(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9785 E. , 2011/1539 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı adına trafikte kayıtlı aracın ismi tesbit edilemeyen sürücü yönetiminde olduğu sırada karşı istikametten seyrederken ön…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/9785 E. , 2011/1539 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı adına trafikte kayıtlı aracın ismi tesbit edilemeyen sürücü yönetiminde olduğu sırada karşı istikametten seyrederken önündeki aracı ve sol şeride geçmenin yasak olduğu yerde aracının aniden müvekkilinin aracının önüne kırması nedeniyle müvekkilinin bu araca çarpmamak için manevra yaptığında orta refüjde bulunan demir bariyerlere çarptığını ve aracının hasarlandığını araçta 28.945,30 TL tutarında hasar meydana geldiğini kaza tutanağında oluş şeklinin gerçeğe uygun şekilde yazılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL.nin kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 20.10.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 10.640 TL daha artırarak toplam 20.640 TL.nin tahsilini istemiştir. Davalı vekili olayın kaza tutanağında belirtildiği şekilde meydana geldiğini kazada müvekkiline ait aracın sürücüsünün kusurlu olmadığını davacının iddialarının gerçeği yansıtamadığını tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini ve davanın trafik sigortası şirketine ihbarını savunmuştur. Dava ihbar olunan ... Sigorta A.Ş vekili davalı aracının ... poliçesinin müvekkilince düzenlendiğini sigortalının kusuru oranında azami 10.000 TL poliçe limiti ile sorumlu olduklarının bildirmiştir. .Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Olaya ilişkin 29.7.2008 tarihli trafik kazası tesbit tutanağında davalı ve aracından hiç bahsedilmeksizin davacının aracının hızını hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kusurunu işlediği aracının hasarlı olduğu belirterek tek taraflı trafik kazası meydana gelmiş gibi tutanak düzenlenmiştir. Davacı vekili olayın tek taraflı trafik kazası şeklinde gerçekleşmediğini müvekkilinin kaza yapmasına ve aracının hasarlanmasına davalının sebebiyet verdiğini ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. Oturumlarda dinlenen davacı tanıkları ...olay sırasında davacının aracında olduklarını karşıdan gelen araçlar için dönüş yasağı olan yolda davalının aracı ile kuralsız olarak dönüş yapıp önlerine çıktığını davacının bu araca çarpmamak için direksiyonu kırınca orta refüj ve direğe çarpıp aracın hasarlandığını yerlerin hafif ıslak olduğunu davalının aracının karşıdan gelen otobüsün arkasından aniden önlerine çıktığını mesafe çok kısa olduğundan fren yapılmasına rağmen kazanın meydana geldiğini beyan etmişler, kusur ve hasar yönünden alınan 9.10.2009 tarihli uzman bilirkişi raporu ve 3.3.2010 tarihli Adli Tıp kurumu raporlarında olayın kaza tesbit tutanağında belirtilen şekilde meydana gelmesi halinde davacının %100 kusurlu olduğu olayın davacının iddiası ve tanık beyanlarındaki gibi meydana gelmesi halinde davacının %25, davalının %75 oranında kusurlu oldukları belirtilmiş mahkemece kazanın trafik kazası tesbit tutanağında bildirilen şekilde meydana geldiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, kaza tesbit tutanağı ile davacı ve tanıklarının beyanları arasında çelişki oluştuğundan tutanak mümzilerinin tanık sıfatı ile dinlenilmesi davalının olaya karışıp karışmadığı davacı aracında meydana gelen hasar ile davalının eylemi arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususlarının tutanak tanıklarından sorulması daha sonra gerektiğinde keşifte yapılarak İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek konusunda uzman bilirkişi kurulundan tarafların kusur oranlarının tesbiti yönünden tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirildiği önceki bilirkişi raporlarında irdelendiği, gerekçeli, denetime elverişli rapor aldırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.2.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.