Başvuru; farklı ceza infaz kurumunda bulunan eşle yapılan telefon görüşmesinin hem arayan hem de aranan yönünden haftalık telefonla görüşme hakkından düşürülmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; farklı ceza infaz kurumunda bulunan eşle yapılan telefon görüşmesinin hem arayan hem de aranan yönünden haftalık telefonla görüşme hakkından düşürülmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Şikâyet konusu müdahale tarihi itibarıyla başvurucu Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Kurum), eşi de Artvin T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda silahlı terör örgütü üyeliği suçundan tutuklu olarak bulunmaktadır. Başvurucu farklı ceza infaz kurumunda bulunan eşi ile yaptığı telefon görüşmesinin hem kendi hem de eşinin haftalık telefonla görüşme hakkından düşürüldüğünü ve bu uygulamanın herhangi bir hukuki dayanağının bulunmadığını ileri sürerek Kuruma uygulamanın değiştirilmesi talebinde bulunmuştur. Kurum 21/3/2019 tarihli kararıyla başvurucunun talebini reddetmiştir. Kararda Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün (Genel Müdürlük) 8/3/2019 tarihli görüş yazısına atıf yapılarak söz konusu görüş yazısı gereği 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) maddesinin birinci fıkrasındaki kişilerden olması kaydıyla anılan maddenin ikinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen süre ile sınırlı olmak suretiyle arayan ve aranan hükümlü/tutuklu yönünden haftalık telefon hakkının kullanılmış sayılacağı ve bu nedenle başvurucunun talebinin reddedildiği ifade edilmiştir. Farklı ceza infaz kurumlarında barındırılmakta olan hükümlü ve tutukluların telefonla görüşme hakkına ilişkin olarak Genel Müdürlüğün bahsi geçen görüş yazısında; 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesi ile Tüzük'ün maddelerine değinilmiş ve Tüzük'ün maddesinin birinci fıkrasında sayılan kişilerden olması şartıyla yine bu maddenin ikinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen süre ile sınırlı olmak suretiyle arayan ve aranan hükümlü ve tutuklu yönünden haftalık telefonla görüşme hakkının kullanılmış sayılacağı belirtilmiştir. Başvurucu, Kurum kararına karşı Çorum İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) başvurmuştur. Başvurucu şikâyet dilekçesinde, farklı ceza infaz kurumunda bulunan eşinin telefonla görüşme hakkı kapsamında tarafını arayıp konuşması durumunda kendisinin haftalık telefonla görüşme hakkının da kullanılmış sayıldığını ve bu nedenle o hafta için çocuğuyla telefon görüşmesi yapamadığını öne sürmüştür. İnfaz Hâkimliği 25/3/2019 tarihinde şikâyeti reddetmiştir. Kararda Genel Müdürlük görüşü gözetildiğinde Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğu ifade edilmiştir. Başvurucunun bu karara itirazı Çorum Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 2/5/2019 tarihinde öğrendikten sonra 17/5/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İnceleme tarihi itibarıyla şikâyet konusu uygulamanın dayanağı olan 8/3/2019 tarihli Genel Müdürlük görüş yazısının bahsi geçen kısmının -Danıştay Dairesinin 26/2/2020 tarihli kararıyla- yürütmesinin durdurulduğu ve bunun üzerine Genel Müdürlük tarafından 22/6/2020 tarihli yeni bir görüş yazısıyla "Birbirleri ile telefon görüşme hakkına sahip hükümlü ve tutukluların farklı ceza infaz kurumlarında barındırılmaları halinde kurumlar arasında gerekli koordinenin sağlanarak görüşme yaptırılması, görüşmenin arayan hükümlü veya tutuklunun haftalık telefonla görüşme hakkından düşülmesi, aranan hükümlü veya tutuklunun telefonla görüşme hakkının baki kalmasının uygun olacağı" şeklinde uygulama değişikliğine gidildiği görülmüştür. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.