4. Hukuk Dairesi 2022/4209 E. , 2025/700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2652 Esas 2022/214 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/132 Esas - 2019/429 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafı
**4. Hukuk Dairesi 2022/4209 E. , 2025/700 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2652 Esas 2022/214 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/132 Esas - 2019/429 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 29.12.2017 tarihinde, davalı ...’in sürücüsü olduğu ve davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın, yaya olarak yolun karşısına geçmekte olan ...’a çarparak ölümüne neden olduğunu, ölenin müvekkili Sevgi'nin eşi, diğer müvekkillerinin ise babası olduğunu, müvekkillerinin ölenin desteğinden mahrum kaldığı gibi manevi olarak da ızdırap çektiklerini, davalı ... şirketine müracaat etmelerine rağmen zararlarının karşılanmadığını belirterek davacıların her biri için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca müvekkili Sevgi için 7.500,00 TL, diğer müvekkilleri için ayrı ayrı 10.000,00’er TL manevi tazminatın, davalı ...’ten tahsili ile müvekkillerine verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde vefat edenin kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunun ceza soruşturmasında alınan rapor ile de tespit edildiğini, bu nedenle davacıların zararından müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı .... (Halk Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kusurun, yaya geçidi olmayan yerde yolun karşısına geçmeye çalışan vefat edende olduğunu, kaza tespit tutanağında sürücünün hızını azaltmadığı belirtilmiş ise de sürücünün hızının normal olduğu, kazanın meydana gelmesinde sürücünün kusurunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik ihtisas Dairesinden alınan kusur raporunda, kazanın meydana gelmesinde vefat eden yayanın asli ve %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle davacıların zararlarından davalıların sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın meydana gelmesinde tüm kusurun davacıların desteğinde olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde, davalının da kusurlu olduğunun tespit edildiğini, söz konusu tutanağın olay yerinde olay anına en yakın sürede hazırlanması nedeniyle atfedilen kusurların göz önüne alınması gerkirken, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan kusur raporunda tespit edilen kusur oranlarının kabulünün hatalı olduğunu, davalı araç sürücüsünün hız sınırlarına uymadığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu bellirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; 29.12.2017 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.