13. Hukuk Dairesi 2015/39780 E. , 2018/5060 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, Denizli Belediyesinin onayı ile 28.06.2012 gün ve 12173 sayılı noter tasdikli devir sözleşmesi ile .... Belediyesi sınırları içinde ve idare tarafınd
**13. Hukuk Dairesi 2015/39780 E. , 2018/5060 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, Denizli Belediyesinin onayı ile 28.06.2012 gün ve 12173 sayılı noter tasdikli devir sözleşmesi ile .... Belediyesi sınırları içinde ve idare tarafından uygun görülen merkez ilçe yerleşim birimlerinde yer alan sağlık kurum ve kuruluşlarından kaynaklanan tıbbi atıkların, tıbbi atık sterilizasyon tesisi kurdurularak toplama ve işletmecilik hakkını devir aldığını, sözleşmenin 6 ve 9.maddesi uyarınca .... Belediyesi arsası üzerine kurulacak olan tıbbi atık, imha işletmecilik hakkının kiraya verilmesi karşılığında inşaat bitirilip tesisler işletmeye açılarak tıbbi atıkların toplanıp taşınması ve bertaraf edilmesi neticesinde elde edilecek cirodan, Belediye'ye KDV dahil %24,60 pay verilecektir" hükmü bulunduğunu, belediyenin ciro kavramını hatalı şekilde değerlendirerek ayrıca KDV hesapladığını ve mükerrer KDV tahsil ettiğini ileri sürerek; sözleşmedeki hükmün yorumundan kaynaklanan uyuşmazlığın giderilmesine, taraflar arasındaki imzalanan sözleşmede bahsi geçen "ciro" tanımından hangisinin uygulanacağı tespit edilerek bu davalı idarenin payının hesabında KDV'nin dahil olmadığının tespitine, sözleşmenin devir alındığı 28.06.2012 tarihinden itibaren haksız ve yersiz olarak şirketten tahsil edilen toplam 50.591,44TL'nin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı,davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, hizmet sözleşmesine dayalı haksız kesilen bedelin iadesi istemine ilişkindir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK'nın 5. maddesinde “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.” hükmü yer almaktadır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3. Maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Anılan yasa hükümleri gereği, davalı tarafın tacir sıfatı bulunmadığından davaya bakmaya görevli mahkeme genel mahkemelerdir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her safhasında ve re'sen nazara alınmalıdır. Hal böyle olunca, mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.