11. Hukuk Dairesi 2023/1518 E. , 2024/5009 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/22 Esas, 2022/1640 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/136 E., 2020/221 K. Taraflar arasındaki Markaya tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istina
**11. Hukuk Dairesi 2023/1518 E. , 2024/5009 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/22 Esas, 2022/1640 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/136 E., 2020/221 K. Taraflar arasındaki Markaya tecavüzün tespiti, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde,müvekkili şirketin uzun yıllardır özel eğitim-öğretim sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... okulları ve/veya ... Özel Eğitim Kurumları unvanı ile bünyesinde anaokulu, ilkokul, ortaokul, anadolu lisesi, özel eğizim kursu, özel etüd merkezi olarak eğitim faaliyetlerinde bulunduğunu, müvekkilinin 2010/30622 nolu başvurusuyla "Kalabalıkta Kaybolma!" ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, bu markayı işyerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, davalı şirketin müvekkilinin bu sloganını billboardlarda, reklam tabelalarında, el ilanlarında kullanarak bu slogan ile iyi bir pazar payı oluşturduğu, davalı şirket sahibinin ve yetkililerinin de bu sloganın tuttuğunu görünce "kalabalıkta kaybolma!, kalabalıklarda kaybolmayın, çocuğunuz kalabalıklarda kaybolmasın" gibi müvekkili markası ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer ibareleri izinsiz ve haksız bir şekilde kullanarak haksız rekabete ve iltibasa yol açtığını, dolayısıyla hem müvekkilinin ticari itibarına zarar verdiğini hem de aynı faaliyet alanında hizmet veren bu iki farklı şirket hakkında halkta yanlış bir izlenim uyandırdığını, davalı şirketin eylemlerinin müvekkili markasına tecavüz teşkil ettiğini, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinde 2017/33 Esas sayı ile ceza davası açıldığını, dosyadaki bilirkişi raporunda da iltibas suretiyle marka tecavüzünün ve dolayısı ile haksız rekabetin söz konusu olduğunun tespit edildiğini, ceza dosyasının henüz sonuçlanmadığını ileri sürerek, markaya tecavüzün tespiti ile davalılar tarafından müvekkilinin tescilli markasını kullanıldığı reklam malzemelerinin toplatılmasını ve şimdilik 1.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan Şubat 2016 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, hükmün tirajı en yüksek gazetelerden biri ile ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde, okullarının adının "Selçuklu Koleji" olduğunu, ismini Selçuklu Türk Devletinden aldığını, okullarının ismini "VİP Selçuklu Koleji" olarak 2015/35477 sayı ile marka olarak tescil ettirdiklerini, başka bir marka ile tanınmak, anılmak ve bilinmek kati suretle istemediklerini, böyle bir şeye ihtiyaçlarının olmadığını, davaya konu sloganı "Çocuğunuz Kalabalıklarda Kaybolmasın, Ayrıcalıklı Eğitimi Tercih Edin", "Kalabalıklarda Kaybolmayın, Ayrıcalıklı Eğitimi Tercih Edin" şeklinde, davalı tarafın tescilinden habersiz, iyi niyetli ve dürüst olarak, markasal anlam yüklemeden, literatürde kullanılan tasvir edici anlamıyla kullandıklarını, hangi özel kurumun hangi kelimeyi tescil ettirdiğini bilmelerinin mümkün olmadığını, zaten bu olay ortaya çıktıktan sonra bu sloganı kullanmayı bıraktıklarını, özel okul sektöründe "butik okul" ve "kitle okulu" olarak tarif edilen okulların bulunduğunu, derslik sayıları 25-30'u ve öğrenci sayıları 500-600'ü geçmeyen butik okulların verdikleri hizmetin mahiyetine ve öğrenci sayısının azlığına vurgu yapmak için davaya konu sloganı basılı ve görsel reklamlarında yaygın olarak kullandıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı adına tescilli “kalabalıkta kaybolma” ibaresinin bir marka olarak oldukça zayıf olup markadan ziyade markaya yardımcı çağrışım unsuru (slogan) olarak algılanmaya uygun bir ibare olduğu, kullanım pratikliği ve gerekliliği sebebiyle ve bir örf olarak, okulculuk sektöründe, işletme adının arkasına “… koleji”, “… okulları”, “… lisesi” gibi tanım takılarının geleceğinin varsayılacağı, ayrıca bu sloganın özgün, ihtira edilmiş (buluş niteliği olan) bir ibare de olmadığı, butik okul ya da vip okul olarak da tarif edilmeye başlanan düşük öğrenci kapasiteli ve az sınıflı küçük okulların kendilerini tarif etmek istediklerinde “vip” ya da “butik” gibi kelimeler kullandıkları, aynı şekilde bu tip okulların müşterinin geliş sebebini izah ederken de “kalabalığa karışma”, “kalabalıklarda kaybolma”, “çocuğunuz kendisini özel hissedecek”, “siz özelsiniz”, “size özel” gibi tarif cümleleri kullandıkları, bu cümlelerin de birer slogan olduğu ama gerçek anlamda özgün sloganlar olmadığı, dolayısıyla bu sloganlardan birini kullanmayı düşünen bir özel okul işletmecisinin bu sloganın daha önce marka olarak tescil edilip edilmediğini incelemeye gerek duymayacağı, bu sloganın başka rakiplerce kullanıldığını bilse bile marka değil slogan olduğunu nazara alacağı ve herkesin kullanabileceğini düşünerek tercih edeceği, herhangi bir reklam mecrasında bu tür bir sloganı kullanan bir okul işletmecisinin zaten okulunun adını da zikredeceği ve kendisini başka okullardan bu sloganla değil markası ile ayırt edebileceği, nitekim davalıların da kendi okullarının reklamlarında okullarının işletme adı ile birlikte davacınin tanıtım cümlesine benzer biçimde “kalabalıklarda kaybolmayın” ibaresini kullandıkları, bu kullanım sebebiyle iltibas riski bulunmadığı, zira davacının kendi okul adının yanında “kalabalıkta kaybolmayın” ibaresini de kullandığını bilen herkes bu ibarenin bir marka değil bir tanıtım ibaresi olduğunu düşüneceği, bu sebeple de davacının reklamlarından bildiği “kalabalıkta kaybolma” ibaresini davalıların okullarının reklamlarında gören bir ortalama eğitim hizmeti alıcısının, bu iki işletmenin birbiriyle aynı ya da birbiriyle ilişkili iki işletme olduğunu zannederek yanılma ihtimalinin olmadığı, davalıların fiili marka ve slogan kullanım biçimleri markasal kullanıma uygun olduğu, diğer bir ifadeyle davalıyla mesela “Selçuklu Vip Okullarına gelin, kalabalıkta kaybolmayın” şeklinde bir marka tescil ettirmek isteselerdi davacının dava konusu markasının varlığının davalıların bu tescili elde etmelerine engel olmayacağı, zira “kalabalıkta kaybolma” markası ile “Özel Selçuklu Vip Okulları Kalabalıklarda Kaybolma” markasının içerdiği asıl marka unsuru (Selçuklu ibaresi) sebebiyle yeterince farklı olduğu ve iki marka arasında iltibas riski bulunmadığı, “kalabalıkta kaybolma” ibaresi her ne kadar davacı adına tescil edilmiş bir hizmet markası olarak görünse de başka benzer işletmelerin bu ibareyi kendi hizmet markaları (işletme adları) ile birlikte kullanmalarına engel konulmaması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişilerin değerlendirme yaparken ticaret unvanı ve markayı birbirine karıştırdıklarını, davalıların "kalabalıklarda kaybolmayın" diyerek iltibas yarattıklarını, her iki tarafın eğitim sektöründe ve Ankara Batıkent'te hizmet verdiklerini, "kalabalıklarda kaybolma" sloganının eğitim sektöründe tanımlayıcı olmadığını, davalıların müvekkiline ait markayı bilboardlarda "Selçuklu Koleji" kadar büyük yazdığını, davalıların ticaret unvanı yanındaki kullanımının sloganı marka olmaktan çıkartmadığını, ceza dosyasındaki rapor ile mahkemede alınan rapor arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, içerisinde uzman ve akademisyenlerin bulunduğu heyetten yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ceza dosyası kapsamında iki farklı bilirkişi heyetince düzenlenen raporlarda davaya konu ibarenin, öğretmen ve öğrencinin birebir iletişim kurabildiği, bu iletişim sayesinde öğrencilerin kişisel özelliklerinin keşfedildiği, "vip" veya "butik" olarak tabir edilen okullar tarafından kullanılan ve az sayıda öğrenci ile eğitim hizmeti verilen eğitim trendi yönünden tanımlayıcı bir ibare olduğunun belirtildiği, davalı tarafça dosyaya sunulan farklı okullara ait internet tanıtım görsellerinin de bu yönde olduğu, söz konu sloganın çok sayıda okul tarafından kullanılmakta olduğu, davalıların da dava konusu hizmetler yönünden tanımlayıcı nitelikteki bu ibareyi marka olarak değil, kendi markaları ile birlikte slogan olarak kullandıkları, marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı, davalılar hakkında açılan ceza davasında Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarih ve 2017/33 E.-2018/15 K. sayılı kararı ile davalıların beraatine karar verildiği ve bu kararın da 11.06.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markaya tecavüzün tespiti ve maddi, manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.