6. Hukuk Dairesi 2012/14448 E. , 2012/16806 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, borçlu mirasçının alacaklısı tarafından açılan iki adet taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm d…
**6. Hukuk Dairesi 2012/14448 E. , 2012/16806 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, borçlu mirasçının alacaklısı tarafından açılan iki adet taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Elbirliği mülkiyetinde borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İ.İ.K.nun 121.maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan İcra Müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir. Paylı mülkiyette ise, borçlu paydaşın alacaklısı, borçlunun payının satışını isteyebileceğinden İ.İ.K.'nun 121. maddesi uyarınca İcra Mahkemesinden aldığı yetki belgesine dayanarak taşınmazın paydaşlığının giderilmesini isteyemez. Ancak, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 5578 sayılı Kanunla değiştirilen 8. maddesine göre; parsel büyüklüğü mutlak tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarım yapılan arazilerde 0,3 hektar ve marjinal tarım arazilerinde 2 hektardan küçük olamaz. Bakanlığın uygun görüşü ile kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan yerler hariç olmak üzere tarım arazileri, belirlenen büyüklükte parsellerden daha küçük parsellere bölünemez. Bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne şekilde gerçekleşmiş olursa olsun, birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda bu araziler ifraz edilemez, payları üçüncü şahıslara satılamaz, devredilemez veya rehnedilemez. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup, yasa koyucunun amacı dikkate alındığında bu hususun kamu düzeninden sayılması gerekir. 5403 sayılı Kanunun 8. maddesi hükmü gereğince, pay satışı mümkün olmayan paylı mülkiyete sahip tarımsal nitelikli parsellerde ise, alacaklı İ.İ.K.'nun 121. maddesi uyarınca aldığı yetki belgesine dayalı olarak taşınmazın tamamının satılması suretiyle paydaşlığın giderilmesini isteyebilir. Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak (paydaş) dahil tüm ortakların (paydaşların) davaya dahil edilmeleri zorunludur. Somut olaya gelince, borçlu mirasçının alacaklısı olan davacı tarafından icra mahkemesinden aldığı yetkiye dayanarak dava konusu taşınmazlar hakkında ortaklığın giderilmesi davası açılmıştır. Mahkemece paylı mülkiyet bulunan taşınmazlar için alacaklının İ.İ.K. 121 uyarınca dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davacı vekilinin avlulu ahşap atölye niteliğinde ve 94 m2 alanı olan 164 ada 4 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Yukarıda açıklanan ilkere göre, borçlu ortağın alacaklısı tarafından İ.İ.K. 121. Maddesine göre İcra Mahkemesinden alınan yetkiye dayanarak açılan ortaklığın giderilmesi davasında, borçlu mirasçının müstakil payının haczi mümkün ise de, her biri 2 hektardan küçük olup, tarla niteliğindeki taşınmazlarda 5403 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca pay satışı mümkün olmadığından, davacının 1234 m2 bağ niteliğinde olan 536 ada 2 sayılı parselin satılarak ortaklığın giderilmesini istemekle haklı olduğu gözetilmeden işin esası incelenmeden yazılı gerekçe ile bu parsel yönünden de davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda (1) No'lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün 164 ada 4 sayılı parsele ilişkin kısmının ONANMASINA, (2) No'lu bentte yazılı nedenle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün 536 ada 2 sayılı parsele ilişkin BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 17/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.