başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvuru numarası karar tarihi başvurucu elektrik üretim aşnin seyitömer termik santralinde işçi olarak çalışmaktayken tarihli dilekçe ile dayanışma aidatı ödeyerek dönem toplu sözleşmesi hükümlerinden faydalanmak istemiş başvurucu ile aralarında iş akdi bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir başvurucu bu defa hizmet kolunda faaliyette bulunan türkiye enerji su ve gaz sendikasına üye olma talebinde bulunmuş sendikanı
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvuru numarası karar tarihi başvurucu elektrik üretim aşnin seyitömer termik santralinde işçi olarak çalışmaktayken tarihli dilekçe ile dayanışma aidatı ödeyerek dönem toplu sözleşmesi hükümlerinden faydalanmak istemiş başvurucu ile aralarında iş akdi bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir başvurucu bu defa hizmet kolunda faaliyette bulunan türkiye enerji su ve gaz sendikasına üye olma talebinde bulunmuş sendikanın üyelik talebini kabul edip üyelik başvuru formunu ilgili göndermesi üzerine eüaş başvurucunun kendi personeli olmadığını belirterek belgeleri iade etmiştir başvurucu kendisi ile birlikte eüaşa ait iş yerinde çalışan sendikaya üye işçilerin asıl işverenin işçisi olduğu hâlde muvazaalı olarak alt işveren işçisi gibi gösterildiğini daha az maliyetle işçi çalıştırmak için bu yola başvurduğunu bu açıdan bireysel ve kollektif haklarının kısıtladığını sendika üyeliği nedeniyle hâlen yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiğini ileri sürerek sözleşmeden kaynaklanan işçilik alacaklarının tahsili istemiyle dava açmıştır kütahya mahkemesi tarihli kararında yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen aynı mahiyetteki çok sayıda dosyayı da emsal göstermek suretiyle başvurucunun eüaş bünyesinde değişik hazırlanan tek tip sözleşmeler ile ihaleyi alan firmalar değişse dahi çalışmalarını kesintisiz devam ettirdiğini bu firmalar ile alt işverenlik sözleşmelerinin tarihli ve sayılı kanununun maddesine aykırı ve muvazaalı olduğunu alt yaptıkları asıl işin işçi temini olduğunu belirterek davayı kabul etmiştir mahkemenin benzer nitelikteki çok sayıda kararı ile birlikte anılan hüküm temyiz edilmiş yargıtay hukuk dairesi tarihinde tarihli ve sayılı enerji piyasası düzenleme kurumunun teşkilat ve görevleri hakkında kanunun maddesini ilk defa somut olay çerçevesinde değerlendirdiğini belirterek elektrik üretimi yapan davalı şirketin bu madde kapsamında tanınan imtiyazlara sahip olması gerektiğini bu nedenle asıl işin tamamı veya bir kısmını alt işverene devredebileceğini bu açıdan muvazaalı alt işverenlik ilişkisinden bahsedilemeyeceğini belirterek benzer nitelikteki birçok dosya ile birlikte hükmü bozmuştur yargıtay hukuk dairesinin bozma kararları üzerine aralarında başvurucunun da bulunduğu bazı işçiler tarafından açılan davalar kütahya mahkemesine bazı davalar da kütahya mahkemesine tevzi edilmiştir kütahya mahkemesi bozmadan sonra yaptığı yargılamada fazla dosya ile ilgili direnme kararı vermiştir bu kararların temyizi üzerine dosya yargıtay hukuk genel kuruluna hgk gönderilmiştir hgk tarihli kararında davalı kamu tüzel kişiliği ile yapılan hizmet alım sözleşmelerinin içeriği alt işverenlerin değişmesine rağmen çalışan işçilerin değişmemesi alınacak işçilerin unvanlarının şartnamede ayrı ayrı belirtilmesi alt işverenin ücret bordrolarını tutan bir işçi dışında diğer işçileri sevk ve idare eden işçisinin bulunmaması puantaj kayıtlarının eüaş tarafından belirlenen kişilerce tutulması işe alan ve işten çıkaranın eüaş olması davacı ve alt işveren şirket işçilerinin asıl işveren eüaş işçileri ile aynı şekilde ve üretimin her bölümünde çalışması emir ve talimatların eüaş tarafından verilmesi çalışma şartlarının ve yıllık izinlerin eüaş başvuru numarası karar tarihi tarafından belirlenmesi alt işveren işçilerinin yapılan iş ve hizmette eüaş tarafından temin edilen ve yine davalıya ait araçları kullanması gibi nedenleri gözönünde tutarak davalı şirket ile alt işveren arasındaki hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ve başvurucunun asıl işveren şirketin işçisi olduğunu belirterek yerel mahkemenin direnme kararını yerinde bulmuş daire tarafından incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi amacıyla dosyaları özel daireye göndermiştir daire hgk tarafından davalı imzaladığı alt işverenlik sözleşmesinin muvazaa sebebiyle geçersiz ve davacıların baştan itibaren asıl işçisi olduğu hususunun kabul edildiğini uygulama birliği ile hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini gözönüne aldığını belirterek bu nitelikteki dosyaları onamıştır başvurucunun da bulunduğu dava dosyalarına bakan kütahya mahkemesi ise birçok dosyada yargıtay hukuk dairesinin tarihli bozma ilamına uymuş kütahya asliye hukuk mahkemesindeki benzer dosyaların kesinleşmesini beklemeden tarihinde davanın reddine karar vermiştir temyiz üzerine daire tarihli kararında bozma ilamına uyularak karar verilen diğer dosyalarla benzer şekilde değerlendirme yaparak hgknın tarihli kararıyla olayda muvazaanın varlığının kabul edildiğini bozma kararındaki görüşünü korumasına rağmen hukuki istikrar adına hgkdan geçen dosyaları onadığını ancak ilk derece mahkemesince bozmaya uyulması nedeniyle hgknın önüne çıkmayan somut olayda davalı lehine usule ilişkin müktesep hak oluştuğunu belirterek hükmün onanmasına karar vermiştir bu arada aralarında başvurucunun vekillerinin de bulunduğu avukatlar tarafından tarihli dilekçeyle yargıtay hukuk dairesi ve yargıtay hukuk dairesi ile yargıtay hukuk dairesi kararları arasında asıl ile alt işveren arasındaki iş ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı hususunda içtihat aykırılığı bulunduğu ileri sürülerek içtihadın birleştirilmesi talep edilmiştir yargıtay birinci başkanlık kurulu tarihli ve sayılı kararı ile muvazaa iddiasının her somut olayın özelliğine göre çözümlenmesi gerektiğini belirtmiş içtihadı birleştirme yoluna gidilmesine gerek olmadığına karar vermiştir onama kararı tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur iv hukuk konu hakkında ilgili hukuk için bkz hakan altıncan b no v