Başvuru, ceza infaz kurumunda bulunan tutukluya gönderilen mektup ve eklerine el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ve savunma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda bulunan tutukluya gönderilen mektup ve eklerine el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ve savunma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 18/1/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanmasına (PDY) -silahlı terör örgütüne- üye olma suçundan tutuklu olarak Osmaniye 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Eşi tarafından başvurucuya iki sayfadan oluşan bir mektup ile beş adet fotoğraf ve 85 sayfadan oluşan fotokopi evrak gönderilmiştir. 13/10/2017 tarihinde Ceza İnfaz Kurumuna ulaşan mektubun ön sayfasında başvurucunun eşinin selam ve iyi dileklerini sunduğu, kendisinin ve çocuklarının genel durumları hakkında bilgi verdiği, özlemlerini dile getirdiği, başvurucunun özgürlüğüne kavuşması için dua ve temennide bulunduğu anlaşılmıştır. Mektubun arka sayfasında ise küçük yaştaki kızının çizdiği pasta figürü ile elinin şeklini temsil eden bir çizimin ve bu çizimlere ilişkin birkaç satır yazının yer aldığı görülmüştür. Son olarak başvurucu ve eşinin sanık olarak yargılandığı Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesine hitaben tahliye talebi ve savunmanın sunulması konusunda yazılmış 85 sayfadan oluşan dilekçe fotokopisinin ve başvurucunun çocuğunun fotoğraflarının mektuba ekli olduğu belirtilmiştir. Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu (Disiplin Kurulu) 26/10/2017 tarihli kararıyla sakıncalı olduğu gerekçesiyle fotokopi evraka el konularak mektubun alıcısına gönderilmesine karar vermiştir. Anılan kararda, mektup ekinde yer alan bilgisayar ortamında oluşturulmuş fotokopi evrakın mahkeme evrakı olmadığı ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) barkod numarası taşımadığı belirtilmiş, örgütsel şifreli mesajlaşma, haberleşme ve iletişimin engellenebilmesi amacıyla söz konusu evrakın sakıncalı olduğu değerlendirilmiştir. Başvurucu, söz konusu karara karşı Osmaniye İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) sunduğu şikâyet dilekçesinde; Disiplin Kurulu kararında mektupta nasıl bir şifreli haberleşme unsuru bulunduğunun açıklanmadığını, somut bir gerçekten ziyade şüpheye dayalı olarak karar verildiğini belirterek haksız kararın iptalini talep etmiştir. İnfaz Hâkimliği, 13/11/2017 tarihli kararıyla şikâyetin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza infaz kurumunda bulunun tutukluya yakını tarafından gönderilmiş olan evrakın doğrudan tutukluyu ilgilendiren veya tutukluya yönelik bir belge olmadığı, örgüt mensuplarının mors alfabesi dâhil, sıradışı haberleşme ağlarını kullandıkları, kanun hükmünde kararnameler ile alınan önlemler dikkate alındığında Disiplin Kurulunca incelemeye konu belgenin sakıncalı ve yasak olabileceği yönünde verilen kararda hukuka aykırı bir yönün bulunmadığı şeklinde değerlendirmelere yer verilmiştir. Anılan karara karşı yapılan itiraz, Osmaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 27/11/2017 tarihli kararıyla ilgili mevzuat hükümlerine yer verildikten sonra İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Nihai karar 19/12/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 18/1/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Adana Ağır Ceza Mahkemesi 22/2/2018 tarihli kararıyla başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Aynı kararla başvurucunun tahliyesine de hükmolunmuştur. Başvurucunun, mahkûmiyet hükmüne karşı istinaf başvurusu Adana Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 4/6/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucunun karara karşı temyiz başvurusu, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla henüz sonuçlanmamıştır. Disiplin Kurulu fotokopi evraka el konularak mektubun alıcısına gönderilmesi yönünde karar vermesine karşın başvurucu mektup ve eklerin tamamının verilmediğini beyan etmiştir. Konunun açıklığa kavuşturulması amacıyla Ceza İnfaz Kurumuna müzekkere yazılmış, alınan 24/1/2020 tarihli cevapta söz konusu gönderinin hiçbir kısmının başvurucuya verilmediği Mahkememize bildirilmiştir. İlgili hukuk için bkz. (Ahmet Temiz B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20; Tayfur Tunç, B. No: 2017/36327,10/3/2020, §§ 15-28; Rıdvan Türan, B. No: 2017/20669, 10/3/2020, §§ 15-28; Ahmet Kağanarslan ve Diğerleri, B. No: 2017/16227, 10/3/2020, §§ 18-31).