7. Hukuk Dairesi 2011/7375 E. , 2012/4990 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 133 ada 3 parsel sayılı 18990,82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği sınırlandırılmıştır. Davacılar ..., ... ve ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava
**7. Hukuk Dairesi 2011/7375 E. , 2012/4990 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 133 ada 3 parsel sayılı 18990,82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği sınırlandırılmıştır. Davacılar ..., ... ve ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilmek suretiyle ve özetle “davada usulüne uygun taraf koşulunan oluşturulması“ gereğine değinen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıların davasının kabulüne, uzman bilirkişiler ... ... ve ... ... tarafından düzenlenen 30.12.2008 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 2632,08 m2 ve (E) harfi ile gösterilen 1553,75 m2 yüzölçümündeki bölümlerin davacı ... adına tapuya tesciline, (E) harfi ile gösterilen taşınmaz üzerinde yer alan muhdesat niteliğindeki samanlığın davacı ... tarafından yapıldığının beyanlar hanesinde gösterilmesine, aynı tarihli rapor ve haritada (B) harfi ile gösterilen 2585,35 m2 ve (D) harfi ile gösterilen 511,43 m2 yüzölçümündeki bölümlerin davacı ... adına, (C) harfi ile gösterilen 2075,98 m2 yüzölçümündeki bölümün ise davacı ... adına tapuya tesciline, aynı tarihli rapor ve haritada (F) harfi ile gösterilen 5100,12 m2, (G) harfi ile gösterilen 1280,35 m2, (H) harfi ile gösterilen 2775,51 m2 ve (K) harfi ile gösterilen 448,05 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümlerinin ise mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmesine, (H) harfi ile gösterilen mera vasıflı taşınmaz üzerinde yer alan ve aynı krokide (B) ve (D) harfleri ile gösterilen iki adet ahşap samanlığın ... ..., (C) harfi ile gösterilen samanlığın ise Şükrü Çiftçi tarafından inşa edilmiş olduğunun belirtilmesine, aynı tarihli rapor ve haritada (Y) harfi ile gösterilen 26,18 m2 yüzölçümündeki bölümün ise paftasında yol olarak gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 133 ada 3 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 30.12.2008 havale günlü rapor ve haritasında (A, E, B, D, ve C) harfi ile gösterilen bölümlerinin kamu malı niteliğinde mera olmadığı, dava ve temyize konu taşınmaz bölümleri üzerinde tespit tarihinde zilyet davacılar ..., ... ve ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Gerçekten kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Dava ve temyize konu taşınmaz kesimlerinin sınırlarını 133 ada 3 parsel sayılı taşınmazın dava ve temyize konu olmayan bölümleri ile yolun oluşturduğu, dava ve temyize konu olmayan ve mera olarak sınırlandırılmasına karar verilen taşınmaz bölümlerinin kişiler adına tescile karar verilen taşınmaz bölümünü çevrelediği, aynı zamanda dava konusu taşınmaza komşu 133 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan ve tescil ilamı ile oluşan 08.05.1959 tarih 21 ve 22 sayılı tapu kayıtlarından 21 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmaz yönünü kayalık ve mera olarak, 22 sayılı tapu kaydının ise dava konusu taşınmaz yönünü mera olarak okuduğu, dava konusu taşınmazın 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edildiği belirlenmiştir. Hal böyle olunca dava ve temyize konu taşınmaz bölümlerinin sınırlarını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen, dava ve temyize konu olmayan kesimine el atılarak kazanıldığının ve onun bir bölümünü oluşturduğunun kabulü gerekir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Öte yandan kural olarak objektif nitelikteki eylemli duruma aykırı düşen subjektif nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık sözlerine de değer verilmesi olanaksızdır. Hal böyle olunca hükme dayanak yapılan uzman ziraatçi bilirkişinin dava ve temyize konu taşınmaz bölümlerinin harman yeri niteliğinde olup üzerindeki tesisler nedeni ile köy içi arsa vasfını kazandığı yolundaki raporunun da yasal bir dayanağı bulunmadığının kabulü gerekir. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın tümden reddine, dava ve temyize konu (A, E, B, D ve C) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin de 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi mahkemece beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilen muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın mera olduğu, Mera Kanunu ile bu tür taşınmazların işgalinin suç sayıldığı gözetildiğinde meralar üzerindeki muhdesatlara yasallık sağlayacak şekilde tespit kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin mahkemece taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlarında beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi dahi isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.