3. Ceza Dairesi 2009/949 E. , 2011/8333 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan ... ...'ü yaralama suçundan kurulan hükmün incelemesinde, Kısa kararda TCK'nun 456/4 maddesinde uygulama yapılmasına karşın gerekçeli kararda aynı yasanın 457/1 maddesi yazılmış isede sonuç ceza hükmün aslını oluşturan kısa kararla aynı olması karşısında, bu husus mahallin
**3. Ceza Dairesi 2009/949 E. , 2011/8333 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair, Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan ... ...'ü yaralama suçundan kurulan hükmün incelemesinde, Kısa kararda TCK'nun 456/4 maddesinde uygulama yapılmasına karşın gerekçeli kararda aynı yasanın 457/1 maddesi yazılmış isede sonuç ceza hükmün aslını oluşturan kısa kararla aynı olması karşısında, bu husus mahallinde düzeltilebilir hata olarak değerlendirilmiştir. Katılan ...'ü yaralama suçundan kurulan hükmün incelemesinde ise, Adli Tıp Kurumu Gaziosmanpaşa Şube Müdürlüğünün 16.11.2005 tarihli raporuna göre, mağdurun yaralanması sonucu sol ...ven ile medyan ve ulnar sinir kesisi meydana geldiğinin, bu nedenle sol elde uzuv tatili meydana geldiğinin belirmesine, yeni TCK'nun 87/2-b-son maddesine göre cezanın 8 yıldan az olamayacağının düzenlemesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.1.2007 tarih ve 2006/277 esas, 2007/3 sayılı kararı ve buna uyum gösteren Ceza Daireleri uygulamalarına göre, lehe durumun doğma olasılığının bulunduğu her halde 5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi gereğince karşılaştırma yapılması zorunlu ise de, hiç bir şekilde lehe bir sonucun ortaya çıkmadığı bir durumda karşılaştırma ve belirlemeye gerek bulunmadığı ancak mahkemenin gerekçeli kararında yaptığı karşılaştırmanın sanık lehine sonuç doğuracak şekilde yeterli bulunduğu ve somut olayda mahkemenin yaptığı değerlendirmenin dosya içeriğine uygun şekilde tahrik koşullarının oluşmadığı ve 765 sayılı TCK.nun açıkça lehe olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddile hükmün ONANMASINA, 14.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.