İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin TPMK nezdinde ... numaralı endüstriyel tasarımının uzun yıllardır var olan ve müvekkilleri ile üçüncü kişiler tarafından tescil tarihinden önce dahi uzunca bir süredir kullanıldığını, dolayısıyla tasarımın başvuru anında yenilik niteliğine sahip olmad…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1717 KARAR NO : 2026/144 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 31/05/2023 NUMARASI : 2022/17 E. - 2023/143 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin TPMK nezdinde ... numaralı endüstriyel tasarımının uzun yıllardır var olan ve müvekkilleri ile üçüncü kişiler tarafından tescil tarihinden önce dahi uzunca bir süredir kullanıldığını, dolayısıyla tasarımın başvuru anında yenilik niteliğine sahip olmadığını, davalının tasarımının evvelce yapılan kullanımlar ile bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimin bir farklılık oluşturmadığı dolayısıyla tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, teknik zaruret gereği kilit ve dil kısmının dolduracağı alan ve kapının genişliği esas alınarak üretilen tasarımın seçenek özgürlüğünün son derece kısıtlı ve dar bir alanda kaldığını, tasarımın kötü niyetle tescil edildiğini, bu nedenlerle bahse konu tasarımın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, ayrıca tasarım tescilden doğan hakların davacı yana karşı ileri sürülememesini ve dava sona erene kadar tasarımın üçüncü kişilere devrinin tedbiren önlenmesine karar verilmesini, davalı tarafın söz konusu tasarımı ürettiğini 2017 tarihli faydalı model başvurusuna dayandırdığını, ancak faydalı model başvurusuna konu tasarım ile tescil edilen tasarım arasında ciddi farklar bulunduğunu, bununla beraber faydalı model başvurusuna konu istemlerin yenilik taşımadığı gerekçesiyle reddedildiğini, mucit olduğu iddiasında bulunan davalı tarafın yurt dışında gördüğü tasarımları kopyalayarak tescil ettirdiğini, ölçü farklarının tasarımı yeni ve ayırt edici yapmayacağını, aynı zamanda tasarıma konu bükümlü kıvrımların teknik bir zorunluluk ihtiva ettiğini, bu nedenlerle dava konusu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin tasarımının diğer kilit karşılıklarından farklı olduğunu, ancak bu tasarımın davacı şirket ve diğer birkaç dava dışı şirket tarafından tasarım hakkına tecavüz eder şekilde kullanıldığını, hatta ve hatta söz konusu ürünlerin üzerinde müvekkil şirketin logolarının kullanıldığını, tasarımın mucidinin müvekkil taraf olduğunu, müvekkil tarafından tescil edilen tasarıma uygun olarak üretilen sessiz kilitlerin diğer sessiz kilitlerden farklı olduğunu, dava konusu tasarımın yenilik koşulunu sağladığını, tescili alınan tasarımın kilit karşılığı tasarımı olduğunu, davalı tarafından üretilen kilit karşılıklarının diğer kilit karşılıklarından farklı ve yeni olduğunu, hatta diğer tüm kilitlere uygun olması sebebiyle kilit karşılığının kilit sisteminden ayrı olarak tek başına satışının mümkün olduğunu, bahse konu tasarımın teknik fonksiyonun zorunlu kıldığı görünüm özelliklerinden olmadığını, 06.12.2017 tarihli faydalı model başvurusundan sürecin uzun sürecek olmasından Mütevellit vazgeçildiğini, 5 mm'lik ölçü farkının davacı tarafın iddialarının aksine yenilik ve ayırt edicilik unsurları açısından yeterli olduğunu, Davacı tarafın iddialarının aksine bükümlü kıvrım kullanılmasının teknik bir zorunluluk olduğunu ancak bükümlü kıvrımın boydan boya kullanılmasının teknik bir zorunluluk ihtiva etmeyeceğini, bu nedenlerle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddini, açılan haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller,19/12/2022 tarihli bilirkişi raporu ve itirazlar üzerine alınan 09/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporu bir arada değerlendirildiğinde davanın kabulü cihetine gidilerek davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine" karar verilmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 2002 yılından bu yana kilit sektöründe faaliyet gösterdiğini, 2016 yılında iç mekanlarda sessiz çalışma sağlayan özel bir kilit sistemi tasarlayarak 2017'de faydalı model başvurusu yaptığını, sürecin uzunluğu nedeniyle bu sistemin parçası olan kilit karşılığı için 2019 yılında endüstriyel tasarım tescili aldığını, müvekkilin sektörde bu ürünün mucidi olarak bilinmesine rağmen davacı ve diğer bazı şirketlerin bu tasarımı taklit ettiğini, taklit üretimin durdurulması için çekilen ihtarnamelere karşılık davacı tarafından açılan hükümsüzlük davasında yerel mahkemenin hatalı bir kararla tescili iptal ettiğini, oysaki müvekkile ait tasarımın dikdörtgen deliklerin eşit uzunlukta olması ve bükümlü kulağın tüm kilit boyunca uzanması gibi teknik özelliklerle piyasadaki diğer ürünlerden belirgin şekilde ayrıldığını, bu yapısal değişikliğin kilitlerin yön sorununu ortadan kaldırarak her türlü kapıya uyum sağladığını ve bağımsız bir ürün olarak satılabildiğini, SMK 56. madde uyarınca ürünün birleşik bir parçası olsa dahi görünür olması ve yenilik unsuru taşıması nedeniyle tescil şartlarını fazlasıyla karşıladığını, tasarımcının seçenek özgürlüğünün kısıtlı olduğu bu teknik alanda yapılan ölçüsel eşitliklerin bilgilenmiş kullanıcı nezdinde büyük bir ayırt edicilik yarattığını, yerel mahkemenin hukuka aykırı bilirkişi raporlarına dayalı hükümsüzlük kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı, müvekkilinin ve üçüncü kişilerin uzun yıllardır imal ettiği ve satışa sunduğu, herkesin kullanımına açık bir tasarımı haksız ve hukuka aykırı olarak TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, bu haksız tescile dayanarak haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, mahkemenin davaya konu tescilin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar vermesinin uygun olduğunu belirterek davalının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, davalı adına TPMK nezdinde ... numara ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.19/12/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle:" Hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen https://www...com : 11/...linkinde yer alan 2018 tarihli katalogda yer alan ürün ve https://....com/?... yer alan 2010 tarihli katalogda yer alan istenen davalı tarafa ait ... numaralı tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalı tarafa ait ... numaralı tasarımın 07.02.2019 başvuru tarihi itibari ile yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine haiz olmadığı,Davacı tarafından dosyaya sunulan kendilerine ait Meltox markalı ürün ile davacı tarafından dosyaya sunulan davalı tarafa ait Kale markalı ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davalı tarafından dosyaya sunulan kendilerine ait ... markalı ürün ile davalı tarafından dosyaya sunulan davacı tarafa ait Meltox markalı ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları" belirtilmiştir. 09/03/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle;" kök raporda arz ettiğimiz görüş ve kanaatlerimizi değiştirmeleri gerektirir herhangi bir durumun var olmadığı" belirtilmiştir.6769 sayılı SMK'nun 55.md'sine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Burada kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahsettiği bu nedenle tasarıma tecavüz iddiası yönünden görünümün esas alınması gerekmektedir.Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünde oluşturduğu genel izlenim ile bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların birlikte dikkate alınması gerekir. Kıyaslanan tasarımlar arasında sadece küçük ayrıntılarda farklılık varsa tasarımların aynı olduğu kabul edilir. Yine bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenim arasında genel bir farklılık varsa tasarım ayırd edici niteliğe sahip demektir. Burada, tasarım alanında, özellikle dikkat edilmesi gereker husus korumanın, görünüm, şekil, doku ve ergonomi gibi özelliklere hasredilmesidir. Tasarım hakkı ürün ve eşyaların teknik işlevini değil, dış görünümünü konu etmektedir. -Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından davalıya ait ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğünün talep edildiği, hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen https://Mwww..../...linkinde yer alan 2018 tarihli katalogda yer alan ürün ve https://......pdf linkinde yer alan 2010 tarihli katalogda yer alan ürün ile hükümsüzlüğü istenen davalı tarafa ait ... numaralı tasarım arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalı tarafa ait ... numaralı tasarımın 07.02.2019 başvuru tarihi itibari ile yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine haiz olmadığı bilirkişi heyet raporu ile tespit edilmiş olmakla tasarıma hükümsüzlüğün şartları gerçekleştiğinden mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 31/05/2023 tarih ve 2022/17 E., 2023/143 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2026