Başvurucu, ilk derece mahkemesince yapılan bir maddi hata nedeniyle tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin hükmü temyiz etme olanağını kaybettiğini belirterek, Anayasa’nın 36. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiş, ihlalin tespitiyle yeniden yargılama yapılmasına, yeniden yargılama yapılmasına hükmedilmemesi durumunda uğradığı zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Başvurucu, ilk derece mahkemesince yapılan bir maddi hata nedeniyle tarafı olduğu uyuşmazlığa ilişkin hükmü temyiz etme olanağını kaybettiğini belirterek, Anayasa’nın maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiş, ihlalin tespitiyle yeniden yargılama yapılmasına, yeniden yargılama yapılmasına hükmedilmemesi durumunda uğradığı zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Başvuru, 11/12/2013 tarihinde Alanya Hukuk Mahkemeleri Ön Bürosu vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, kabul edilebilirlik incelemesi Bölüm tarafından yapılmak üzere, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesi ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu ve eşinin Antalya Aile Mahkemesinin 18/6/2010 tarih ve E.2009/542, K.2010/703 sayılı kararı ile boşanmalarına karar verilmiştir. Başvurucu tarafından ilk derece Mahkemesi kararı 21/7/2010 tarihli dilekçe ile temyiz edilmiştir. Antalya Aile Mahkemesi antetini taşıyan 13/9/2010 tarih ve E.2009/542, K.2010/703 sayılı evrak kapsamında, kararı temyiz etmekle beraber temyiz posta masraflarını yatırmadığı anlaşılan başvurucuya, temyiz posta masraflarının ikmali hususunda muhtıra gönderilmesine karar verilmiş ve belirtilen muhtıra 6/10/2010 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu vekili tarafından Alanya Merkez Postanesi vasıtasıyla, 7/10/2010 tarihinde Antalya Aile Mahkemesinin E.2009/542, K.2010/703 sayılı dosyasına temyiz posta masrafı adı altında, muhtırada belirtilen miktar yatırılmıştır. Antalya Aile Mahkemesinin 1/12/2010 tarih ve E.2009/542, K.2010/703 sayılı ek kararı ile, muhtırada belirtilen süre içerisinde temyiz posta masrafının ikmal edilmediğinden bahisle, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına hükmedilmiştir. Antalya Aile Mahkemesinin 29/12/2010 tarih ve E.2009/542, K.2010/703 sayılı ek kararı ile, başvurucunun ibraz ettiği posta havale makbuzunun incelenmesi neticesinde, temyiz posta masrafının süresi içinde ve adli tatil içerisinde yatırıldığı ancak, makbuzun mahkemeye ulaşmadığı ve posta idaresi tarafından bir aylık bekleme süresi sonunda göndericisine iade edildiğinin anlaşıldığı belirtilerek, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına dair 1/12/2010 tarihli ek kararın iptaline ve dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtaya gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesinin 16/2/2012 tarih ve E.2011/1791, K.2012/2949 sayılı kararı ile, hükmün temyiz edilmemiş sayılmasına dair ek kararların temyize tabi olduğu, nihai kararı vermekle işten el çeken ilk derece mahkemelerinin kendi verdikleri hükümleri kaldırmalarının söz konusu olamayacağı, bu kapsamda yerel mahkemece hükmün temyiz edilmemiş sayılması hususunda verilen kararın yeni bir ek kararla kaldırılmasının usulen mümkün olmadığı ve taraflarca hükmün temyiz edilmemiş sayılmasına dair ek kararın temyiz edilmesi cihetine de gidilmediği belirtilerek, başvurucunun hükmün temyizine dair dilekçesinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucu tarafından yapılan eski hale getirme talebi, Yargıtay Hukuk Dairesinin 25/3/2013 tarih ve E.2011/16121, K.2013/8160 sayılı kararı ile, ileri sürülen hususların eski hale getirme sebebi olmadığı gibi, hükmün temyiz edilmemiş sayılmasına dair ek kararı temyiz imkanı var iken, geçerli bir mazeret olmaksızın başvurucu tarafından bu yola da başvurulmamış olduğu belirtilmek suretiyle reddedilmiştir. Belirtilen ret kararına karşı yapılan karar düzeltme talebi, Yargıtay Hukuk Dairesinin 7/10/2013 tarih ve E.2013/17136, K.2013/23034 sayılı kararı ile reddedilmiştir.B. İlgili Hukuk 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun maddesinin son fıkrası şöyledir: “Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Bunların eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Bu kararın da temyiz edilmesi halinde 432 nci maddenin son fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.” 1086 sayılı Kanun’un maddesinin son fıkrası şöyledir: “Bu ret kararı tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz edilebilir, temyiz edildiği ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya kararı veren mahkemece Yargıtaya yollanır. Yargıtayın ilgili dairesi temyiz isteminin reddine ilişkin kararı bozarsa, ilk temyiz dilekçesine göre temyiz istemini inceler.” 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Talep” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir.”