İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça müvekkili aleyhine İstanbul 7 İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkiline tebliğ edilen ödeme emri incelendiğinde takip konusu senetlerle ilgili olarak , müvekkilinin eczanesinde davalı taraftan aldığı ilaçları sattığ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1741 KARAR NO : 2026/127 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/06/2023 NUMARASI : 2022/854 E. - 2023/633 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafça müvekkili aleyhine İstanbul 7 İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkiline tebliğ edilen ödeme emri incelendiğinde takip konusu senetlerle ilgili olarak , müvekkilinin eczanesinde davalı taraftan aldığı ilaçları sattığını, davalıdan aldığı bu ilaçların açık hesap olarak alındığını karşılığında ticaretin gereği iyi niyetli olarak senet verildiğini, Davalı ilaç ... müvekkilinden almış olduğu ilaçlara karşıda bir taşınmazı teminat olarak aldığını, daha sonra bu taşınmaz ile ilgili olarak teminatı veren taşınmaz sahibi ile ilaç ... arasında ihtilaf çıktığından teminat olarak ellerinde tutulan senetleri icraya koyduklarını, müvekkilinin bu senetlere karşılık davalıdan ilaç almadığını,davalı tarafın bedelsiz olan senetlerle ilgili icra takibi başlattığını belirterek, İstanbul 7 İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından müvekkili aleyhine geçilen icra takibindeki borç miktarı kadar borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Davalı alacaklı ... ... ... A.Ş. ile borçlu ... arasında uzun süredir devam etmekte olan ticari ilişki kapsamında borçlu tarafından; 306.000,00 -TL tutarlı 29.07.2022 tanzim tarih ve 17.09.2022 vade tarihli senet, 196.008,00 -TL tutarlı 20.06.2022 tanzim tarih ve 18.08.2022 vade tarihli senet, 99.216,00 -TL tutarlı 19.08.2022 tanzim tarihli ve 16.10.2022 vade tarihli senet keşide edilerek müvekkil şirkete teslim edilmiştir. Senetlerin vade tarihlerinin geçmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmamasına müteakip müvekkil şirket tarafından haklı alacağının tahsili zımnında borçlu davacı aleyhine; İstanbul 7. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, Davacı borçlu söz konusu icra takibine ve borcun tamamına ilişkin itirazlarını belirterek huzurdaki davayı ikame etmiş olup davaya konu iddiaları haksız ve mesnetsiz olduğunu, takibe dayanak senetler borçludan teminat olarak alınmamış olup taraflar arasında bulunan cari hesap ilişkisine istinaden alındığını, İlgili senetlerin teminat senedi olarak kabul edilebilmesi için gereken şartların mevcut olmadığını, Somut olayda davaya konu senetlerin teminat senedi sıfatına haiz olmadığını, davacının senetlerin teminat senedi olduğuna dair iddiasının somut gerçeklikten uzak ve dayanaktan yoksun bulunduğunu, davacının müvekkiline olan borçlarına karşılık 3. Kişiden ipotek alınmış olmasının kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmasına engel olmadığını, belirterek ;Davacı borçlu tarafından ikame edilen ve alacağın tahsilini geciktirme maksadı taşıyan itirazların ve davanın reddine,haksız bir şekilde takibe konu borcun bulunmadığını iddia eden borçlu aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Somut olayda; davacı tarafça icra takibine konu bonoların teminat olarak verildiği ve bedelsiz olduğu iddia edilmiştir. Ancak takibe konu bono/senet üzerinde teminattır ibaresi ile teminatın hangi hususta verildiği belirtilmemiştir.Davacı tarafça senedin teminat senedi olduğu ve hangi ilişkinin teminatı olduğuna dair de yazılı belge sunulmamıştır. Davacı taraf bedelsizlik iddiasında bulunmasına rağmen senetlerin ödendiği, malın alınmadığı hususlarını da dosya kapsamı belgeler ile ispat edememiştir. Mahkemece davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -eczacı olan müvekkili ile ilaç pazarlama işi ile uğraşan davalı arasında ilaç alım satımı nedeni ile ticari ilişki olduğunu ve müvekkilinin eczanesinde davalıdan aldığı ilaçları sattığını ve bahse konu ilaçların açık hesap olarak alındığını ve buna karşılık (yani satılan ilaçlara karşılık) davalı şirkete bir taşınmazın teminat olarak verildiğini ve açık hesap karşılığında da iyi niyet göstergesi olarak davalıya senet verildiğini, Davalı ile yapılan açık hesaplı ticaret gereği davalıya karşı her hangi bir borçları olmadığı halde davalının suiniyetli bir şekilde uhdesindeki senetlerle müvekkiline karşı icra takibine başladığını ve İstanbul 7.İcra dairesinin ... E.sayılı icra dosyası ile resmi muameleye geçtiğini, Mahkemece ara kararında mehil verilmiş ise de müvekkilinin iş yoğunluğu nedeni ile ticari defterlerin zamanında sunulamadığını ve Mahkemece iş bu delile dayanmaktan vazgeçmiş olarak değerlendirme yapıldığını, taraflarınca bu defterlerin hazırlandığını, inceleme yapıldığında da müvekkilinin davalı tarafa böyle bir borcu olmadığının açıkça görüleceğini, davalı tarafın elinde bulundurduğu taşınmaz teminatını da paraya çevirebilecekken bedelsiz kalan senetleri icraya koyarak sui niyetli bir tavır sergilediğini, ilk celsede verilen red kararı ile hiç bir incelemeye imkan tanınmadığını ve davacı olarak mağdur duruma düştüklerini kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava İİK 72 md gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; "306.000,00 -TL tutarlı 29.07.2022 tanzim tarihli ve 17.09.2022 vadeli bono, 196.008,00 -TL tutarlı 20.06.2022 tanzim tarihli ve 18.08.2022 vadeli bono 99.216,00 -TL tutarlı 19.08.2022 tanzim tarihli ve 16.10.2022 vadeli bonoya dayanarak başlatılan İstanbul 7 icra dairesinin ... esas sayılı dosyasındaki borç miktarı 623.311,04 TL olan icra takip dosyasında davacının bedelsizlik iddiası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemi " olarak tespit edilmiştir. İstanbul 7 İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası uyap üzerinden dosya içine alınmış, davalı tarafça üç adet bono nedeniyle davacı hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece "davacının bedelsizlik iddiasının değerlendirilmesi bakımından" takibe konu bonolar nedeniyle davalının takip tarihi 15/11/2022 ve dava tarihi 01/12/2022 itibariyle borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı, davacının komisyon ve işlemiş faiz isteyip isteyemeyeceğinin belirlenmesi bakımından bilirkişi raporu alınmasına dair 16/02/2023 tarihli ara karar tesis edildiği, davacı tarafa kesin süre verildiği, ayrıca tarafların ticari defterlerini ibraz etmesi için 13/03/2023 saat 10.00 a inceleme günü tayin edildiği anlaşılmıştır. 13/03/2023 tarihinde yapılan incelemede davacı taraf incelemeye katılmamış, ayrıca davacı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, defterlerin hazır edilmediği, incelemeye katılan davalı vekilinin de ücreti yatırmayacaklarını belirterek bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçtiklerini bildirdikleri anlaşılmıştır.Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin senet metninden veya 2004 Sayılı Kanun'un 169/a maddesinde öngörülen bir belge ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2010 tarihli ve 2010/19-67 E., 2010/99 K.; 28.03.2018 tarihli ve 2017/12-1140 E., 2018/563 K.; 11.02.2020 tarihli ve 2017/12-743 E., 2020/129 K. Sayılı kararları)Davacı dava konusu bononun teminat amaçlı verildiğini, bononun bedelsiz olduğunu ileri sürdüğünden bu iddianın ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190 maddesi gereğince davacıya düşer ve yazılı delil ile kanıtlanması gerekir. Dosya kapsamına göre, dava konusu senedin TTK 776.maddesi uyarınca zorunlu unsurlara havi bono vasfında olduğu, keşidecisinin davacı olduğu, imzası inkar edilmeyen senedin üzerinde teminata ilişkin bir kayıt olmadığı, teminat iddiasının keza yazılı belge ile ispat edilemediği, bilirkişi için verilen kesin sürenin usulüne uygun olduğu, ihtarın sonuçlarının hatırlatıldığı, ücretin yatırılmadığı ve defter sunulmadığı, davacı tarafça bu konuda yasal bir mazeret bildirilmediği, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılmasından vazgeçilmesine yönelik kurulan ara kararda aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle mahkemece davanın reddine dair kararının dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih ve 2022/854 E. 2023/633 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2026