7. Hukuk Dairesi 2014/6636 E. , 2014/11422 K. "" Mahkemesi : Of Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 12/12/2012 Numarası : 2010/298-2012/467 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, ileri sürerek yıllık izin ve ücret farkı alacakları…
**7. Hukuk Dairesi 2014/6636 E. , 2014/11422 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Of Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 12/12/2012 Numarası : 2010/298-2012/467 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, ileri sürerek yıllık izin ve ücret farkı alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili davacının genel müdürlük görevinde bulunması sebebiyle Kooperatif Kanununa ve kooperatif ana sözleşme hükümlerine göre davacının işçi vasfında olmadığını, davacının işveren sıfatı taşıdığını, davacının kooperatif ana sözleşmesi hükümlerine göre müvekkili kooperatiften kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağı adı altında bir alacak talep edemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın esastan reddine karar verilmiştir. Davacının yasal dayanağı 5521 Sayılı Yasa'nın 1 inci maddesidir. Anılan madde de;İşçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş aktinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği bildirilmiştir. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a) Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren ya da işveren vekili olmalıdır. b) Uyuşmazlık İş Sözleşmesinden veya İş Kanunu'ndan kaynaklanmalıdır. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiğilinden dikkate alınmalıdır. Mahkemenin görevini belirlerken taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir. Somut olayda, davacının 16.5.1992 tarih ve 45 nolu yönetim kurulu kararı ile Genel Müdür ve yönetim kurulu üyesi(Murahhas üye) seçilmesine karar verildiği ve bu kararın 17.8.1992 tarih ve 3093 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, 2006 ve 2008 yılları arası hariç murahhas üyelik görevini yürüttüğü,4.7.2010 tarihli genel kurulda ise yönetim kurulu üyeliğinin son bulduğu anlaşılmaktadır. Hukuksal nitelikçe aynı zamanda yönetim kurulu başkanı sıfatı bulunan murahhas müdürler ile ortaklık arasında vekalet ilişkisi bulunmasına göre davayı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde ele almak gerekir. Davacının yönetim kurulu üyesi ve Genel müdür olması sebebi ile taraflar arasındaki ilişki Ticaret Kanununda düzenlendiğinden bu davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği halde mahkemece İş Mahkemesi sıfatıyla bakılarak işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 27.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.