9. Hukuk Dairesi 2018/8567 E. , 2018/20760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 32. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunun kabulü ile davacının işe iadesine ka
**9. Hukuk Dairesi 2018/8567 E. , 2018/20760 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 32. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin red kararına karşı davacı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi davacı avukatının istinaf başvurusunun kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A)Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının 18/06/2007 tarihinden itibaren davalı şirkette çalıştığını, sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı olarak 17/10/2016 tarihinde feshedildiğini, sözleşmenin feshinde İş Kanunu'nun 19. maddesine belirtilen usullere uyulmamış olduğunu, davacıya fesih nedeninin bildirilmediğini, feshin yasanın aradığı şekil şartlarına uyulmadığını iddia ederek; feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine; 4 aylık boşta geçen süre ücret ve diğer hakların davacıya ödenmesine; yasal sürede işe başlatılmaması halinde davacıya 8 aya kadar ücreti tutarında tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. B)Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının davalı şirkete bağlı olarak destek hizmetleri kapsamında 18/06/2007 tarihinden iş akdinin geçerli şekilde feshedildiği 17/10/2016 tarihine kadar çalıştığını, davacının iş akdinin Vakıfbank A.Ş'nin iştiraki olan davalı şirket tarafından OHAL kapsamında alınan komisyon kararları ve KHK'lar çerçevesinde feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk Derece Mahkemesince, davanın işe iade davası olduğu, davacının belirli ölçüde kamu ortaklığı bulunan dava dışı Vakıfbank A.Ş'nin iştiraki olduğu, davacının iş akdinin FETÖ/PDY örgütü ile ilgisi değerlendirilerek sonlandırıldığı, 15 Temmuz 2015 tarihli FETÖ/PDY darbe girişimi sonrası 20 Temmuz 2016 tarihinden geçerli olmak üzere ülke genelinde Bakanlar Kurulu'nun 21/07/2016 tarihli resmi gazetede yayımlanan 2016/9064 sayılı kararıyla OHAL ilan edildiği, aynı tarihte TBMM'nin 1116 numaralı kararıyla bu kararın onaylandığı, davacının OHAL rejimi çerçevesinde KHK'lara ekli listelerle işten çıkartılmadığı bu noktada davacının doğrudan bilhassa da dolaylı kamu görevi görüp görmediğinin ve dolayısıyla KHK rejimine tabii olup olmadığının tartışılmasının gerektiği, davalı işveren üzerinde kamu payının bulunduğu 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamelerin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası gereği KHK rejimi kapsamında görevine son verilenlerin ''Doğrudan ya da dolaylı olarak kamu görevinde görevlendirilemeyeceklerini'' düzenlediği buradan kıyasen 675 sayılı KHK'nin 16. maddesinin davada uygulanması gerektiği davada dava şartının bulunmadığı sonucuna varılarak dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. D)İstinaf başvurusu : İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. E)İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf başvurusunda; davacının FETÖ örgütü ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, hakkında açılmış olan ne bir soruşturma ne de suç duyurusu mevcut olduğunu, KHK'lar kapsamında çıkarılacak olan kişilerin sadece memurlar olup bunların isimlerinin de listelerde yayınlandığını, davacının böyle bir durumu olmadığı gibi davalı şirketin de kamu kurumu niteliğinin bulunmadığını, davaya konu olayda dava şartları mevcut olduğu halde yerel mahkeme tarafından dava şartı yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge Adliye Mahkemesince, “Davalı işveren vekili tarafından yargılama sırasında sunulan cevap dilekçesi ile, davacının iş akdinin OHAL kapsamında alınan komisyon kararları ve KHK'lar çerçevesinde feshedildiği belirtilmiştir. Olağanüstü hal kapsamında yayınlanarak yürürlüğe giren 667 ve 673 sayılı KHK'ların ilgili maddeleri gereğince; Devletin veya kamu tüzel kişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs, ortaklık ve iştirakler ile kamunun hissesi bulunan diğer tüzel kişiler bünyesinde çalışmakta iken, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı değerlendirilmek suretiyle iş sözleşmesi feshedilen işçiler yönünden, "yasal yetkiye dayalı olarak" işverene geçerli nedenle fesih yetkisi vermekle birlikte (Yargıtay 9. H.D. 28/03/2017, 19203/5147); somut olayda, bunun gerçekleştiğini söyleyebilmek mümkün değildir. Bu tür bir fesihten söz edebilmek için, feshin söz konusu nedenle yapıldığının fesih bildiriminde ya da feshin dayanağı olan kararda açıkça yer alması gerekir. Davacının iş akdinin belirtilen nedenle feshedildiği konusunda, fesih bildiriminde bir açıklama mevcut değildir. Bu koşullar altında, feshin yasal yetkiye dayalı olarak gerçekleştirildiğini kabul etmek mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesi tarafından, davacının iş akdinin FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgisi değerlendirilerek sonlandırıldığı gerekçesiyle 675 sayılı KHK'nın 16. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilmiş ise de; yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mahkemenin oluşturduğu gerekçe ve vardığı sonucun isabetli olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Davacıya ait fesih bildiriminde, davacının iş akdinin KHK kapsamında feshedildiğine yönelik olarak herhangi bir açıklama mevcut değildir. İşveren, fesih bildiriminde ileri sürmüş olduğu fesih sebebi ile bağlı olup sebep bildirmemesine ya da bildirdiği sebebi değiştirmesine hukuken olanak yoktur. Bu koşullar altında, geçerli bir fesih işleminden söz edilemeyeceğinden; davacının işe iadesine karar vermek gerekirken, davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ise yerindedir.” gerekçesiyle davacı vekili istinaf talebinin kabulü ile feshin geçersizliğine karar verilmiştir. G)Temyiz başvurusu : Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur. H)Gerekçe: Dosya içeriğine göre; davacının iş sözleşmesi 17.10.2016 tarihinde “4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında feshedilmesine karar verilmesine” gerekçesiyle feshedilmiştir. Ancak davalı vekili cevap dilekçesindeki açıklamalarında; OHAL kapsamında alınan komisyon kararları ve KHK'lar çerçevesinde feshedildiğini belirtmiş olup, davalı savunmasına göre davacının FETÖ/PDY ile ilgi, iltisak ya da irtibatı bulunduğu konusunda davalı işveren açısından şüphe feshini gerektirir yeterli delil olduğu, terör örgütü ile irtibat veya iltisakı bulunduğuna dair şüphe bulunan bir işçiyi çalıştırmaya devam etmenin, yani iş sözleşmesinin devamını davalı işverenden beklemek mümkün olmadığı gibi iş sözleşmesinin devamının çekilmez hale geldiğini kabul etmek gerekeceği, davacı işçinin böyle bir şüphe altında iken davalı işverenden işçinin iş sözleşmesinin devamını beklemenin iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gibi davalı işverene de bu nedenle iş akdini sonlandırma yetkisi vermesi gerektiği, feshin, şüphe feshinin şartlarını taşıdığı ve geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddi gerekmekte olup 4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1-... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi' nin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2- Davacının davalı aleyhine açtığı davanın REDDİNE, 3- Alınması gereken 35,90 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 278 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi'’ne gönderilmesine, Kesin olarak 19/11/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.