4. Hukuk Dairesi 2011/11044 E. , 2012/16216 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 2-... vekili Avukat Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 15/08/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/06/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili tarafından süresi içinde
**4. Hukuk Dairesi 2011/11044 E. , 2012/16216 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 2-... vekili Avukat Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğeri aleyhine 15/08/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/06/2011 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 06/11/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davacı adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince: Dava, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. -/- -2- 2011/11044-2012/16216 Dava konusu olayda; sahte senede dayalı olarak takip yapan davalılar ile davacının yakınlıkları, olayların geçirdiği aşamalar ve yukarıda gösterilen ilkeler göz önünde tutulduğunda, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarları azdır. Mahkemece, daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. Karar, bu bakımdan yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. 3-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; dava dilekçesinde, davalılar tarafından yapılan usulsüz takip ve haciz işlemleri yüzünden davacının gemi adamı olarak mesleğini icra edemediği ileri sürülmüş ve bu nedenle maddi tazminat isteminde bulunulmuştur. Dosya kapsamından, davacının takip işlemleri nedeniyle açılan davada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığı gibi; salt, yapılan takip ve haciz işlemleri ile mesleğin icra edilememesi arasında uygun nedensellik bağı da bulunmamaktadır. Şu durumda, maddi tazminat isteminin reddi gerekir. Mahkemece, kısmen kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davacı, (3) sayılı bentte gösterilen nedenle de davalılar yararına BOZULMASINA; tarafların öteki temyiz itirazlarının ise (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davalılar yararına takdir olunan 900.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.