4. Hukuk Dairesi 2017/2565 E. , 2020/40 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/01/2008 gününde verilen dilekçe ile zilyetlikden kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen 28/05/2013 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hak…
**4. Hukuk Dairesi 2017/2565 E. , 2020/40 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/01/2008 gününde verilen dilekçe ile zilyetlikden kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen 28/05/2013 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, zilyetliğe dayanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davaya konu taşınmazın çayır vasfında olduğunu ve davacının zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki çayır otlarının her yıl davacı tarafından toplandığını; davalının, hiçbir üstün hakkının bulunmamasına rağmen 2001 yılında çayır otlarını topladığını buna ilişkin olarak Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/427 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonunda davalının, davacının zilyetliğinde bulunan taşınmazdaki ürünü topladığından bahisle tazminata mahkum edildiğini; davalının, aynı şekilde 2006 yılındaki ürünü de topladığını belirterek maddi zararının tazminini istemiştir. Davalı vekili; dava konusu taşınmazın, Babaeski Kadastro Mahkemesi’nin 2004/1 esas, 2004/3 karar sayılı kararı ile dava dışı şahıslara ait olduğunun tespitine karar verildiğini, ancak anılan kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu, buna ilişkin yargılamanın devam ettiğini, davalının 2006 yılında davaya konu taşınmazda herhangi bir tasarrufunun bulunmadığını, kullanım ve fayda sağlamadığını, aksine köyü terk ettiğini ve Lüleburgaz’da ticaretle uğraştığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesince daha önce verilmiş bir kısım kararlarda; dava konusu taşınmazın, davacının zilyetliğinde olduğunun hüküm altına alındığı, davalının, herhangi bir üstün hakka sahip olmadan 2006 yılında da dava konusu taşınmaza müdahalede bulunarak üzerinde yetişen çayır otlarını topladığı ve davacının zararına sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.