Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/2334 E. , 2024/5781 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/2334 Karar No : 2024/5781 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, kanuni temsilci sıfatıyla uygulanan hacze ilişkin kısmı yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Y…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/2334 E. , 2024/5781 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/2334 Karar No : 2024/5781 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, kanuni temsilci sıfatıyla uygulanan hacze ilişkin kısmı yönünden temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, kanuni temsilcisi olduğu ... Orman Ürünleri Mobilya Petrol İnşaat San. Tic. Ltd. Şti’ne ve şahsına ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, taşınmazlarına uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dava konusu haciz işlemlerinin davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı yönünden; Olayda, 23/06/2011 tarih ve 7843 sayılı ticaret sicil gazetesinin incelenmesinden davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisiyken 15/09/2009 tarihinde yapılan toplantıda alınan ortaklar kurulu kararıyla tüm hisselerini devrederek kanuni temsilcilikten ayrıldığı, öte yandan dosya kapsamındaki 27/10/2016 tarihli evraktan asıl borçlu ... Orman Ürünleri Mobilya Petrol İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin tüm borçlarının davacının kanuni temsilcilikten ve ortaklıktan ayrıldıktan sonraki bir tarihte 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığının anlaşıldığı, bu durumda; af kanunları kapsamındaki yapılandırma sonucunda vergi borçlarıyla ilgili olarak ortaya yeni bir hukuki durumun çıktığı, gerek kamu borçlarının yapılandırması ve gerekse ihlali sırasında asıl borçlu şirketle ilgisi bulunmayan davacının söz konusu borçlar nedeniyle sorumlu tutularak adına düzenlenen ödeme emirleriyle takibe alınmasında ve akabinde davaya konu haczin bu kısmının uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu haciz işlemlerinin davacının kendi şahsi mükellefiyetinden kaynaklı olarak düzenlenen ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı yönünden; söz konusu ödeme emirlerinin bir kısmının usulüne uygun bir şekilde posta yoluyla, bir kısmının da e-tebligat yoluyla davacıya tebliğ edildiği ve kesinleştiği anlaşıldığından süresi içerisinde ödenmeyen ve zaman aşımına uğramadığı anlaşılan kamu alacakları için düzenlenen haciz varakaları ile davacının babasından kalan taşınmazları üzerine hissesi oranında konulan haciz işlemlerinin bu ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu haciz işlemlerinin davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ..., ..., ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haciz işlemlerinin davacının kendi şahsi mükellefiyetinden kaynaklı olarak düzenlenen ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin mahkeme kararının davacı tarafından istinaf edilmeksizin kesinleştiği, davalı idarenin, davaya konu haciz işlemlerinin davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmı yönünden davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusuna gelince; Türk Vergi Sisteminde, vergi ve benzeri mali yükümlülüklerin tarh ve tahakkuk usullerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda, tahsil usulleri ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da düzenlendiği, bir kamu alacağının tahsil edilebilmesi için öncelikle 213 sayılı Yasaya göre tarh ve tahakkuk usulleri ile 6183 sayılı Yasaya göre tahsil usullerinin sırasıyla uygulanmasının zorunlu olduğu, bu zorunluluğun doğal sonucu olarak, sistematiğin içinde yer alan bir idari işlemin bu amaçla tesis edilebilmesi için bir önceki hukuki durumun tekemmül etmiş olması halinin aranması gerektiği, dolayısıyla bir önceki safha tekemmül etmeksizin bir sonraki safhaya ilişkin idari işlem tesis edilemeyeceği gibi, sistematik içinde yer alan herhangi bir işleme karşı dava açılması ya da açılmaması durumunda ise önceden kesinleşmiş hukuki durumların yeniden incelenmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, bu itibarla ne tarhiyatın kaldırılması istemiyle açılan davada (ihbarname aşamasında) ne de ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada ileri sürülen iddia ya da iddiaların haciz işleminin iptali istemiyle açılan davada incelenmesine yasal imkan bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu haciz işleminin dayanağı davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ..., ..., ..., ... ve ...sayılı ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak 12/12/2018 tarihinde elektronik ortamda tebliğ edildiği ve dava konusu edilmediği anlaşılmakla, yukarıda yapılan açıklamalar gereğince kesinleşen ödeme emirleri üzerine tesis edilen haciz işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve söz konusu kısım yönünden davanın kabulü yolundaki hüküm fıkrasında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davalı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi'nce verilen kararın, dava konusu haciz işlemlerinin davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 15/09/2009 tarihli ortaklar kurulu kararı ile kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği bu sebeple söz konusu borçlardan dönemsel olarak sorumlu olamayacağı, kanuni temsilcilik görevi sona erdikten sonra asıl borçlu şirket tarafından tüm borçların 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırıldığı, bunun sonucunda söz konusu borç ile ilgili yeni bir hukuki durum ortaya çıktığı, gerek söz konusu borçların yapılandırılması, gerekse ihlali sırasında asıl borçlu şirketle ilgisi bulunmadığı iddialarıyla kararın, kanuni temsilci sıfatıyla uygulanan hacze ilişkin kısmı bakımından bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Dosya tekemmül ettiğinden davacıların yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine gerek görülmeyerek işin esasına geçildi. İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Orman Ürünleri Mobilya Petrol İnşaat San. Tic. Ltd. Şti’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacının taşınmazlarına uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde ise; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin, kanuni temsilciler, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır. 6736 Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunun 2. maddesinin (1) işaretli bendinde; Maliye Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla(bu tarih dahil); vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının; vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50'si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50'sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, tahsilinden vazgeçileceği, maddenin (10) işaretli bendinde, bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmalarının şart olduğu kurala bağlanmıştır. Aynı Kanunun 3. maddesinin (1) işaretli bendinde; bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmalen, resen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklarda; vergilerin/gümrük vergilerinin %50'si ile bu tutara ilişkin faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilerin/gümrük vergilerinin %50'si, faiz, gecikme faizi, gecikme zammı ve asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları/idari para cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği; devamı bentlerde, tek başına dava konusu edilen vergi cezaları, tarh edilen vergi ile birlikte vergi aslına bağlı olmayan vergi cezaları, beyannameler için kesilen vergi cezaları ile uzlaşmaya konu alacaklar düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, davacının ... Orman Ürünleri Mobilya Petrol İnşaat San. Tic. Ltd. Şti'nin 02/06/2006 ilâ 15/09/2009 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu, haczin dayanağı davacı hakkında kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen... tarih ve ..., ..., ..., ... ve ... sayılı ödeme emirleri içeriği borçların, asıl borçlu şirket hakkında sahte fatura düzenlemesinden kaynaklı yapılan cezalı tarhiyatlara ve kesilen cezalara dayandığı, asıl borçlu şirket hakkında 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ...sayılı vergi tekniği raporlarında şirketin düzenlemiş olduğu faturaların sahte olduğunun belirtildiği, söz konusu vergi tekniği raporlarına dayanılarak düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca şirket hakkında katma değer vergisi, kurumlar vergisi ve stopaj vergisi tarhiyatlarının yapıldığı ve vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük cezaları kesildiği, söz konusu vergilerin ve kesilen cezaların ödenmemesi üzerine ödeme emirleri düzenlenerek ilgili şirkete tebliğ edildiği, vadesinde ödenmeyen vergi borçları için şirket tarafından 27/10/2016 tarihli dilekçe ile 6736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak suretiyle yapılandırma talep edildiği, yapılandırılan borçlara ilişkin herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle yapılandırmaya ait tecilin iptal edildiği, davalı idare tarafından şirkete ait borçların tahsili amacıyla cebri takibata geçilerek vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ... tarih ve ..., ..., ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediği ve söz konusu borca karşı dava açılmadığı, bunun üzerine borçların tahsili için davacının kendisine babasından miras kalan taşınmazlara dava konusu haciz işlemlerinin uygulandığı ve bu hacizlerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Olayda, şirket tarafından 6736 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanılarak vergi borçlarının taksitlendirilmesi talebinde bulunulduğu, bu işlemin alacağın kesinleşmesi, zamanaşımının kesilmesi, mevcut borcun vadesinin değişmesi, yapılandırma anına kadar muaccel olan borcun artık yeni bir ödeme planı ve taksitlendirme tarihleri itibari ile vadesi olması gibi hukuki sonuçlar doğurduğu, bu yeni duruma göre borcun takibinin yapılması gerektiği ve yapılandırmanın ihlal edilmesi nedeniyle iptal edilmiş olmasının değişikliğe yol açmayacağı dikkate alındığında, yapılandırma sonucu ortaya çıkan yeni hukuki durum çerçevesinde asıl borçlu şirketten tahsil imkanının bulunmadığı ortaya konulduktan sonra sözü edilen Kanundan yararlanılması sırasında şirketi temsile yetkili olan kanuni temsilciye gidilmesi gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının söz konusu borçlardan dolayı sorumlu tutulamayacağının açık olduğu gibi, amme borçlusu sıfatıyla işlem yapılmasını gerektiren düzenlemede aranan koşulların gerçekleşip-gerçekleşmediğinin tahsilatın diğer bir aşaması olan haciz aşamasında da değerlendirilmesine engel bulunmamaktadır. Bu nedenle, uyuşmazlık konusu haciz işlemlerinin dayanağı davacı hakkında kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ..., ... ve ... sayılı ödeme emirleri içeriği vergi borçlarının, şirketin 6736 sayılı Kanun kapsamında yaptığı başvurusuna istinaden yapılandırıldığı tarihte ve ihlal edilmesi nedeniyle yapılandırmanın iptal edildiği tarihte şirketin kanuni temsilcisi olmayan davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emirlerine istinaden tesis edilen dava konusu haciz işlemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığından, ... Orman Ürünleri Mobilya Petrol İnşaat San. Tic. Ltd. Şti’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacının taşınmazlarına uygulanan hacizlerin, davacı hakkında kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ..., ... ve ... sayılı ödeme emirlerinden kaynaklanan kısmında ve bu kısım yönünden davanın reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davacının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, kanuni temsilci sıfatıyla uygulanan hacze ilişkin kısmı yönünden BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X): Temyiz isteminin reddi ve Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.