T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/79 KARAR NO : 2026/135 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/07/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/499 Esas DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/79 KARAR NO : 2026/135 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/07/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/499 Esas DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile ; Müvekkil şirketin, davalı ile imzalanan ...Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında öngörülen yükümlülüklerini iyi niyetle yerine getirdiğini, ancak davalının, müvekkil şirketin eski çalışanlarının hissedar olduğu bir danışmanlık firmasıyla çalışmak suretiyle, müvekkil şirket tarafından gösterilen hedef şirketlerden birinin satın alım işlemini anılan firma üzerinden gerçekleştirdiğini, bu durum, müvekkil şirketin bilgi birikimi ve hizmetlerinden dolaylı biçimde yararlanılarak, hak edişinin bertaraf edilmesi sonucunu doğurduğunu, davalının bu eylemi yalnızca sözleşmeye aykırılık teşkil etmekle kalmadığı aynı zamanda dürüstlük kuralına aykırı ticari uygulama niteliği taşıdığını, bu nedenle müvekkil şirketin sözleşmede kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiğinden danışmanlık ücreti ile başarı ücretine hak kazandığını beyanla fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak kaydıyla, daha sonra artırılmak üzere kısmi dava niteliğinde şimdilik 600.000 EURO'nun aynen 3085 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince temerrüde uğranılan tarih olan ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek devlet bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden davalıdan tahsil edilerek müvekkil şirkete ödenmesine, davalı'nın yabancı bir şirket olması, Türkiye'de başka bir malvarlığı olmaması, anonim şirket hisselerinin her zamanı ve kolaylıkla devredilebileceği göz önüne alınarak, müvekkil şirketin sözleşmesel ve yasal hakları kendisine teslim edilse dahi, alacağına kavuşması engellenebileceğinden, davalı şirketin... Şirketi'ndeki tüm payları üzerine, üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı ya da ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemenin 18/07/2025 tarihli ara kararı ile ;" Mevcut delil durumuna göre talep yargılamayı gerektirdiği gibi talebin esası yönünden haklılığın talep tarihi ve mevcut delil durumu itibarıyla yaklaşık ispat şartları oluşmadığından ve alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden İİK'nın 257. ve devamı maddeleri ile HMK'nın 389. ve devamı maddelerinde öngörülen koşullar bulunmadığı " gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından dava dilekçesindeki nedenler tekrarlanarak istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dava; ...Hizmetleri Sözleşmesi'nden kaynaklanan danışmanlık ücreti ile başarı ücreti alacağına ilişkindir.Uyuşmazlık; davacının sözleşme kapsamında danışmanlık ücreti ile başarı ücreti alacağı iddiasına istinaden ihtiyati haciz ile alacağın teminatı amacıyla davalı şirket hisselerinin üçüncü kişilere devrinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.İhtiyati Tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Geçici Hukuki Korumalar" üst başlığını taşıyan onuncu kısmının 389 vd maddelerinde düzenlenmiştir. 389. maddede ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiş, son cümlede ise, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir. Aynı yasanın 390/3.fıkrasında ise, tedbir talep eden tarafın davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, ...Hizmetleri Sözleşmesi'nden kaynaklanan danışmanlık ücreti ile başarı ücreti alacağın tahsili talep edilmiş olup tedbir talep edilen davalı şirketin... Şirketi'ndeki payları uyuşmazlığın konusu değildir. Uyuşmazlık konusu olmayan mal, hak ve alacaklar üzerine de ihtiyati tedbir konulaması mümkün değildir. Diğer yandan, İhtiyati haciz, İİK'nin 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.İİK'nın 258/1 fıkrasına göre de, alacaklının, alacağı ve icabında haciz talepleri hakkında, mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamakta, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.HD. 23.01.2014 t. 2023/18723-2014/1804)Somut olayda, talep edilen ihtiyati hacze dayanak yapılan alacak; davalı ile imzalanan ...Hizmetleri Sözleşmesi'nden kaynaklanan danışmanlık ücreti ile başarı ücreti alacağına ilişkindir. Ancak davacının sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davacının, iddia olunan hizmet ilişkisinden kaynaklı bir alacağı bulunup bulunmadığı yargılama aşamasında taraflarca sunulacak kayıtların incelenmesi, sözleşme hükümlerinin ve delillerin değerlendirilmesi neticesinde tespit edilecek olup bu aşamada ibraz edilen belgelerin niteliği ve dosya kapsamına göre, İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında değerlendirilemeyeceğinden yaklaşık ispat koşulu ve İİK'nın 257.madde ön görülen koşullar oluşmadığından ihtiyati haczin talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartları bu aşamada oluşmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/01/2026