(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2408 E. , 2007/4376 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 4.11.2004 gününde verilen dilekçe ile üst hakkı devredilemez kaydının tapuya işlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 7.3.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki …
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2408 E. , 2007/4376 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 4.11.2004 gününde verilen dilekçe ile üst hakkı devredilemez kaydının tapuya işlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 7.3.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davada 391 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bağımsız ve sürekli daimi nitelikli üst hakkı iptal edilmeden tescilli olduğu, ayrı sayfaya "Maliye Bakanlığının yazılı izni olmaksızın üst hakkının kısmende olsa üçüncü kişilere devri ve temlik edilemeyeceği, üst hakkı üzerinde ipotek tesis edilemeyeceği, üst hakkına konu tesislerin kısmen veya tamamen devredilemeyeceği, diğer şirket veya şirketlerle birleşemeyeceği" şeklinde şerh verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Bilindiği gibi Türk Medeni Kanununun 826.maddesi uyarınca malik taşınmazının altında veya üstünde yapı yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi veren bir irtifak hakkı kurabilir. Üst hakkı olarak tanımlanan bu hakkın bağımsız ve sürekli nitelikte ise hak sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne taşınmaz olarak kaydı anılan maddenin 3.maddesi hükmü uyarınca mümkündür. En az 30 yıl için kurulan üst hakları sürekli nitelikte kabul edilir. Üst hakkını bağımsız kabul edebilmek için de başkasına devrinin taraflarca kısıtlanmamış olması gerekir.