Hukuk Genel Kurulu 2012/9-1682 E. , 2013/1014 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 9.İş Mahkemesi TARİHİ : 12/07/2012 Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 9. İş Mahkemesi'nce asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen 08.10.2008 gün ve E:2007/1051, K:2008/497 sayılı kararın incelenmesi davalı-işveren vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin 31.01.2011 gün ve 2009/3690 - 2011/1358 sayılı ilamı ile; (...1-D…
**Hukuk Genel Kurulu 2012/9-1682 E. , 2013/1014 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 9.İş Mahkemesi TARİHİ : 12/07/2012 Taraflar arasındaki "itirazın iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 9. İş Mahkemesi'nce asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen 08.10.2008 gün ve E:2007/1051, K:2008/497 sayılı kararın incelenmesi davalı-işveren vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin 31.01.2011 gün ve 2009/3690 - 2011/1358 sayılı ilamı ile; (...1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-İşçilik alacaklarıyla ilgili olarak yapılmış olan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında yargılama ve icra inkar tazminatına karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılır. İcra takibinde yer alan ve borçlu tarafından itiraza uğrayan kısım davanın konusunu oluşturur. Borcun tamamına ya da bir kısmına itiraz hallerinde olduğu gibi imzaya itiraz ile faize itiraz edilmesi durumunda da itirazın iptali davası açılabilir. İcra İflas Kanununun 68 ve 68 (a) maddelerinde sözü edilen belgelerden birine sahip olmayan alacaklı, itirazın giderilmesini sağlayabilmek için yalnız itirazın iptali yoluna başvurabilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş ya da itiraz geçerli değilse alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukuki yarar yoktur. İtirazın iptali davası süreye tabidir. Alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde davayı açabilir. İcra takibi konusu alacak (davası) iş mahkemesinin görevine girmekte ise, itirazın iptali davası da iş mahkemesinde açılır (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku, İstanbul Kasım 2004, s. 223.). Buna göre davada 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 7. maddesi uyarınca sözlü yargılama usulü uygulanır. İtirazın iptali davasında, işçilik alacaklarıyla ilgili olarak tahsil hükmü kurulması mümkün olmaz. Yargılama sonunda icra takibine itirazın kıdeme ya da tamamen iptali ile takibin devamına ya da davanın reddine dair karar verilmelidir. İtirazın iptali davasında dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması mümkün olup, arttırılan kısım yönünden tahsil davası olarak hüküm kurulmalıdır. Davaya konu miktarın ıslah yoluyla arttırılması itirazın iptali davasının niteliğini değiştirmez ve tamamını tahsil davasına dönüştürmez.