T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/221 KARAR NO : 2026/342 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/01/2026 (Tensip Zaptı) NUMARASI : 2026/73 Esas DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 02/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/03/2026 Taraflar arasında görülen davada ihtiyati haciz istemi yönünden mahkemece 27/01/2026 tarihli ten…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/221 KARAR NO : 2026/342 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/01/2026 (Tensip Zaptı) NUMARASI : 2026/73 Esas DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 02/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/03/2026 Taraflar arasında görülen davada ihtiyati haciz istemi yönünden mahkemece 27/01/2026 tarihli tensip tutanağı uyarınca talebin reddine karar verildiği, verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmekle, HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin dava dilekçesinde alacağın 01/07/2025 tarihinde muaccel olduğunu, borcun açıkça kabul edildiği gözetilerek İİK 257 maddesi kapsamında ihtiyati haciz şartları oluştuğunu beyanla yargılama sonuna kadar takip çıkışı olan 3.800.000,00 TL borç için ihtiyati haciz kararı verilmesini, aksi takdirde açıkça kabul edilen 1.350.000,00 TL borç ve işlemiş faizi 300.000,00 TL toplamı 1.650.000,00 TL için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ DURUŞMA TUTANAĞI : 27/01/2026 tarihli tensip zaptının 10. bendi kapsamında; "dava konusu icra takibinin faturadan kaynaklı olarak başlatıldığı, faturadan kaynaklı alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiği" gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari mal satışı yapıldığını, buna ilişkin toplam 6.700.000,00-TLtutarlı faturaların tanzim edildiğini, borçlunun fatura ve fatura borcunu kabul ettiğini ancak çek ile borcun ödendiği iddia edilse de hem çeklerin borcun yalnızca 5.350.000,00-TL'sini karşılar miktarda olduğunu bakiye 1.350.000,00-TL borcu karşılamadığını hem de çeklerin illetten mücerret olması nedeniyle ilgili mal satışı ile ilişkilendirilemeyeceği gözetildiğinde davalı borçlunun borca itiraz dilekçesi içeriğinde alacağın varlığını kabul ettiğinin açık olup ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması ile ihtiyati haciz kararı verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle 27.01.2026 tarihli tensip tutanağı ile talebin reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda; 1-) İstinaf incelemesine tabi bir kararın incelenebilmesi için öncelikle ihtiyati tedbir (haciz) talebi veya talep uyarınca yapılan itirazlar doğrultusunda verilecek kararların HMK’nun 391/2. maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen istinaf incelemesinin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasasının 141. maddesine göre tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebi ayrı bir karar başlığı oluşturulmaksızın tensip tutanağıyla kabul edilmiştir. Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa’nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK’nun 297. (Mülga HUMK'nun 388.) maddesi, işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir. Bu bağlamda mahkemece tensip tutanağı içerisine dercedilen ret kararının HMK'nın aradığı anlamda usuli bütünlük ve gerekçeyi taşınmadığı anlaşılmış olmakla birlikte usul ekonomisi gereği bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. 2-) İİK'nun 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3.şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Kanun'un 258/1 maddesine göre ihtiyati haczi kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Somut olayda dayanak faturaların talep eden tarafça her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen belge niteliğinde olup ihtiyati haciz talep eden tarafından sunulan faturaların tek başına alacağın varlığını kesin olarak ispatlamaya yeterli olmadığı, taraflar arasında alacağın miktarı ve dayanağı konusunda uyuşmazlık bulunduğu, alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyetine dair hususlar yönünden olmak üzere yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşullarının sağlanmadığı görülmekle talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin ret kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu aşamasında yeteri kadar harç alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf yoluna başvuran taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 02/03/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.