3. Hukuk Dairesi 2024/1779 E. , 2025/2240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1374 E., 2024/81 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/121 E., 2021/219 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlana
**3. Hukuk Dairesi 2024/1779 E. , 2025/2240 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1374 E., 2024/81 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/121 E., 2021/219 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirket ile Kilis Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü arasında Kısmen Bedelsiz Parsel Tahsis Sözleşmesi imzalanarak, Kilis OSB sınırları içerisindeki 8.651,22 m² yüzölçümlü 103 ada 19 numaralı parselin 20.01.2017 tarihinde müvekkili şirkete tahsis edildiğini, bilahare noter aracılığıyla Yatırım Taahhütnamesi imzalandığını, müvekkili şirketin arsa karşılığı gerekli ödemeyi yaparak yükümlülüklerini yerine getirdiğini, yapı ruhsatı alındığından İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı alınması için 13.06.2020 tarihine kadar izinleri olduğunu, müvekkili şirkete arsa tahsis iptalini içeren 19.08.2019 tarihli bir yazı gönderildiğini, OSB içerisinde faaliyet gösteren bir firmanın sunduğu dilekçeden yola çıkılarak, işbu firmanın faaliyetlerinin etkileneceği kanaatine varılarak dava konusu arsa tahsisinin iptal edildiğini, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 60. maddesinde hiçbir şekilde yer verilmeyen bir nedenle, keyfiyete bağlı bir iptal işlemi gerçekleştirildiğini belirterek, arsa tahsis işleminin usulsüz olarak iptal edildiğinin tespiti ile tahsisin iptali yönünden kararın kaldırılmasına ve dava konusu taşınmazın müvekkili şirkete tahsisine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacının uğraştığı alanın, metallerin ayrıştırılması, zenginleştirilmesi ve kullanım alanına uygun bir şekilde işlenmesi ile ilgili olduğunu, dava dışı şirketin şikayetinin Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilip haklı görüldüğünü, davacı şirketin Yönetmeliğin 60/1-(c) bendine göre, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'ne göre "ÇED gerekli değildir" veya "ÇED olumlu" kararı almadığını ve bu kararı da müvekkili kuruma sunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu 103 ada 19 parsel sayılı taşınmazın taraflar arasında imzalanan ve 20.01.2017 tarihinde onaylanan "Kısmen Bedelsiz Parsel Tahsis Sözleşmesi" ile davacı tarafa tahsis edildiği, davacı şirketin 13.06.2018 tarihinde yapı ruhsatı aldığı, Yönetmeliğin Arsa Tahsis İptali başlığı altından bulunan 60. maddesi gereğince, 13.06.2020 tarihine kadar işyeri açma ve çalışma ruhsatı alması gerektiğinin davalı tarafından davacıya bildirildiği ancak 19.08.2019 tarihinde, bitişikte yer alan firmanın üretimini etkileyeceğinden arsa tahsisinin davalı tarafından iptal edildiğinin anlaşıldığı, 19.08.2019 tarihli tahsis iptal kararı incelendiğinde; medikal ürünlerin üreticisi bir firmanın OSB'ye sunduğu dilekçeyle, üretim sahaları bitişiğindeki parsellerde metal, boya, karbon vb. üretimi yapılmasının risk teşkil edeceği, bitişik parsellerdeki tahsislerin bu yönde değerlendirilmesini talep ettiği, bu dilekçeye istinaden davalı tarafından, davacının üretim konusu gözetilerek tahsis edilen 103 ada 19 nolu parselin arsa tahsisinin iptal edildiğinin anlaşıldığı, tapu kayıtlarından, davacıya tahsis edilen 103 ada 19 nolu parsel sayılı taşınmazın tevhit işlemi sonucu 103 ada 22 parsel olarak tescil edildiği, taşınmazda Bayteks adlı firma ve Kilis OSB Başkanlığının hissedar olduğunun görüldüğü, davalı vekili cevap dilekçesinde tahsis iptalinin Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında kaldığını savunsa da, tahsis iptal kararındaki gerekçenin bu olmadığı, aksi düşünülse dahi davalı tarafından Yönetmeliğin Arsa Tahsis İptali başlığı altından bulunan 60. maddesi gereğince, 13.06.2020 tarihine kadar işyeri açma ve çalışma ruhsatı alması gerektiği bildirildiğinden, davacının ÇED Yönetmeliği kapsamında gerekli çevresel etki değerlendirmesi kararı almak için de 13.06.2020 tarihine kadar süresinin bulunduğu sonucuna varıldığı, hakkaniyete ve Yönetmelikle aykırı olarak dava konusu arsa tahsisinin iptaline karar verildiği gerekçesiyle; davalının 19.08.2019 tarihli kararının iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tahsis kararı iptalinin, Kanuna ve Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin arsa tahsis iptaline ilişkin 108. maddesine dayanmadığı, davacının faaliyet alanının tahsis yapıldığı tarihte bilindiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının iş yeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusundan önce hatta yapı ve kullanım ruhsatı başvurusundan önce ÇED başvurusu yapmasının gerektiğini, ancak Yönetmelikteki kesin kuralın, hiç ÇED başvurusu yapmayan davacının "ÇED raporu" için halen başvuru süresi olduğu şeklinde değerlendirilmesine de engel olduğunu, müvekkili tarafından zaten hükümsüz olan arsa tahsis işleminin iptal edildiğini, Mahkeme kararının Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'ne ve Yönetmeliğin 108. maddesine açıkça aykırı olduğunu, ÇED başvurusu olmayan, başvurusu olmadığı için tahsisin iptal edileceğini bilen davacının müvekkilinin arsa tahsis iptal sebebinin geçerli olmadığı savunmasının da dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, OSB Uygulama Yönetmeliği'nin 60. maddesinin ÇED raporu için hiç başvuru yapmamış ve inşaatta yani yatırıma hiç başlamamış davacı için uygulanmasının da mümkün olmadığını, ÇED raporu için başvuru bile yapmayan davacının, faaliyet alanı bakımından steril üretim yapan bitişik arazideki işletmeye zarar vermeyeceği ya da önlemleri hakkında rapor sunmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıya tahsis edilen arsanın iptaline ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, arsa tahsisi iptal kararının, davacı şirketin Yönetmelik'in 60/1-(c) bendine aykırı davranıldığı gerekçesiyle alınmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.