaki dönem için toplam 223.202,15-TL ecrimisil getirisi olabileceği, davalı idare tespitine göre oluşan aradaki 82.568,24-TL farkın fahiş ecrimisil tespitinden kaynaklandığı sonuç ve kanaatine varıldığı, dosyadaki bilgi ve belgeler ile yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesi neticesinde, söz konusu taşınmazın 23/01/2014-20/06/2017 tarihleri arası işgal dönemi için toplam 223.202,15-TL ecrimisil getirisinin hesaplanması nedeniyle dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin, 223.202,15-TLlik kısmının dışında kalan ve fahiş ecrimisil tespitinden kaynaklan toplam 82.568,24-TL'lik kısmında mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin 82.568,24-TL’lik kısmının iptaline, davanın 223.202,15-TL'ye yönelik kısmının ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; bilirkişi raporunda ecrimisil getirisinin belirlenmesinde TEFE-ÜFE oranları dikkate alınarak bir hesaplama yapıldığı ancak ecrimisil hesabının; taşınmaz emlak vergi değerinin beyan dönemleri arasındaki yıllarda yeniden değerleme oranına göre belirlenmesi, ecrimisilin bir kamu alacağı olması ve ortada özel hukuk hükümlerinin tatbiki gereken herhangi bir sözleşmenin de bulunmaması halinde, hesaplamada baz alınan yıla ait birim değerlerin, TEFE veya ÜFE'ye göre değil Hazine ve Maliye Bakanlığınca yayımlanan "yeniden değerleme oranı" dikkate alınarak güncellenmesi suretiyle yapılması gerektiğinden, bu bağlamda 2017 yılı için açıklanan yeniden değerleme oranın %14,47, 2016 yılı için %3,83, 2015 yılı için %5,58 ve 2014 yılı için %10,11 olduğu dikkate alınıp, taşınmazın 2018 yılı için m²'sinin ecrimisil getirisi yıllık olarak 300,00-TL olarak kabul edilerek yapılan hesaplamada, 2017 yılına ait 5 ay 20 gün süre için 39.008-TL, 2016 yılı için 79.559-TL, 2015 yılı için 75.354-TL ve 2014 yılına ait 11 ay 9 gün süre için 64.442-TL olmak üzere, işgal döneminde taşınmazın ecrimisil getirisinin 258.363-TL olduğunun belirlendiği, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin bu kısmının hukuka uygun olduğu, bu tutarı aşan 47.407,39-TL ecrimisile ait kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 47.407,39-TL ecrimisile ait kısmının iptaline, 258.363,00-TL ecrimisile ait kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Uyuşmazlığa konu geminin ...Hastanesi önünde, deniz içinde kafe olarak ruhsatlandırılmış ve bu amaçla işletilen bir gezi gemisi olduğu, belirli periyotlarla bakım ve gezi faaliyetleri, düğün,nişan ve sünnet organizasyonları için hem sabit hem gezer şekilde faaliyet gösterdiği, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dava konusu yerlerde herhangi bir işgalden söz etmeye olanak bulunmadığı, idare tarafıdan ancak deniz üzerinde yapılmış olan bir yapı mevcut ise ecrimisil istenebileceği, bilirkişilerce yerin emsal değeri belirlenirken dava konusu yerle hiçbir alakası olmayan çarşı içindeki dükkanların emsal alındığı ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Dava konusu ecrimisil işleminin idarece ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak tesis edildiği, idarenin takdir yetkisinin göz ardı edilerek ecrimisil bedeli belirleme yönünde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, mahkemelerce idarenin takdir yetkisini kaldıracak nitelikte yargı kararı verilemeyeceği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davalı idarenin temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 75. maddesinde; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 74. maddesine dayanılarak çıkarılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik'in 85. maddesinin 2. fıkrasında; "...ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. İşgalin şekli, Hazine taşınmazının konumu ve taşınmazdan elde edilen gelir gibi unsurlar itibariyle asgari ecrimisil tutarlarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir..." hükmüne; 5. fıkrasında; "Bakanlık, uygulamada birliği sağlamak amacıyla, ecrimisilin tespit ve takdirine ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanan 336 nolu Milli Emlak Genel Tebliği'nin, "Kıyı Kanunu kapsamında kalan yerlerde ecrimisil işlemleri" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında "(Değişik :RG-08/10/2016-29851)... Kıyı ve sahil şeritleri ile dolgu alanlarında yukarıdaki belirtilen kullanımlar dışında izinsiz kullanımın tespiti halinde; işgalin şekli, bu alanların konumu ve kullanımlarından elde edilecek gelir düzeyi de dikkate alınarak Kanunun 9 uncu maddesinde belirtilen yerlerden sorulmak suretiyle bedel tespit komisyonu tarafından ecrimisil tespit ve takdir edilir. Deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla mendireklerle çevrilmiş deniz yüzeyinde ise, kara parçası için tespit edilen ecrimisil bedelinin yüzde onu esas alınmak suretiyle ecrimisil tespit ve takdir edilir." kuralı getirilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; bakılmakta olan davanın, ..., ili ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada önünde bulunan deniz yüzeyinin 350,00 m²'sinin tekne bağlama yeri, kafeterya yapmak suretiyle işgal ettiğinden bahisle, 23/01/2014-20/06/2017 tarihleri arasındaki dönem için davacıdan 305.770,39-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin... tarihli ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açıldığı görülmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, ecrimisilin, haksız işgal nedeniyle alınan bir tazminat olduğu, kıyı ve sahil şeritlerindeki işgallerden de ecrimisil istenilebileceği, buralardaki işgaller nedeniyle ecrimisil tutarı hesaplanırken; işgalin şekli, fuzuli şagile sağladığı gelir dikkate alınarak, belediye, ticaret odası, sanayi odası, borsa gibi yerlerden veya bilirkişilerden sorulmak suretiyle bir bedel tespiti yapılacağı, deniz turizmi araçlarının bağlanması amacıyla mendireklerle çevrilmiş deniz yüzeylerinin işgalinde ise, kara parçası için tespit edilen ecrimisil bedelinin yüzde onu esas alınmak suretiyle ecrimisil bedeli tespit edileceği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu ecrimisil ihbarnamesine ilişkin işgal alanının, "deniz yüzeyi" olduğu hususu dikkate alındığında, söz konusu alanla ilgili ecrimisil hesabının; 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 14. maddesinin 2. fıkrasıyla getirilen düzenleme uyarınca, kara parçası için belirlenen ecrimisil miktarının yüzde onu esas alınmak suretiyle yapılması gerekirken; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, söz konusu Tebliğ hükmünün dikkate alınmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davaya konu "deniz yüzeyi" işgali için, idarece istenilen ecrimisil miktarının uygunluğunun belirlenebilmesi için, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 14. maddesinin 2. fıkrasıyla getirilmiş olan, deniz yüzeyindeki işgallerde ecrimisilin nasıl tespit edileceğine ilişkin belirtilen usuller dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeye dayalı olarak verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının sayılı davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 10/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.