8. Ceza Dairesi 2023/734 E. , 2024/7128 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2892 Değişik İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2020 tarihli ve 2020/5875 Soruşturma, 2020/2769 Karar sayılı şüpheliler hakkında hak
**8. Ceza Dairesi 2023/734 E. , 2024/7128 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/2892 Değişik İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2020 tarihli ve 2020/5875 Soruşturma, 2020/2769 Karar sayılı şüpheliler hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara karşı şikayetçi tarafından yapılan itiraz üzerine Nizip Sulh Ceza Hakimliğinin 15.11.2021 tarihli ve 2021/2892 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın süreden reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.01.2023 tarihli ve 2022/22911 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/11766 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/11766 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın müştekinin kollukta bildirmiş olduğu adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince 19/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat mazbatasında, komşusundan (daire 10) sorularak müştekinin adreste olmadığının öğrenilmesini takiben, beyanda bulunan ve haber bırakılan komşu ismi tespit edilmeksizin tebliğ işlemi tamamlanarak kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19/09/2018 tarihli ve 2016/12791 esas, 2018/8413 karar sayılı ve 3. Hukuk Dairesinin 11/02/2019 tarihli ve 2017/5224 esas, 2019/901 karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere, beyanda bulunan komşunun açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceğinden bu haliyle müştekiye yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu durumda müşteki ... vekili Avukat ..... tarafından verilen 22/10/2021 havale tarihli itiraz dilekçesinin süresinde verildiği kabul edilerek işin esasına ilişkin bir karar verilmesi gerekirken, itirazın süre yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. İnceleme konusu dosya değerlendirildiğinde, Nizip Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2020 tarihli ve 2020/5875 Soruşturma, 2020/2769 Karar sayılı şüpheliler hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair şikayetçinin yokluğunda verilen kararın, şikayetçi adına tebliğe çıkarıldığı ancak tebligat mazbatası üzerinde yapılan inceleme neticesinde tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanun'u (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki 7201 sayılı Kanun'un "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse,tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtivaeden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. " Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Muhatabın adreste bulunmaması, ölmesi veya adresinden sürekli olarak ayrılması halinde yapılacak işlem" başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre ise; "(1) Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veyamuhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. " Şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır. Mezkûr hüküm gereği yapılan inceleme neticesinde ise; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre yapılacak tebligatın geçerlilik koşulları Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30 uncu maddesinde yukarıda izah edildiği üzere gösterilmiştir. Buna göre, "adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması" gerekmektedir. İncelenen dosya kapsamında; şikayetçinin bilinen son adresine gönderilen tebligata dair düzenlenen tebligat mazbatasında, şikayetçinin işe gittiğinden bahisle adreste bulunmadığının belirtildiği, (2) no'lu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığına dair bilgi verilen komşu, yönetici veya kapıcının isminin belirtilmediği, imzasının alınmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla, beyanda bulunan komşu kapıcı veya yöneticinin açık kimliğinin tebliğ mazbatasında gösterilmediği durumda, tebliğ memurunun gerçekten muhatabın adresine gittiği fakat bulamadığı hususunun belgelenmediği, yapılan işlemin tebliğ memurunun soyut beyanından ibaret kaldığı ve tebligattan haberdar edilen kişi sadece imzadan imtina etme hakkına sahip olup, isim vermekten imtina edemeyeceğinden bu haliyle şikayetçiye yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle, şikayetçi vekili tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı öğrenme tarihinden itibaren yapılan itirazın süreden reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Nizip Sulh Ceza Hakimliğinin, 15.11.2021 tarihli ve 2021/2892 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.