6. Ceza Dairesi 2022/4365 E. , 2024/1568 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2769 E., 2020/364 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf istemlerinin esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 52…
**6. Ceza Dairesi 2022/4365 E. , 2024/1568 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2769 E., 2020/364 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf istemlerinin esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/6557 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesini ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi gereğince cezalandırılmaları için kamu davası açılmıştır. B.Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2017/465 Esas, 2019/516 Karar sayılı kararıyla; sanıklar hakkında, 1.Nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsubuna, 2.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsubuna, Karar verilmiştir. C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin 14.02.2020 tarihli ve 2019/2769 Esas, 2020/364 Karar sayılı kararıyla; sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) bentleri yanında (h) bendinin de uygulanması gerektiği ve teşebbüs hükmü uygulanırken makul bir indirim yerine 1/2 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi eleştirilerek, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... Müdafii Temyiz Sebepleri 1.Suçun unsurlarının oluşmadığı, 2.Takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiği, Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri 1.Her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, yağma suçunun sübut bulmadığı, 2.Kararın gerekçesiz olduğu, 3.Alt sınırdan hüküm kurulması gerektiği, 4.Takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Olaydan 1 ay önce sanık ...'nun şikâyetçi ...'ı başkanı olduğu minibüs durağına yemeğe çağırdığı, yemekten 3 gün sonra sanık ...'nun şikâyetçi ...'ı telefonla arayarak, kendisinin yemekten ayrılmasından sonra durağa polislerin geldiğini ve misafir olan bir şahsın üzerinde silah ele geçirdiklerini, bunun sorumlusunun kendisi olduğunu, bu nedenle sanık ...'na 50.000,00 TL borçlandığını, bundan sonra da her ay için 50.000,00 TL ceza ödemesi gerektiğini söylediği; olay tarihinde gece saat: 04.00 sıralarında sanıklar ... ve ...'nun şikâyetçi ...'ın işletmeciliğini yaptığı eğlence yerine gittikleri, içeriye girer girmez sanıklardan ...'nun tabancayı çekip orada bulunan iş yeri çalışanları ve müşterileri hedef alarak, "kimse mekandan dışarı çıkmayacak" dediği, iş yeri çalışanı mağdur ...'in sanıklara "ne oluyor" diye müdahale etmek istediğinde, sanık ...'nun adı geçen mağdura tokat attığı; bu sırada sanık ...'nun telefon etmeye çalışan iş yeri çalışanı ...'u engellemek amacıyla kafasına kül tablasıyla vurduğu; kulis kapısından iş yerinden çıkmaya çalışan mağdur ...'ı sanık ...'nun kolundan tutarak içeri çektiği, daha sonra her iki sanığın iş yerini terk edip gittikleri, olay günü sabahı saat: 07.30 sıralarında sanık ...'nun şikâyetçi ...'ı telefonla arayarak, iş yeri baskınından haberi olmayan şikâyetçiye "50.000 TL yi ödeyeceksin, ulan şerefsiz, borcunu ödeyecen lan, ganını sinkaf ettiğim gansızı" şeklinde tehdit içeren sözler sarf ettiği anlaşılmıştır. 2.Görgü tanıkları ve mağdurların olayın sıcaklığı ile alınan ifadelerinin iddiaları desteklediği, olayın gelişimi ile uyumlu olduğu görülmüştür. 3.Şikâyetçi ...'ın dosyaya sunduğu ses kaydı dökümü dava dosyasında bulunmaktadır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) bentleri yanında (h) bendinin de uygulanması gerektiği ve teşebbüs hükmü uygulanırken makul bir indirim yerine 1/2 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi dışında kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. C.Dairemizin Kabulü Sanıkların gece vakti, şikâyetçi ...'ın işletmeciliğini yaptığı eğlence yerine gittikleri, içeriye girer girmez sanıklardan ...'nun tabancayı çekip orada bulunan iş yeri çalışanları ve müşterileri hedef alarak, "kimse mekandan dışarı çıkmayacak, ... gelsin ondan benim 50.000,00 TL alacağım var, o gelmeden kimse çıkmayacak" dediği, iş yeri çalışanı mağdur ...'in sanıklara "ne oluyor" diye müdahale etmek istediğinde, sanık ...'nun adı geçen mağdura tokat attığı; bu sırada sanık ...'nun telefon etmeye çalışan iş yeri çalışanı ...'u engellemek amacıyla kafasına kül tablasıyla vurduğu; kulis kapısından iş yerinden çıkmaya çalışan mağdur ...'ı sanık ...'nun kolundan tutarak içeri çektiği, daha sonra her iki sanığın iş yerini terk edip gittikleri anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mağdurların, şikâyetçinin ve görgü tanıklarının olayın sıcaklığı ile alınan beyanları, sanıkların çelişkili savunmaları, karşısında, sanıkların eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Hakim, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkilerinin yanında her somut olayda değişebilecek ve önceden öngörülemeyecek nedenleri değerlendirerek bu hususta hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun bir şekilde uygulama yapacaktır. Hakimin takdir yetkisi sınırsız değildir. Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimi uygulama ve uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bu gerekçe hak, adalet, nesafet kuralları ve dosya ile uyumlu olmalıdır. Bu açıklamalar ışığında mahkemece "maddenin uygulanmasına takdiren yer olmadığına" şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği kanuni gerekçe belirtilmeden takdirî indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Sanıkların eylemi gece vakti gerçekleştirdikleri anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) bentleri yanında (h) bendinin de uygulanması gerektiği halde yazılı şekilde eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.02.2020 tarihli ve 2019/2769 Esas, 2020/364 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının KORUNMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 08.02.2024 tarihinde karar verildi.