Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4482 E. , 2024/2905 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4482 Karar No : 2024/2905 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4482 E. , 2024/2905 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/4482 Karar No : 2024/2905 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin 2013 yılına ait hesap ve işlemlerinin iade talebine yönelik olarak incelenmesi sonucunda Aralık 2013 döneminden devreden katma değer vergisinin azaltılması ve iadesi reddedilen tutarın Mart 2014 dönemine ait devreden katma değer vergisi tutarına dahil edilmesi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca adına 2016 yılının Ocak ila Nisan dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlık konusu olayda vergilendirme dönemi 2016 yılı olduğundan davacının cezalı verginin tarh zamanaşımına uğradığı iddiasına itibar edilemeyeceği, öte yandan, davacı tarafından 2013 yılına ilişkin olarak 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Yasa kapsamında vergi artırımında bulunduğundan bahisle adına tarhiyat yapılamayacağı iddia edilmiş ise de 1 seri No'lu 6736 sayılı Kanun Genel Tebliğinin "Artırımda Bulunanlar Nezdinde İnceleme ve Tarhiyat Yapılması" başlıklı bölümünde, iade hakkı doğuran işlemler yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılabileceği kurala bağlandığından davanın esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, dava konusu tarhiyatın hurda kağıt teslimlerinden kaynaklanan kısmı haricindeki bölümünde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin gazete bayilerine teslim ettiği gazetelerin iade olunanlarını kağıt imalatıyla uğraşan firmalara sattığı, tarhiyatın diğer bölümünün de hurda kağıtlara isabet eden katma değer vergisinin yüklenim listesinden çıkarılmasından kaynaklandığının anlaşıldığı bu hususa ilişkin olarak vergi inceleme raporunda, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin 4. fıkrasının (g) bendine göre kağıt hurda ve atıklarının tesliminin katma değer vergisinden istisna olduğu, aynı Kanun'un 18. maddesinde ise vergiden istisna edilmiş işlemleri yapanların, ilgili vergi dairesine yazılı başvuruda bulunarak, belirtecekleri işlem türleri için vergiye tâbi tutulmalarını talep edebileceği düzenlemesine yer verildiği, davacının bu yönde bir başvurusunun da bulunmadığı belirtilmek suretiyle katma değer vergisinden müstesna tutulan işlemler nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin indirim ve iadeye konu yapılamayacağından bahisle 103.852,06 TL tutarında katma değer vergisi reddedilmiş ise de gazete yayıncılığı yapan davacı şirketin günlük kaç adet gazete satacağını ve ne kadarının iade olacağını baştan bilmesinin mümkün olmaması nedeniyle basımı yapılarak dağıtılan gazete miktarı kadar katma değer vergisi yüklendiğinin kabul edilmesi gerektiği, ayrıca 3065 sayılı Yasa'nın 29. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hükmün amacının, indirimli orana tabi teslim veya hizmet yapanların bu işler nedeniyle yüklenip de indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin iadesini sağlamak olduğu da dikkate alındığında, basımı yapılıp satış noktalarına teslim edilen toplam gazete maliyeti nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin davacının yüklenim listesinden çıkarılmak suretiyle yapılan tarhiyatın bu kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi azaltılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının, aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının faaliyetiyle ilgili ihtiyaç duyduğu hammaddenin kağıt olduğu, davacı tarafından hurda kağıt teslimlerine ilişkin düzenlenen faturalarda %18 oranı üzerinden katma değer vergisi hesaplandığı ve 31/01/2013 tarihine kadar 9/10 oranında bu tarihten sonra ise 5/10 oranında katma değer vergisi tevkifatı yapıldığı, hurda kağıt teslimlerinin katma değer vergisinden istisna olduğu, sözü edilen istisnadan vazgeçildiğine dair bir başvurunun bulunmadığı ve katma değer vergisinden müstesna tutulan işlemler nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı da dikkate alındığında, dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık olmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Gazetelerin yayımlanması faaliyetiyle uğraşan davacı şirketin yeminli mali müşavirlik raporuna istinaden indirimli orana tabi işlemlerden doğan katma değer vergisi iadesi alacağının mahsuben iadesi talebiyle yaptığı başvurusu üzerine idarece saptanan eksikliklerin yerine getirilmediğinden bahisle 2013 yılına ait hesap ve işlemlerinin incelendiği vergi inceleme raporuyla, katma değer vergisinin bir kısmının iadesinin uygun görüldüğü, eleştirilen hususlara istinaden Aralık 2013 döneminden devreden katma değer vergisinin azaltıldığı ve iadesi reddedilen tutarın Mart 2014 dönemine ait devreden katma değer vergisi tutarına dahil edildiği ve sözü edilen bu hususların izleyen dönemlere ait iade taleplerinde de dikkate alınması suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca adına dava konusu cezalı verginin salındığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinde, vergi alacağının vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın vukuu veya hukuki durumun tekemmülü ile doğacağı kurala bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 113. maddesinde, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanan zamanaşımının, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade edeceği, 114. maddesinin 1. fıkrasında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, 374. maddesinde de 114. maddenin ikinci fıkrası hükmü ceza zamanaşımı için de geçerli olduğu belirtilmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde, ticari faaliyet çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, 10. maddesinin (a) işaretli bendinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması anında vergiyi doğuran olayın meydana geleceği, 29. maddesinin 1. fıkrasında, mükelleflerin, vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak, düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, aynı maddenin 3. fıkrasında ise indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemine konu edilen karara ilişkin olarak tarhiyatın sözü edilen kısmının davacının 2013 yılına ait hesap ve işlemlerinin incelendiği vergi inceleme raporuyla, katma değer vergisinden istisna olan hurda kağıt teslimleri nedeniyle yüklenilen katma değer vergisinin indirim ve iadeye konu edilemeyeceğinden bahisle yüklenim listesinden çıkarılması sonucunda izleyen yıllara azalarak devreden indirilebilecek katma değer vergisi tutarı gözetilmek suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca yapıldığı uyuşmazlıkta vergiyi doğuran olayın, 2013 yılında gerçekleştiğinin kabulü sözü edilen yasal düzenlemelerin gereğidir. Olayda, 2013 yılında davacıya yapılan teslim ve hizmetlerden kaynaklanan indirilebilecek katma değer vergisi tutarının, hesaplanan katma değer vergisi tutarından fazla olması nedeniyle vergi inceleme raporunda eleştirilen hususlara istinaden ödenecek vergi farkı çıkmamış ise de izleyen yıl veya yıllara devreden indirilebilecek katma değer vergisinin sözü edilen raporda belirtilen tutarda azaltılması sonucunda yeniden düzenlenen beyan tablosu uyarınca ortaya çıkan fark verginin katma değer vergisinin indirim ve devir özelliğinden kaynaklandığı ve bu vergilerin 2013 takvim yılında gerçekleşen vergiyi doğuran olaydan kaynaklandığı tartışmasızdır. Bu durumda, Aralık 2013 döneminden sonraki dönemlere devreden indirilecek katma değer vergisi tutarının azaltıldığı gözetilmek suretiyle yapılan tarhiyata ilişkin 28/01/2019 tarihinde düzenlenen ihbarnamelerin, tebliğ edildiği 08/04/2019 tarihi itibarıyla sözü edilen cezalı verginin zamanaşımına uğradığı sonucuna varıldığından yazılı gerekçeyle tarhiyatın değinilen kısmının kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.