(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/13121 E. , 2012/13525 K. "İçtihat Metni" Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.04.2012 gün ve 2010/44 Esas, 2012/104 Karar sayılı res'en de temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine;
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/13121 E. , 2012/13525 K.** **"İçtihat Metni"** Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26.04.2012 gün ve 2010/44 Esas, 2012/104 Karar sayılı res'en de temyize tâbi hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmesi ve incelemenin de duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Daireye gönderilmekle 12.12.2012 Çarşamba günü saat 13:30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı. Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Mağdurenin ilk olarak sanık tarafından cinsel istismara maruz kaldığını iddia ettiği tarihten uzun süre sonra vâki şikâyeti üzerine alınan beyanlarının tanık olarak beyanları alınan, sanığın eşi, kendisinin ablası olan ... ve ağabeyleri ... ve ... ile yeğenleri ... ve ... tarafından doğrulanmadığı gibi mağdurenin, birden fazla erkekle çeşitli zamanlarda livata suretiyle ilişkiye girdiğine dair anlatımları ve tüm dosya içeriği karşısında, her ne kadar 08.12.2009 tarihli rapora göre mağdurenin livataya maruz kaldığı anlaşılmakta ise de, sanığın aksi kanıtlanamayan savunması, mevcut deliller ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağdureye karşı cinsel istismar eyleminde bulunduğuna ve mağdurenin belirtilen raporundaki livata eyleminin sanık tarafından yapıldığına ve sonuç olarak da sanığın isnat edilen suçu işlediğine ilişkin şüpheden öte kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı, sanığın kendi evinde yaşayan baldızı olan mağdurenin, hakkında duyduğu bir takım sözler nedeniyle tasdiknamesini almak üzere okuluna gittiğine ilişkin savunmasının da aksinin kanıtlanmadığı gözetilmeyerek beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozmanın mahiyetine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse salıverilme hususunun mahalline en seri şekilde bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.