Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/12356 E. , 2024/21469 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/12356 Karar No : 2024/21469 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Başkanlığı / ... VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararn
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/12356 E. , 2024/21469 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/12356 Karar No : 2024/21469 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Başkanlığı / ... VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli yargılamadaki kovuşturmasında ilk olarak ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği, anılan hükmün istinaf incelemesi neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesi'nin ... tarihli, E:... K:... sayılı kararıyla, "...sanığın eyleminin ne şekilde örgüt üyeliğine ulaşmadığı konusunda yasal ve yeterli gerekçe gösterilmediği ve sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili yurt genelinde yapılan soruşturmalar kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü TEMBİS sistemi üzerinden gerekli araştırmanın yapılarak hakkında herhangi bir bilgi ve beyan olup olmadığının tespiti yoluna gidilmediği" gerekçesiyle kaldırılarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderildiği, bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli, E:..., K:...sayılı kararında; "TMSF'den temin olunan banka döküm kayıtlarında sanığın 2013 yılında açmış olduğu ... müşteri numaralı hesabında 2014 yılı hesap hareketliliği incelendiğinde; ... numaralı Bankasya hesabında, talimat dönemlerine denk gelecek şekilde herhangi katılım hesabı açmadığı, sanığın söz konusu banka parasal faaliyetlerinde hareketlilik olmadığı, ayrıca... Ceza Dairesinin ... esas, ... karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda mahkememizce sanığın bankasya hesabı hususnda alınan 31/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere söz konusu banka hesaplarında işlem bulunmadığı şeklinde tespitlerin yapıldığı, sanık hakkında beyanda bulunan tanıkların FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı hakkında doğrudan bilgi ve görgü sahibi olmadığı, ayrıca bu hususu destekler dosyada başkaca bilgi, bulgu ve beyana rastlanılmadığı, sanığın delil durumu itibariyle sadece salt soyut ifadelerden olan tanık beyanlarının mahkumiyete esas olmayacağı, ... Ceza Dairesinin ... esas, ... karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda yurt genelinde yapılan soruşturmalar kapsamında Emniyet Genel müdürlüğü TEMBİS sistemi üzerinden gerekli araştırmanın yapılarak sanık hakkında bir bilgi ve beyan olup olmadığının tespitine ilişkin ... İl Emniyet Müdürlüğü'nün 08/04/2021 tarihli yazı cevabında yapılan sorgulamada sanık hakkında herhangi bir beyan olmadığı, sanığın örgüte müzahir bir dernek/sendika üyeliğinin bulunduğuna, Bylock kullanıcısı olduğu anlaşılan bir çok kişi ile motivasyon kazanmak şeklinde yapılan gezilere katıldığına ve yurtdışı kayıtlarına, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilişkili fotoğraf, paylaşım, yazı ile bylock, eagle, falcon gibi dava konusu örgüt tarafından yoğun ve etkin bir şekilde kullanıldığı tespit olunan programlara, ... Adliyesi önünde gerçekleşen örgütün üst düzey isimleri olduğu bilinen ... ve ...'ya özgürlük talepli sözde basın nöbetine katıldığına ve sosyal medya (Twitter, Whatsapp, Facebook vb) hesaplarında FETÖ/PDY' ye ilişkin/ilgili/iltisaklı bir paylaşımlarına, aynı zamanda ve aynı yerde FETÖ/PDY hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunan şahıslar ile birlikte konakladığına dair herhangi bilgi, bulgu ve beyana rastlanılmadığı" gerekçesiyle üzerine atılı suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleriyle davacının beraatine hükmedildiği ve bu hükmün de istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği, Bank Asya tespiti yönünden yapılan değerlendirmede, davacının Bank Asya'da ... müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu tespitine yer verilmiş ise de; mezkur hesabın açılmasının öncesinde davacının 24.12.2013 tarihinde ... ... ... Otomotiv İletişim Organizasyon Paz. San. ve Tic. A.Ş. İle gayrimenkul sahibi olmak amacıyla sözleşme imzaladığı, şirket tarafından ödemelerin şirketin Bank Asya IBAN numarasına yatırılması halinde masraf alınmayacağının davacıya bildirildiği, bunun sonrasında davacı tarafından 30.12.2013 tarihinde Bank Asya'da vadesiz mevduat hesabı açıldığı, davacının Bank Asya'da açmış olduğu hesabına örgütün talimat dönemleri ile örtüşecek şekilde para yatırmak suretiyle mevduat artışı veya katılım hesabı açma yoluna gitmediği, Bank Asya hesabından yalnızca ... adlı şirkete ödemeler yapıldığı (mezkur banka kanalıyla yapılan son ödemenin de 17.06.2016 tarihinde olduğu), ayrıca davacının yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce alınan bilirkişi raporunda da söz konusu banka hesabında işlem bulunmadığının belirtildiği yönünde tespitte bulunulduğunun görüldüğü, buna göre davacının örgütle irtibatlı Bank Asya'da hesap açtığı yönündeki tespitin, örgüt lideri talimatı ile örgütsel amaçlı olarak gerçekleştirilmediği anlaşıldığından bu hususun davacının aleyhine delil olarak kullanılamayacağı, idari soruşturma raporunda yer alan tespitler yönünden yapılan değerlendirmede; davacı hakkında kurumu tarafından yürütülen idari soruşturma sonucunda 16.04.2018 tarihli idari soruşturma raporu düzenlendiği, raporda yer alan tanık ifadelerinden ve elde edilen belgelerden; davacının Bank Asya'da hesabı olmamasına rağmen 17/25 Aralık olaylarının hemen akabinde 30/12/2013 tarihinde hesap açtığı, çevresindeki insanları da anılan bankada hesap açmaları ve para yatırmaları hususunda teşvik ettiği, kayyıma devredilinceye kadar FETÖ/PDY'nin yayın organını almaya devam ettiği, örgüt liderine saygı duyduğu, örgütün propagandasını yaptığı ve örgütü savunduğu, 15 Temmuz darbe girişiminin akabinde Cuma hutbelerinde okumak üzere gönderilen hutbe metinlerinde kesinti yaparak 15 Temmuz şehitleri için rahmet dilenen ve FETÖ/PDY'nin ihanetini anlatan ifadeleri okumadığı, görev yaptığı ilde FETÖ/PDY'nin önde gelen isimlerinden Ö.Y. ile samimi ilişkiler içerisinde bulunduğu, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunun değerlendirildiği tespitlerine yer verildiği görülmekte ise de; yapılan tespitlerden Bank Asya'da hesap açmanın ... adlı şirkete yapılan ödemeler için gerçekleştirildiği ve örgütsel bir saik taşımadığı, davacının Bank Asya'da hesap açıp para yatırılması konusunda bir beyanı olduğuna dair gerek idari soruşturma kapsamında gerekse de ceza yargılamasında alınan tanık ifadelerinde bu yönde bir söylemde bulunduğuna rastlanmadığı, davacının örgüt yayınlarını aldığı, örgüt liderine saygı duyduğu, örgüt propagandası yaptığı ve örgütü savunduğu yönündeki idari soruşturma kapsamında ifade veren şahısların davacının yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nde de tanık olarak dinlendiği, ceza mahkemesinde tanık olarak dinlenen şahıslardan (M.Ç. ve R.G.'ün) idari soruşturma kapsamında vermiş oldukları ifadelerin hatalı olarak tutanağa geçirildiği ve mahkeme huzurunda vermiş oldukları ifadelerin doğru olduğunu belirterek davacının FETÖ/PDY ile irtibatına dair somut bir bilgi ya da görgülerinin bulunmadığını ifade ettikleri, diğer tanıkların da ceza mahkemesinde vermiş oldukları ifadelerinin davacının örgütle irtibatına dair somut bir olaya veya bilgiye dayanmadığı, soyut iddialar ve duyumlardan ibaret olduğu, davacı hakkında beyanda bulunan şahısların idari soruşturmadaki ifadelerinin aksine, ceza mahkemesi huzurunda yeminli olarak vermiş oldukları tanık ifadelerinin davacının örgütle irtibatına delalet edecek ya da bu iddiayı destekleyecek nitelikte olmadığı, yalnızca idari soruşturma kapsamında davacı hakkında ileri sürülen iddialar ve verilen ifadeler üzerine yapılan davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu yönündeki değerlendirmenin dava konusu işleme hukuki bir dayanak olamayacağı, Mahkemece tesis edilen 27/09/2021 tarihli ara karara cevaben, davalı idare, emniyet müdürlüğü ile çok sayıda kamu ve özel kurum/kuruluş tarafından gönderilen bilgi ve belgelerden, davacı hakkında yukarıda belirtilenin dışında yeni bir adli veya idari soruşturma/kovuşturmanın bulunmadığı, örgüt içi iletişim programı olan Bylock kullanıcısı olmadığı, örgütsel gizli haberleşmeye ilişkin sabit/ankesörlü hatlardan arama kaydının bulunmadığı, örgüte müzahir Cihan Medya Dağıtım A.Ş. nezdinde herhangi bir abonelik bilgisinin ve ödeme kaydının bulunmadığı, yine örgüte müzahir vakıf veya dernek üyeliğinin bulunmadığı, örgüte yardım ve destek mahiyetinde herhangi bir eyleminin olmadığı, bu durumda, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosyadaki mevcut bilgi, belge ve tespitler ile UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesi neticesinde, dosya kapsamında mevcut delillerin davacının FETÖ/PDY ile en az iltisak/irtibat derecesinde bağı bulunduğunu ortaya koymaya yeterli nitelik ve yoğunlukta olmadığı, davacının başvurusunun reddine dair Komisyon kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapılacak değerlendirme için herhangi bir delile dayanma zorunluluğunun öngörülmediği, yürüteceği kamu hizmetinin doğrudan ülke güvenliğinde ve asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olması ve görevin hassasiyeti de birlikte dikkate alındığında, davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemin her yönüyle hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir. 08/07/2018 tarih ve 30472 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 701 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu Personellerine İlişkin Tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesinin 09/11/2022 tarih ve E:2018/164, K:2022/134 sayılı kararıyla 7150 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Davalı idare bünyesinde imam-hatip (kuran kursu öğreticisi) olarak görev yapan davacı, 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Diğer yandan, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan açılan ceza davası sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih E:... K:... sayılı kararı ile davacı hakkında verilen beraat kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... tarih E:... K:... sayılı kararı ile bozulması neticesinde yeniden yapılan yargılamada, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih E:... K:... sayılı kararı ile davacı hakkında beraat kararı verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin 09/06/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bu açıklamalar çerçevesinde, iltisak ve irtibatın varlığının tespitinde; ceza mahkemesi kararlarında, Cumhuriyet Savcılıklarınca düzenlenen iddianamelerde ya da kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararlarda, tanık ve gizli tanık ifadelerinde yahut idari soruşturma dosyalarında yer alan bilgi ve belgelerin dikkate alınması ve incelenmesi gerektiği açıktır. Zira suç isnadına yönelik incelemede maddi gerçekliği (subutiyeti) ortaya konulmuş olmasına karşın suçun işlenmiş sayılması için yeterli görülmeyen kimi maddi olay, olgu ve tespitlerin, iltisak ve irtibat değerlendirmesi yönünden yeterli görülmesi mümkündür. Uyuşmazlıkta, davacı hakkında yürütülen 16/04/2018 tarihli idari soruşturma raporu kapsamında tanıklığına başvurulan kişilerin ifadelerinde, FETÖ terör örgütü lideri Fettullah Gülen hakkında "Hocaefendi şu an Amerika'da hicrette" "iyi bir alimdir" şeklinde ifadeler kullandığı, 15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası Cuma hutbelerinde kullanılmak üzere müftülük tarafından gönderilen hutbelerde kesintiler yaptığı, 15 Temmuz şehitleri için rahmet dilenen ve FETÖ/PDY'yi lanetleyen ifadeleri okumadığı, FETÖ/PDY terör örgütü lehine konuşmalar yaptığının belirtildiği görüldüğünden, davacının örgütle irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 17/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.