(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10677 E. , 2009/11763 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 12.08.2002 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.08.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelener
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10677 E. , 2009/11763 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 12.08.2002 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.08.2002 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava konusu ... köyünde toplam 30 adet taşınmazın tapu kayıtlarında “...” yazılı baba adının “...” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı idare temsilcisi temyiz etmiştir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. Somut olayda; dava konusu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanakları ile 3823 parselin tapu kaydı dosyaya getirtilmeden ve tapu kaydında malik görünen ... kızı ... ile ilgili nüfus araştırması da yapılmadan, davada dinlenilen yetersiz tanık beyanı ile davanın ispatladığı sonucuna varılarak hüküm tesis edilmiştir. Kabule göre de; dava ile ilgisi bulunmayan kişiler adına kayıtlı olduğu anlaşılan dava konusu 2089 parsel ile ilgili davanın reddine karar verilecek yerde, bu parsel ile ilgili bir hüküm kurulmaması da doğru olmamıştır. Eksik inceleme ve araştırma sonucu mülkiyet nakline sebep olunacak kuşkusu taşır şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.