Ceza Genel Kurulu 2018/263 E. , 2021/229 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, eylemlerin nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsü oluşturduğu kabul edilerek sanıkların ayrı ayrı TCK'nın 158/1-d, 35/2, 52/2-4 ve 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 37.500 TL adli para cezası ile cezal…
**Ceza Genel Kurulu 2018/263 E. , 2021/229 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 15. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, eylemlerin nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsü oluşturduğu kabul edilerek sanıkların ayrı ayrı TCK'nın 158/1-d, 35/2, 52/2-4 ve 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis ve 37.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına ilişkin İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.10.2014 tarihli ve 543-345 sayılı hükümlerin Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesince 21.03.2016 tarih ve 1707-3186 sayı ile; "...Katılan vekilinin tüm; sanıklar müdafilerinin ve Cumhuriyet savcısının ise sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Senet hakkında resmî bilirkişi raporunun bulunmaması, sanık ...'in banka lehine ipotek tesis etmesi nedeniyle senedin kendisine verildiğini beyan etmesi ve Bankasya'nın sanık ...'in banka lehine ipotek tesis ettiğine dair cevabi yazısının sanığın beyanını doğrulaması, sanıkların beyanlarının aksine, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemememesi nedeniyle, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle ... mahkûmiyet kararı verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi ise 22.09.2016 tarih ve 190-217 sayı ile; "...Suça konu senet aslının sanıkların kendi yedinde bulunmasına rağmen mahkemeye ibraz etmeyerek senedin gerçekliği hususunda kuşku oluşturmaları, senedin standart bir senet olarak değil A4 kağıdına yazılı olarak düzenlenmesi, sanık ... tarafından senedin kendisinin alacaklısı olarak bildirdiği Eldeniz isimli kişiye ciro edilmeyip, Eldeniz'in geçimsiz olduğu, Türkçe'yi dahi konuşamayan, Türkiye'de işçi olarak çalışan, sanık ... ile arasında hiçbir bağı olmayan sanık ...'ya ciro edilerek verilmesi, Maia tarafından da icraya konulması ve senedin Maia'nın vekili olan ...'ın senedin yargı denetimine tabi olmasını önlemek amacıyla icra müdürlüğüne verdiği 20.03.2013 tarihli dilekçe ile 5.000.000,00 USD'lik borcun 1.000,00 TL'lik kısmını haricen aldığını bildirerek senedi geri alması nazara alındığında sanıkların fikir birliği içerisinde neye karşılık alındığı ve ne şekilde düzenlendiği tam olarak belirlenmeyen senedi icraya koymak suretiyle dolandırıcılık kastıyla hareket ettikleri, ancak eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı," gerekçesiyle bozma kararına direnerek önceki hükümler gibi sanıkların mahkûmiyetlerine karar vermiştir.