1. Hukuk Dairesi 2009/12865 E. , 2010/142 K. "" MAHKEMESİ : AKÇAABAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/06/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, tapuda davalıların miras bırakanı adına kayıtlı 41 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek, tapu iptal isteğinde bulunmuştur. Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur. Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; 5841 Sayılı Yasanın 2.maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12…
**1. Hukuk Dairesi 2009/12865 E. , 2010/142 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AKÇAABAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/06/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, tapuda davalıların miras bırakanı adına kayıtlı 41 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek, tapu iptal isteğinde bulunmuştur. Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur. Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; 5841 Sayılı Yasanın 2.maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12.maddesinin 3.fıkrasına eklenen hüküm gereğince on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek, davanın reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .. ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali isteğine ilişkin olup, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairece, 5841 Sayılı Yasanın 2.maddesi ile 3402 Sayılı Yasanın 12.maddesinin 3.fıkrasına eklenen hüküm gereğince on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilmek suretiyle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, mahkemece de bozmaya uyularak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya içeriği ve, toplanan delillerden; tapulama çalışmaları sırasında, 3 sayılı parselin 1954 yılında 3.kişiler adına tespit edildiği, Akçaabat Gezici Arazi Kadastro Hakimliğinin, 15.9.1956 tarih, 28/184 sayılı kararı ile fenni bilirkişi krokisinde (a) harfi ile gösterilen 4308 m2 yerin kumluk niteliğiyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu anlaşıldığından Hazine adına tespitine karar verildiği; bu niteliğiyle sicile bağlanmasına yasal olanak bulunmamasına karşın 514 parsel altında 08.10.1957 tarihinde Hazine adına tescil edildiği, daha sonra dava dışı Türk Petrol ve Madeni Yağlar TAŞ.ne satıldığı; bilahare parsellenerek dava konusu 293 ada 41 parselin dava dışı kişiye temlik edildiği; en son keza satış suretiyle davalı adına kayıtlandığı; uzman bilirkişilerce düzenlenen rapor ve krokiye göre, taşınmazın tamamının 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca belirlenen ve 3621 Sayılı Yasanın 4.maddesinde tanımı yapılan kıyıda kaldığı görülmektedir.