T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/858 KARAR NO : 2025/1815 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/03/2023 NUMARASI : 2022/439 E. 2023/181 K. BİRLEŞEN 2022/440 E. 2022/598 K. SAYILI DOSYASINDA; BİRLEŞEN 2022/441 E. 2022/599 K. SAYILI DOSYASINDA; ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali ASIL DAVA TARİHİ : 10.05.2…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/858 KARAR NO : 2025/1815 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/03/2023 NUMARASI : 2022/439 E. 2023/181 K. BİRLEŞEN 2022/440 E. 2022/598 K. SAYILI DOSYASINDA; BİRLEŞEN 2022/441 E. 2022/599 K. SAYILI DOSYASINDA; ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali ASIL DAVA TARİHİ : 10.05.2022 KARAR TARİHİ : 16.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16.12.2025 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.03.2023 tarih 2022/439 E. 2023/181 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen dosya davacı vekili ile asıl ve birleşen dosya davalı ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davalı-borçlular aleyhine, müvekkili kooperatife olan borçlarından dolayı Karacasu İcra Müdürlüğü’nün 2022/53- E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, yapılan itiraz ile takip davalı/borçlular açısından durduğunu, takip dosyasındaki davalı-borçluların, vefat eden ...’ın müvekkili kooperatif ile imzaladığı sözleşmenin 111.000,00 TL’lik kısmına müteselsil kefil olduklarını ve müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeleri imzaladıklarını, borcun ödenmediğini belirterek davalı-borçluların icra dosya borcuna yaptıkları itirazlarının tamamı yönünden itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20’den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2022/440 esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 1Davalı-borçlu aleyhine, müvekkili kooperatife olan borçlarından dolayı Karacasu İcra Müdürlüğü’nün 2022/52- E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, yapılan itiraz sonucu takibin durduğunu, davalı-borçlunun, vefat eden ...’ın müvekkili kooperatif ile imzaladığı sözleşmenin 33.000,00 TL’lik kısmına müteselsil kefil olduğunu ve müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığını, davalı – borçlunun, vefat eden ...’ın müvekkili kooperatife olan borcunu ödemediğini belirterek icra dosya borcuna yapılan itirazın tamamı yönünden itirazın iptal edilerek, takibin devamının sağlanması ve % 20’den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen 2022/441 esas sayılı dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlular aleyhine, müvekkili kooperatife olan borçlarından dolayı Karacasu İcra Müdürlüğü’nün 2022/15- E. sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, yapılan itiraz ile takip davalı/borçlular açısından durduğunu, davalı-borçlu ...'ın, vefat eden ...’ın müvekkili kooperatif ile imzaladığı sözleşmenin 15.772,40 TL’lik kısmına kefil olduğunu, diğer davalı – borçlu ...'nın ise borcun tamamına yani 19.584,19 TL'ye kefil olduğunu ve kefil sıfatı ile sözleşmeleri imzaladıklarını, vefat eden ...’a kefil olan davalıların borcu ödemediklerini belirterek davalılardan ... yönünden dosya alacağının 15.772,40 TL yönünden, diğer davalının ise takip çıkışı 19.584,19 TL olan dosya borcuna yaptığı itirazının tamamı yönünden itirazın iptal edilerek, takibin devamının sağlanması ve % 20’den az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili asıl dosya ve 2022/440 ve 2022/441 Esas sayılı dosyasında verdiği cevap dilekçelerinde özetle; davacı tarafından dosyaya sunulan sözleşmelerde bir tarafta .....bankası A.Ş. diğer tarafta ise müteveffa ... bulunduğu, davacının söz konusu sözleşmede herhangi bir taraf sıfatı bulunmadığını belirterek husumet itirazında bulunmuş, müteveffa ... tarafından davacıdan borç alınıp alınmadığı, kredi kullanılıp kullanılmadığı davacı tarafından sunulan belgelerden anlaşılamadığını, davacının kefil olarak ödeme yaptığına ve bunu rücu için davaya konu icra takibinde bulunulduğuna dair herhangi bir iddianın bulunmadığını, buna dair bir belgenin de dosyaya sunulmadığını, davacının kefil olarak söz konusu borç yönünden kefil olmuşsa dahi öncelikle kefilin kefile değil asile veya mirasçılarına başvurması gerektiğini, ayrıca kefile başvurmadan önce borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiğini somut olayda müteveffa borçlunun mirasçılarına başvurulduğuna dair herhangi bir veri de bulunmadığını, kefalet sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için kefil olunan "borç miktarı" ve "kefalet süresi" ile "ödeme planı"nın açık ve net bir şekilde belirtilmesi gerektiğini, ancak somut olayda bu şartlar gerçekleşmediğinden kefalet sözleşmesi geçersiz olduğunu, kefalet sözleşmesinin geçerli olmasının şartlarından birinin de eşin yazılı rızası olduğunu ancak davalı müvekkilleri yönünden bu şart da gerçekleşmediğini eşin rızası alınmadığından yapılan kefalet sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, davacı tarafından borcun tamamının kefil olarak ödenmiş olması halinde diğer kefillere orantısal olarak rücu edebileceği, alacaklıya ödenen borcun tamamını rücu edemeyeceği somut olayda 3 adet kefil olduğu dikkate alındığında davacı tarafından borcun tamamının değil en fazla 1/3'ü ayrı ayrı diğer kefillerden talep edilebilecekken bu şartın da yerine getirilmediğini, davacının ödeme yaptığına dair dosyada herhangi bir belge de bulunmadığını, kredi sözleşmelerinde hayat sigortası yapıldığından alacaklının öncelikle sigortadan alacaklarını tahsil etmesi gerektiğini, talep edilen faiz oranlarının fahiş olduğunu belirterek icra inkar tazminatı talebini kabul etmediklerini ve davanın reddedilen kısmı itibariyle %20'den az olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı davaları ile dava dışı müteveffa ...'ın kullanmış olduğu krediye asıl dava ve birleşen dava davalılarının müteselsil kefil sıfatıyla imza atıklarını ancak davaya konu borcun ödenmediğini ileri sürerek eldeki asıl dava ve birleşen davaları açmış, davalı ise cevabı ile davanın reddini savunmuştur. Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu kredinin.... Bankasından kullanılmış olması nedeniyle davcının taraf sıfatının olmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında Mahkememizin 2022/440 ve 2022/441 E sayılı dosyalarında birleşme kararı verilmeden önce Mali Müşavir bilirkişiden alınan 04/08/2022 tarihli raporda; dava konusu kredi sözleşmesinin müteveffa ile .... Bankası arasında imzalanmış olup davacı kooperatifin de garantör sıfatıyla sözleşmeyi imzalamış olduğu ve kredi borcunu kooperatifin ödemiş olması nedeniyle açmış olduğu rücu davasında davacının taraf sıfatı bulunduğu kanaatine varılmış ve davalının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiş, yine davalı vekilinin kefalet sözleşmesinin eş rızası olmaması nedeniyle geçerli olmadığı yönündeki savunması da yerinde görülmemiştir zira; TBK'nın 584. maddesine 28/03/2013 tarihinde eklenen 3. fıkra ile "27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz" hükmü gereğince dava konusu kredi için kefalet verenlerin eş rızası aranmayacaktır. Yine davalı vekilinin, kredi sözleşmesi için hayat sigortası yapıldığı ve davacının öncelikle sigorta şirketinden alacağını talep etmesi gerektiği yönündeki talebi de yerinde değildir. Davacı dava konusu kredi için garantör konumundadır. Genel Kredi Sözleşmesi için yapılan hayat sigortası sözleşmelerinde dain-i mürtehin sıfatı gereği öncelikle alacağını sigorta şirketinden talep etme hakkı poliçe ile oluşturulabilir. Bu hak kredi bedelini ödeyen asıl alacaklıya verilebilen bir hak olup dava konusu kredi bedeli dava dışı banka tarafından kullandırılmıştır. Poliçenin incelenmesinden avacı kooperatifin dain-i mürtehin sıfatı olmadığı anlaşılmış olmakla davalı vekilinin bu yöndeki savunması da yerinde görülmemiştir. Birleşme kararlarının verilmesinden sonra tüm dosya ve alacakların ayrı ayrı irdelenmesi amacıyla dosyalar bankacı bilirkişiye verilerek inceleme yapılmıştır. Düzenlenen rapora göre; müteveffanın dava dışı bankadan kullanmış olduğu krediye davalıların kefil oldukları, kefalet sözleşmelerinin usulüne uygun olarak yapıldığı, davacının ise bu sözleşmelerde garantör sıfatının bulunduğu ve bu gerekçeyle bankaya davacının ödemelerde bulunduğu ancak yapılan ödemelerin davalılardan tahsil edilemediği belirlenmiş ve her dosya için ilgili icra takip dosyasından alacak miktarı ayrı ayrı hesaplanmıştır. Yapılan tüm yargılama ve toplanan deliller neticesinde davacı kooperatifin asıl ve birleşen davalarının kabulü gerektiği ve alacak miktarının likid olduğu kanaatine varılarak davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili ile davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, mahkemece hem asıl hem de birleşen dosyalat yönünden vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekirken bu yönde bir karar verilmediği, hem asıl hem de birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olmakla tek vekalet ve tek yargılama giderine hükmedildiği, dava itirazın iptali davası olduğundan her bir davanın neticesinin birbirinden ayrı olduğu, vekalet ücretinin de nispi vekalet ücreti olması gerektiği istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... ve ... vekili, kefalet sözleşmesinin geçerliliği konusunda borç miktarı, kefalet süresi ödeme planının açık ve net bir biçimde belirtilmesi gerekmekle birlikte eş rızasının bulunması gerektiği açık olmakla bu hususun aksine kayıtlar içeren kefalet sözleşmesinin geçersiz olacağından mahkemece sadece eş rızasına yönelik dosya kapsamında yaptığı değerlendirme eksik bir değerlendirme sonucunu doğurduğundan bu yönden yapılan istinaf isteminin kabul edilmesi gerektiği, davalıların sorumluluğunun tespitine yönelik değerlendirmenin yapılmadığı, .... Bankası'na karşı müteveffaya kefil olmakla müvekkiller ve davacı arasında ayrı bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığı bu nedenle öncelikle kefilin kefile değil asile veya mirasçılarına başvurması gerektiği ayrıca borcun tamamının ödenmesi halinde orantılı olarak rücusunun söz konusu olduğu, dolayısıyla davalıların sorumluluğu somut olayda 1/2 ya da 1/3 iken mahkemece bu konuda hiç bir gerekçeye yer verilmeyerek borcun tamamından davalıların sorumlu tutulmasının doğru olmadığı, müteveffa adına yapılan sigortaların eksik bir şekilde dosyaya kazandırıldığı, buna göre rücu gerekçesinin doğru olmadığı, dava dışı banka alacaklarının sigorta şirketinden tahsil imkanı olduğu halde itirazların karşılanmadığı dolayısıyla sigortadan tahsil imkanı var iken bilirkişi raporuna göre sigortadan 12.000,00 TL 'nin tahsil edilip geri kalan poliçeler yönünden sorumluluk atfedilmesinin yerinde olmadığı dolayısıyla sigortadan tahsil yönünde talep kesinleşmeden müvekkillerinden tazmin isteminin mümkün bulunmadığı, vadesi gelmeyen borçlar yönünden yapılan rücunun mümkün olmadığı bu hususun haksız yere tahsikattan öteye gidemeyeceği, kredi için ödenen miktarlar ve ödeme planı netleştirilmeden inceleme yapılamayacağı göz önüne alındığında bu hususun aksine tazmin yönünde yapılan değerlendirmenin usul ve yasaya aykırı olduğu, hesaplamalar yönünden denetime elverişli rapor alınmadan karar verildiği, bununla birlikte temerrüde düşümediği için faiz isteminde bulunulamayacağı ve ayrıca mahkemenin bilirkişi raporu aldırarak sonuca gittiği somut olayda icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmayacağı hususuları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, dava dışı .....bank'tan davacı aracılığı ile kullanılan krediden kaynaklı yapılan ödemenin rücusuna yönelik alacak davası istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 581. maddesine göre; kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Bir sözleşmenin kefalet sözleşmesi olarak nitelendirilebilmesi için, asıl borçtan sorumlu olmayan bir kişinin (kefilin), alacaklıya karşı, asıl borçlunun borcunu ifa etmemesi halinde ortaya çıkacak olumsuz sonuçları kişisel olarak karşılamayı üstlenmesi gerekir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere kefalet sözleşmesinde, borçlunun borcunu ifa etmemesi riskine karşı üçüncü bir kişi tarafından alacaklıya kişisel teminat sağlanmaktadır. TBK'nın 582. Maddesine göre ise kefalet sözleşmesi, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir. Kefalet sözleşmesinin geçerli olması için, kefaletle teminat altına alınan bir borcun mevcut ve geçerli olarak bulunması gerekir. Bu yönüyle kefalet sözleşmesi, geçerli bir asıl borca bağlıdır. Kefalet sözleşmesiyle kefil, asıl borçlunun borcunu ödememesi durumda, söz konusu borçtan şahsen sorumlu olacağını taahhüt etmektedir. 6098 sayılı Kanun'un 583 üncü maddesinde, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu, 584. maddesinde eşlerin diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceği ve bu rızanın da sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması gerektiği düzenlenmiştir. Aksi halde kefalet sözleşmesi geçersiz olacaktır. Anılan düzenlemeden anlaşıldığı üzere şekle uymamanın yaptırımı kesin hükümsüzlüktür. Bu geçersizlik hakim tarafından resen dikkate alınır. Hakim, Türk Hukukunu re’sen uygular. Mahkeme emredici düzenlemelerinin gereğini yerine getirmek zorundadır. (Yargıtay HGK. 13/03/2013 tarih ve 2013/802 esas ve 2013/347 karar sayılı ilamı) Somut olayda davacının garantör sıfatı ile yer aldığı şekilde davalılar miras bırakanı .... ile dava dışı .... Bankasının Karacasu Şubesi arasında 21.02.2020 tarihli ve 39.000,00 TL bedelli, 05.05.2020 tarihli ve 33.000,00 TL bedelli ve 10.02.2021 tarihli ve 111.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmakla birlikte müteveffa .... tarafından 21.02.2020 tarihli sözleşme kapsamında 30.000,00 TL, 10.02.2021 tarihli sözleşme kapsamında 85.000,00 TL kredi kullanıldığı, 05.05.2020 tarihli sözleşme kapsamında ise 25.000,00 TL kredi kullanıldığı, davalı ...'in 21.02.2020 ve 10.02.2021 tarihli sözleşmelere müteselsil kefil sıfatıyla ve davalı ....'ın ise üç sözleşmeye de müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı ve atılan imzalarla birlikte kefalete yönelik geçerlilik şartlarının somut olayda bulunduğu göz önüne alınmakla ve ....'ın vefatından dolayı dava dışı sigorta şirketinden 01.06.2021 tarihinde gecikmiş ödemelere dair 12.000,00 TL lik tahsilat yapılmakla birlikte bu tutar kredi borçlarından düşüldüğü anlaşılmakla; - Dava dışı bankaca 05.05.2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine ilişkin borcun ödenememesi üzerine garantör sıfatı ile davacı tarafça 03.03.2022 tarihinde dava dışı bankaya 18.210,03 TL tutarda para ödemesi yapılmakla ödenen paranın kredi müteselsil kefili konumundaki ....'dan tahsiline yönelik Karacası İcra Müdürlüğü'nün 2022/52 Esas sayılı doyası üzerinden başlatılan takibe itiraz üzerine davacı yanca Aydın ATM 'nin 2022/440 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, bahse konu bu sözleşme sebebiyle kazandırılan bilirkişi raporuna göre davalıdan 18.210,03 TL asıl alacak ile 48,87 TL işlemiş faizden oluşan 18.259,90 TL'nin tahsiline yönelik istemde bulunulmakla davalı ....'ın hesaplanan bu tutardan sorumlu olduğu, - Dava dışı bankaca her üç Genel Kredi Sözleşmesine ilişkin borcun ödenememesi üzerine garantör sıfatı ile davacı tarafça çeşitli tarihlerde olmak üzere 18.939,18 TL tutarda para ödemesi yapılmakla ödenen paranın kredi müteselsil kefili konumundaki davalılardan tahsiline yönelik Karacası İcra Müdürlüğü'nün 2022/15 Esas sayılı doyası üzerinden başlatılan takibe itiraz üzerine davacı yanca Aydın ATM 'nin 2022/441 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, bahse konu bu sözleşme sebebiyle kazandırılan bilirkişi raporuna göre davalılardan 18.939,18 TL asıl alacak ile 645,01 TL işlemiş faizden oluşan 19.584,19 TL'nin tahsiline yönelik istemde bulunulmakla davalı ...'in taleple bağlılık ilkesi gereği 15.772,40 TL'den diğer davalı.....'ın ise 19.584,19 TL'den sorumlu olduğu, - Dava dışı bankaca her üç Genel Kredi Sözleşmesine ilişkin borcun ödenememesi üzerine garantör sıfatı ile davacı tarafça çeşitli tarihlerde olmak üzere 100.913,22TL tutarda para ödemesi yapılmakla ödenen paranın kredi müteselsil kefili konumundaki davalılardan tahsiline yönelik Karacası İcra Müdürlüğü'nün 2022/53 Esas sayılı doyası üzerinden başlatılan takibe itiraz üzerine davacı yanca Aydın ATM 'nin 2022/439 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığı, bahse konu bu sözleşme sebebiyle kazandırılan bilirkişi raporuna göre davalılardan 100.913,22 TL asıl alacak ile 331,72 TL işlemiş faizden oluşan 101.244,94 TL'nin tahsiline yönelik isteminde bulunulmakla davalıların bahse konu tutarda sorumlu olduğu anlaşılmakla bu hususların tespitine yönelik yapılan incelemelere dair dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler yeterli olmakla birlikte hükme esas alınan raporun açık ayrıntılı ve denetime elverişli olması sebebiyle hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmekle bu yönlerden ileri sürülen istinaf isteminin yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Her ne kadar davalılar vekilince alacakların sigortadan tahsil edilmesi yönünde eksik inceleme yapılmakla birlikte mahkemece hükme esas alınan raporda 12.000,00 TL'yi sigortadan tahsil edip geri kalan miktarın poliçeler kapsamında tahsili yönünde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiş ise de, bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına da yansıdığı üzere sigorta şirketi tarafından 12.000,00 TL haricinde diğer tazminat talebinin reddine yönelik verdiği yazılı bilgilendirme yazısı göz önüne alındığında bu yönde yapılan incelemenin yerinde ve yeterli olduğu anlaşılmakla davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalılarca ileri sürülen istinaf isteminde geçmiş dönem için faiz talebinde bulunulamayacağı belirtilmiş ise de dava dışı .... Bankasından kullanılan kredi sebebiyle borcun ödenmemesi üzerine hesapların kat edilmesi ile birlikte gerek sigortadan gerekse davacı yandan yapılan kredi tahsilatları sonucunda davalı tarafça ödenen tutarların davalılardan tahsil istemine konu alacağın içerisinde geçmiş dönem faiz de bulunduğundan bu tutarların rücu kapsamında davalılardan tahsil isteminde davacının talebinin yerinde olduğundan aksi yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yine davalılarca ileri sürülen istinaf isteminde icra inkar tazminatı kararının yerinde olmadığı belirtilmiş ise de alacağın varlığının likit olmasının yanı sıra davalıların kredi sözleşmesine yönelik müteselsil kefil kapsamındaki sorumluluğu göz önüne alındığında mahkemenin icra inkar tazminatı kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bu yönden de istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece yukarıda belirtilen asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden tek vekalet ve tek yargılama gideri hükmedilmiş ise de, her bir dava dosyasının ayrı bir dava olduğu bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinin birbirlerinden ayrı hesaplanması gerektiğinden bu yönden ileri sürülen davacı yan istinaf istemi yerinde olmakla aksi yönde yapılan mahkeme inceleme ve değerlendirmesine iştirak edilmemiştir. Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından asıl ve birleşen dosya davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl ve birleşen dosya davalıları ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.03.2023 tarih 2022/439 E. 2023/181 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; A) Asıl dava dosyası yönünden; -Davanın kabulü ile Karacasu İcra Müdürlüğü'nün 2022/53 Esas sayılı dosyasına davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin 100.913,22 TL asıl alacak ile 331,72 TL işlemiş faizden oluşan toplam 101.244,94 TL alacağın tahsili bakımından takibin devamına, -Hükmedilen 100.913,22 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık %20 oranında ve değişen oranlarda ... Birliği'nin 14.11.2018 tarih ve 2018/09 sayılı genelgesi kapsamında faiz uygulanmasına, -İcra inkar tazminat talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 si oranındaki tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, -Karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.916,04 TL karar ve ilam harcından evvelce tahsil edilen 1.227,74 TL peşin harç ile 506,23 TL icra peşin harcından oluşan 1.728,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.187,07 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yatırılan peşin başvuru harcından oluşan toplam 1.303,44 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı yanın kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşılmakla hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, -Kararın kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın talep halinde yatırana iadesine, B) Birleşen 2022/440 Esas ve 2022/598 Karar sayılı dava dosyası yönünden; -Davanın kabulü ile Karacasu İcra Müdürlüğü'nün 2022/52 Esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptali ile takibin 18.210,03 TL asıl alacak ile 48,87 TL işlemiş faizden oluşan toplam 18.259,90 TL alacağın tahsili bakımından takibin devamına, -Hükmedilen 18.210,03 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık %20 oranında ve değişen oranlarda ... Birliği'nin 14.11.2018 tarih ve 2018/09 sayılı genelgesi kapsamında faiz uygulanmasına, -İcra inkar tazminat talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 si oranındaki tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, -Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.243,92 TL karar ve ilam harcından evvelce tahsil edilen 220,54 TL peşin harç ile 91,30 TL icra peşin harcından oluşan 311,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 932,08 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yatırılan peşin başvuru harcından oluşan toplam 220,54 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı yanın kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşılmakla hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 18.259,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Kararın kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın talep halinde yatırana iadesine, C)Birleşen 2022/441 Esas ve 2022/599 Karar sayılı dava dosyası yönünden; -Davanın kabulü ile Karacasu İcra Müdürlüğü'nün 2022/15 Esas sayılı dosyasına davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin 18.939,18 TL asıl alacak ile 645,01 TL işlemiş faizden oluşan toplam 19.584,19 TL (davalı ...'in 15.772,40 TL den sorumlu olması kaydıyla) alacağın tahsili bakımından takibin devamına, -Hükmedilen 19.584,19 TL ye (davalı ... yönünden 15.772,40 TL olmak üzere) takip tarihinden itibaren yıllık %20 oranında ve değişen oranlarda ... Birliği'nin 14.11.2018 tarih ve 2018/09 sayılı genelgesi kapsamında faiz uygulanmasına, -İcra inkar tazminat talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 si oranındaki tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, -Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.337,79 TL karar ve ilam harcından evvelce tahsil edilen 236,53 TL peşin harç ile 97,92 TL icra peşin harcından oluşan 334,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.003,34 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, -Davacı tarafından yatırılan peşin başvuru harcından oluşan toplam 236,53 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, -Davacı yanın kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşılmakla hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 19.584,19 TL ( davalı ...'in 15.772,40 TL den sorumlu olması kaydıyla) vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, -Kararın kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın talep halinde yatırana iadesine, D) Asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden yatırılan 242,10 TL başvuru harcı ile 6.474,40 TL gider avansından kullanılan kısımdan oluşan toplam 6.716,50 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ...'in 5.608,39 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Asıl ve birleşen dosya davalıları ... ve ... yönünden istinaf karar harcı olan 9.501,17-TL'den peşin alınan 2.375,29-TL'nin mahsubu ile bakiye 7.125,88-TL harcın bu davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 5- İstinaf başvurusu nedeniyle asıl ve birleşen dosya davalıları ... ve ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 6- İstinaf yoluna başvuran asıl ve birleşen dosya davacısı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 7- İstinaf başvurusu nedeniyle asıl ve birleşen dosya davacısı tarafından yapılan 492,00-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 88,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 580,00-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.