8. Ceza Dairesi 2024/3809 E. , 2025/1192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/799 E., 2023/505 K. SUÇ : Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istem
**8. Ceza Dairesi 2024/3809 E. , 2025/1192 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/799 E., 2023/505 K. SUÇ : Uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3. maddesi, 43/1, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası, 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimi uyarınca çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/799 Esas, 2023/505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri 12.07.2022 tarihli eylem için sanığın maddeleri kullanmak için bulundurduğu, ticarete ilişkin delil olmadığı, 16.07.2022 tarihli eylem için tutanak mümzilerinin bir görgüsünün bulunmadığı, tanığın kovuşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, tekerür hükümlerinin yanlış uygulandığı bu nedenle hükmün bozulması ve sanığın tahliye edilmesi gerektiği gerekçelerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyasının kapsamına göre; 12.07.2022 tarihinde sanığın ikametinde gerçekleştirilen aramada kişisel kullanım sınırının üzerinde ecstasy hap, pregabalin içeren hap ve metamfeminin ele geçirilmesine ilişkin birinci olayda; 16.07.2022 tarihinde sanığın ikametinden çıktıktan sonra durdurulan tanığın yere atması suretiyle metamfetaminin ele geçirilmesi, devamla sanığın ikametinde gerçekleştirilen aramada metamfetamin ve ecstasy haplarının ele geçirilmesine ilişkin ikinci olaya ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın ikametinden ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı, tanığın soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan beyanı, teşhis tutanağı, sanığın polisler ikametine girdiğinde uyuşturucu maddeleri yok etmeye çalışması ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava dosyası kapsamındaki delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.16.07.2022 tarihli olay ilişkin olarak sanığın ikametinden ele geçirilen uyuşturucunun madde miktarı uyarınca tek başına sanığın uyuşturucu madde ticareti suçu işlediğini göstermeye elverişli olmadığı ve dava dosyası içerisinde sanığın tanığa sattığı kabul edilen uyuşturucu maddeye ilişkin uzmanlık raporunun bulunmadığı anlaşılmakla, söz konusu uyuşturucuya ilişkin uzmanlık raporunun aslı veya aslı gibidir yapılmış bir örneğinin dava dosyasına getirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Suç tarihinin davaya konu her iki olaya ilişkin olarak 12.07.2022, ve 16.07.2022 şeklinde belirtilmesi gerekirken yalnızca ikinci eylemi kapsar şekilde 16.07.2022 olarak belirtilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, 4.Aleyhe temyiz bulunmadığından zincirleme suç hükümleri uygulanarak sanığın cezalandırılması nedeniyle sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı tutulmakla birlikte; 12.07.2022 ve 16.07.2022 tarihli eylemlerle ilgili olarak; 12.07.2022 tarihinde sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan soruşturma başlatıldığı, hakkında ifade alma ve sorgu adli işleminin yapıldığı, sanığın adli kontrol altına alınmak suretiyle serbest bırakıldığı ve bu suretle fiili kesintinin oluştuğu, akabinde sanığın suç işleme kararını yenileyerek 16.07.2022 tarihinde ikinci kez aynı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında; belirtilen eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğu gözetilmeden, tek suç kabul edilmek suretiyle zincirleme suç hükümleri uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/799 Esas, 2023/505 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi gereğince sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.