9. Ceza Dairesi 2023/7054 E. , 2023/8593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1399 E., 2023/223 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fı
**9. Ceza Dairesi 2023/7054 E. , 2023/8593 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1399 E., 2023/223 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Aksaray 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2017 tarihli ve 2017/23 Esas, 2017/68 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iki kez çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 22 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 15.09.2017 tarihli ve 2017/1716 Esas, 2017/1660 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 07.06.2018 tarihli ve 2018/1340 Esas, 2018/4289 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin sübuta yönelik delillerin değerlendirilmesine ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine uygun düşmeyen gerekçeyle mahkûmiyet kurması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 09.11.2018 tarihli ve 2018/2125 Esas, 2018/1970 Karar sayılı kararı ile direnilerek sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 09.11.2018 tarihli ve 2018/2125 Esas, 2018/1970 Karar sayılı kararı ile direnilmesi üzerine 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 09.12.2019 tarihli ve 2019/3990 Esas, 2019/13080 Karar sayılı kararı ile direnme nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle dava dosyası, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiştir. 6. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06.10.2022 tarih 2020/14-1 Esas, 2022/610 Karar sayılı ilamıyla Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince 5237 sayılı Kanun'nun 61 inci maddesine göre yeniden hükümler kurulması gerektiğinin ve esastan ret kararı verilmesinin yeterli olmadığının gözetilmemesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 7. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli ve 2022/1399 Esas, 2023/223 Karar sayılı kararı ile çocuğun cinsel istismarı suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında üst sınırdan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bölge Adliye Mahkemesince; " Mağdur ...'nın 11 yaşında, mağdur ...'nın ise 13 yaşında oldukları, anneleri, babaları olan sanık ... bir kardeşleriyle birlikte aynı evde yaşadıkları, mağdur ...'nın rehber öğretmeni olan tanık ... ...'ya babası olan sanığın kendisinin ve ablası ...'nın göğüsleriyle oynadığını, izin verdiği takdirde 20 TL veririm dediğini, izin vermediği takdirde dövdüğünü anlatması üzerine olayın okul yönetimine intikal ettiği, rehber öğretmeni ...'ın mağdurlar ile görüştüğü, her iki mağdurun öğretmenleri ...'a da babalarının göğüslerine ve özel bölgelerine dokunduğunu, izin vermediği takdirde döverim diye tehditte bulunduğunu anlattıkları, okul yönetimince ihbarda bulunulması üzerine mağdurların babası olan sanık hakkında adli soruşturma başlatılıp kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mağdureler İlayda ve ...'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan TCK 103/1, 103/3-c, 103/4, 43/1, 53.maddeleri gereğince ayrı ayrı 22 yıl 6 ay hapis cezasına, sanık hakkında eşi olan mağdur ...'ye yönelik silahla tehdit suçundan TCK 106/2-a maddesi gereğince 2 yıl hapis cezasına hükmedilmiş, silahla tehdit suçundan belirlenen cezada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, verilen hükümlere yönelik sanık müdafii ve katılan ASHB vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizin 15/09/2017 tarih, 2017/1716 esas 20171660 karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemiz kararına yönelik sanık müdafii ile katılan ASHB vekili temyiz kanun yoluna başvurmuşlar, Yargıtay 14. Ceza Dairesi 07/06/2018 tarih 2018/1340 esas 2018/4289 karar sayılı kararı ile, 'Mağdurelerin aşamalardaki çelişkili anlatımları, müşteki anne ...'nin istikrarlı olmayan beyanları, tanık öğretmenler ... ile ... ve mağdurelerin dedesi ...'ın ifadeleri, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin subuta yönelik delillerin değerlendirilmesine ilişkin olarak CMK 230/1-b maddesine uygun düşmeyen gerekçeyle kurduğu mahkumiyet hükümlerine yönelik istinafa başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi suretiyle, aynı kanunun 289/1-g maddesine muhalefet edilmesi' gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına oy çokluğuyla karar vermiş, bozma üzerine Dairemizce duruşma açılarak yargılamaya devam olunmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada bozma kararına direnilerek ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, direnme kararı üzerine dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmiş, Dairemiz kararının yeniden hüküm kurulması gerektiğinden bahisle usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir. Her ne kadar sanık hakkında mağdurlara yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmış ise de sanığın tüm aşamalarda suçlamaları kabul etmediği, müşteki anne ...'nin hazırlık aşamasında verdiği ifadeden vazgeçerek kovuşturma aşamasında görgüye dayalı bilgisi olmadığını beyan etmesi, mağdurelerin dedesi ...'ın kızı müşteki ... ile görüştüğünde böyle bir olayın olmadığını söylediği, torunları olan mağdurların da aynı şekilde böyle bir şey olmadığını kendisine söyledikleri yönündeki ifadesi, tanık öğretmenler ... ve ...'ın çelişkili anlatımları, mağdurların öğretmenlerine babalarının cinsel eylemde bulunduğu yönünde bir anlatımda bulunmadıklarını ifade etmeleri ve tüm dosya kapsamıyla sanığın atılı suçları işlediği yönünde mahkumiyetine yetecek tam bir vicdani kanaate varılamadığından beraatine karar vermek gerekmiş, ilk derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görüldüğünden her iki suçtan hükümlerin kaldırılarak sanığın atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.02.2023 tarihli ve 2022/1399 Esas, 2023/223 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akhisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.