(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/13114 E. , 2009/14896 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.07.2008 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.09.2009günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki b…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/13114 E. , 2009/14896 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.07.2008 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna dayalı elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.09.2009günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, maliki olduğu 110 ada 221 parsel sayılı taşınmaza davalının sınıra yakın şekilde ağaç dikmesi nedeniyle ağaçların dal ve köklerinin zarar verdiğini belirterek ağaçların dalları ile köklerinin kesilmesini istemiştir. Davalı, ağaçların davacı taşınmazına zarar vermediğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. 2- Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 683. maddesi “bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Anılan kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde yer alan 740.maddesi, başkasının mülküne geçip zarar veren dal ve köklerin zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin aşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir. Burada esas unsur zarar görmedir. Mahkemece davalı taşınmazındaki bitkilerin gölge yaparak ya da köklerinin geçmesi nedeniyle davacı taşınmazında verim kaybının olup olmadığı saptanmalıdır. Zararın varlığının saptanması halinde ise uzman bilirkişiler aracılığı ile hangi ağaçların (bitkilerin) zarar verdiği, bunların kökünden ya da dalları kesilerek mi zararın giderileceği saptanarak zararın giderim şekli hükmünde açıkça gösterilmelidir. Somut olayda; mahkemece, teknik bilirkişilerin katılımı ile keşif yapılmıştır. Fen bilirkişisi ...’un 31.03.2009 havale tarihli raporu ve krokisinde ve ziraat bilirkişisi ...’in 1.4.2009 havale tarihli raporunda gösterilen ağaçların 221 sayılı parsele ne gibi zarar verdiği açık olarak belirtilmemiştir. Ayrıca kesilmesi öngörülen ağaçların hangileri olduğunun açıkça belirtilmemesi de infazda karışıklığa neden olacağından bu ağaçların krokide açıkça gösterilmesi gerekir. Bu hususlar açıklanmadan yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.