T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/265 - 2026/525 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/265 KARAR NO : 2026/525 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2023 NUMARASI : 2023/198 E. - 2023/531 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/265 - 2026/525 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/265 KARAR NO : 2026/525 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2023 NUMARASI : 2023/198 E. - 2023/531 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2023 tarih ve 2023/198 E. - 2023/531 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2022/005548 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun 31 ve 35. sınıf mal ve hizmetleri kapsadığını, davalı şirketin 2019/122816 ve 2019/122821 sayılı, “...” ve “...” ibareli markalarına dayalı olarak ileri sürdüğü itirazların, davalı TÜRKPATENT tarafından YİDK'nın 2023-M-2080 sayılı kararı ile kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, oysa taraf markaları arasında ''...'' kelimesi dışındaki kelimelerin ve yazım şekillerinin farklı olduğunu, davalı markasında "..." ibaresinin "..." şeklinde bitişik olarak yazıldığı dikkate alındığında, işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağını, müvekkiline ait marka başvurusunun siyah bir daire içinde yıldız şekilleriyle birlikte kendine özgü yazım şekli ile beyaz ve eğik düzende ''...'' ibaresinden oluştuğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2023-M-2080 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Gıda İnşaat Otomotiv Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin evcil hayvanlara yönelik gıda ürünleri ürettiğini, davacı tarafça yapılan başvuru incelendiğinde "şekil+..." işaretindeki şeklin ayırt edici olmadığını, işarette baskın unsurun "..." kelimesi olduğunu, "..." kelimesinin ilgili sektörde herkes tarafından kullanıldığını, davacı markasının ayırt edici unsurunun “...” kelimesi olduğunu, müvekkilinin markalarında yer alan "..." ve "..." ibarelerinin sektörde sıkça kullanıldığı gözetildiğinde, esas unsurun “...” olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davacı iddialarının aksine "...” kelimesinin uyuşmazlık konusu emtialar yönünden ayırt ediciliğinin bulunduğunu, taraf markalarının mal ve hizmet kapsamlarının aynı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kurum vekili, davaya konu edilen marka başvurusu ile itiraza mesnet markalar arasında benzerlik veya karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun “...” ve “...” ibarelerinden oluştuğunu, "..." ibaresinin öne çıktığını, taraf markaların kapsamında aynı/aynı tür hizmetlerin bulunduğunu, davacı markasının ayırt edici nitelikte olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; dava konusu marka başvurusunun "Şekil+..." şeklinde siyah bir daire üzerine serpiştirilmiş minik yıldız figürleri ile üst kısımda “...” alt kısımda “...” ibarelerinin beyaz renk ile yazımından oluşturulduğu, marka görselindeki şekil unsurunun geri planda kaldığı ve ayırt edici niteliğinin zayıf bulunduğu, ''...'' kavramının evcil hayvanlara yönelik sunulan mal ve hizmetler açısından zayıf bir kavram olduğu, “...” kelimesinin ise dilimizde doğrudan kullanılan bir kelime olmadığı, dava konusu marka ile karşılaşan ilgili tüketicinin markadaki “...” ve “...” ibarelerinin bağımsız yazımlarından ötürü “...” ibaresinin dikkati çekeceği, markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür bulunduğu, gerek redde mesnet markaların gerekse başvuru markasının esaslı unsurunun müşterek "..." ibaresinden kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzer bulunduğu, markalarda yer alan sair kelime ve şekil unsurlarının markaları birbirinden farklılaştırmaya yeter derecede ayırt ediciliklerinin bulunmadığı, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkiline ait başvuru markasının esas unsurunun yalnızca ''...'' ibaresi olmadığını, bir bütün olarak "şekil" ile beraber ''...'' ibaresinin esas unsuru oluşturduğunu, müvekkilinir başvuru markası ile itiraza dayanak markalar arasında benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve taraf markalarının kapsamlarında yer alan 31 ve 35. sınıf hizmetlerin aynı tür bulunduğu, davacının başvurusunda yer alan ''...'' ibaresinin, dava konusu evcil hayvanlara yönelik sunulan mal ve hizmetler açısından zayıf bir kavram olduğu, “...” kelimesinin ise dilimizde doğrudan kullanılan bir anlamının bulunmadığı, dava konusu marka ile karşılaşan ilgili tüketicinin dikkatini, markadaki “...” ve “...” ibarelerinin bağımsız yazımlarından ötürü, “...” ibaresinin çekeceği, davalının redde mesnet markalarında yer alan "..." ve "..." ibarelerinin sektörde sıkça kullanıldığı gözetildiğinde, redde mesnet markaların esas unsurunun da “...” ibaresi tarafından temsil olunduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında, gerek redde mesnet markaların gerekse başvuru markasının esaslı unsurunun müşterek "..." ibaresi olmasından kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.