10. Hukuk Dairesi 2024/3302 E. , 2025/2312 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2350 E., 2023/2640 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/351 E., 2023/270 K. Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvur
**10. Hukuk Dairesi 2024/3302 E. , 2025/2312 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2350 E., 2023/2640 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/351 E., 2023/270 K. Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kesinlikten reddine verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverene ait iş yerinde mobilya döşemecisi olarak çalışırken 16.12.2017 tarihinde iş kazası geçirdiğini, işverene ait iş yerinin arka tarafında yer alan ve kovalar içinde bulunan odunları (sunta vb.) işçiler kendi ihtiyaçları (yakacak) doğrultusunda çok uygun rakamlar karşılığın da (50 TL) aldıklarını, müvekkilinin işe ilk başladığı dönemlerde ücretsiz verilen odunlar (sunta v.b) sonraki dönemlerde ve kazanın olduğu tarihlerde 50 TL gibi çok cüzzi rakamlar karşılığında işçilere verildiğini, müvekkilinin forklift tarafından odunlar trakötörün kasasasına boşaltıldıktan sonra kovanın içinde kalan odunları kasaya atmak üzere forklift bıçaklarının üstünde duran kovanın içine girdiğini, ancak forklift bıçaklarının kovayı tam ortalamaması( dengeyi sağlamaması) nedeniyle kova ile birlikte yere düşmek suretiyle iş kazası geçirdiğini, kaza neticesinde müvekkilinin vücudunda çeşitli kırıklar meydana geldiğini, bu nedenle fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 8.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 16.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, anılan iş kazası nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu manevi zararın bir nebze olsun karşılanabilmesi için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı ...'in 16.12.2017 tarihinde öğlen yemek molasında amirinden izin almadan işverenin bilgisi ve rızası olmaksızın mesai arkadaşı ...'i çağırarak suntaları traktöre yüklemek istediğini belirtip kendisine yardım etmesini isteyerek ...'in forklift ehliyeti olmadığını ve işveren tarafından da bu iş için görevlendirilmemiş olduğunu bilmesine rağmen mesai arkadaşına ısrar ederek forklifti kullanmasını istediğini ve işveren yetkilileri ve amirleri tarafından suntalar araca yüklenirken kovaların içerisine girilmemesi hususunda defaten uyarılmış olmalarına rağmen kovanın içerisine girerek sunta boşatmaya çalışarak kendi dikkatsizliği ve kusuruyla iş bu kazanın gerçekleştiğini, davacı taraf kendi kusuru ile söz konusu kazaya sebebiyet verdiğini, dava dilekçesinde maddi tazminat kalemi olarak maluliyetinden kaynaklı sürekli iş göremezlikten doğan zararlarının tazminatını talep ettiğini, müvekkili tarafından bahsedilen tüm alacak kalemlerinin kendisine ödendiğini, dava dilekçesinde maluliyete ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmadığını, müvekkilinin öncelikli olarak herhangi bir kusurunun bulunmaması kazanın davacı işçinin kendi kusurundan gerçekleşmiş olması ve kazanın ardından davacıya ilişkin olarak maddi-manevi tüm sorumluluklarını fazlasıyla yerine getirmiş olması sebebi ile tüm maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..Davanın kabulü ile 1-1.113.235,05 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 16.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-40.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 16.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı "..1-Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Davacının istinaf dilekçesinin HMK'nun 346 ve 352/1-b maddesi uyarınca kesinlik nedeniyle reddine,.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; -Davacının kovanın içerisine girdiğini ve sunta boşaltmaya çalışarak bizzat kendi dikkatsizliği nedeniyle kazaya sebebiyet verdiğini, -İlliyet bağı bulunmadığını ve bu durumun hükme esas alınmadığını, -İlliyet bağının davacının kusuru ile kesildiğini, -Müvekkilinin kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığını, -Müvekkilinin ...'e odun yardımı başlıklı sosyal yardım statüsünde bir yardımda bulunmadığını, evine taşımaya çalıştığı odunların belirli bir fiyat karşılığı kendisine satıldığını, -Zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, -Hüküm altına alınan tazminatın hukuka aykırı olduğunu, -İlliyet bağının 3. kişinin kusuru nedeniyle de kesildiğini, -Kusur oranlarını kabul etmediklerini, bilirkişi raporu içeriğini kabul etmediklerini, -Davacı işçi asgari ücretle çalışıyor olmasına rağmen asgari ücretten fazla ücret aldığı yönünde değerlendirmelerde bulunulduğun ve 1,18 ücret dönüşüm katsayısı baz alınarak hesaplama yapıldığını, bu durumun hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. B. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının kusur oranı yerinde olup, forklifti kullanan 3. kişi ile işverenin kusur oranı kendi aralarında açılması mümkün rücu davasında tartışılabilme imkanının bulunmasına göre, bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının iş bu dosya yönünden bozma sebebi olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, davalı vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.